@ismailsaymaz

Olsaydı, olurlardı: 7 can böyle gitmiş!

Olsaydı, olurlardı: 7 can böyle gitmiş!
Olsaydı, olurlardı: 7 can böyle gitmiş!
Muğla'nın Güllük beldesindeki atık su faciasında keşif sonucu acı gerçek ortaya çıktı: Bugün alınan önlemler geçmişte olsaydı 7 işçi ölmeyecekti
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Muğla’nın Güllük beldesinde yedi işçinin atık su istasyonunda zehirlenerek ölmesine ilişkin keşif işlemi yapıldı. Sanık şirket, mahkeme heyetinin ve avukatların katıldığı keşifte, faciadan sonra zehirli gazı ayrıştıran emiş borusu, havalandırma için fan sistemi ve gaz kaçağı kontrol sistemi koyduklarını göstermek için, üzerlerine “Kaza anında yoktu” yazısı astı. Ayrıca uyarı levhaları ve gaz maskesi dolabının yerleştirildiği, eski vana odasının kullanıma kapatıldığı görüldü. Avukat Murat Kemal Gündüz, “Bu önlemler kazadan önce alınsaymış hiç kimse ölmezmiş” dedi. 

Muğla’nın Milas ilçesi Güllük beldesinde 17 Haziran 2013’te Akfen adlı inşaat şirketi tarafından işletilen atık su ve kanalizasyon istasyonunda arıza çıkmıştı. İlkin sorunu gidermek için, sonra da arkadaşlarını kurtarmak amacıyla birbiri ardına kuyuya giren yedi işçi zehirlenerek can vermişti. Faciadan sonra aralarında AKFEN İnşaat ve İller Bankası yöneticileri ile eski Güllük Belediye Başkanı’nın da aralarında olduğu 25 sanık hakkında Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Sanıkların talebi üzerine mahkeme, geçen 6 Kasım’da, facianın gerçekleştiği atık su istasyonunda keşif yapıldı. Keşifte hem mahkeme heyetini, hem de aileleri şok eden bir manzara ile karşılaşıldı.

‘O ÖNLEMLER ALINSAYDI, YEDİ İŞÇİ ÖLMEZDİ’

Akfen yetkililerinin, mahkeme heyetini ikna edebilmek için faciadan sonra aldıkları yeni cihaz ve önlemleri, üzerine “Kaza anında yoktu” şeklinde yazılar yazarak sergiledikleri görüldü. Skandal, keşif sırasında avukatlar tarafından çekilen fotoğraflarla belgelendi. Fotoğraflara göre istasyona, faciadan sonra zehirli gazı ayrıştıran emiş borusu, havalandırma için dev fan sistemi ve gaz kaçağı kontrol sistemi kondu. Cihazların üzerine de el yazısıyla yazılmış “Kaza anında yoktu” yazısı asıldı. Ayrıca uyarı levhaları ve gaz maskesi dolabının yerleştirildiği, eski vana odasının kullanıma kapatıldığı, kuyuya gaz analizi yapılmadan girilmeyeceği yönünde uyarı konduğu görüldü.  

Avukat Gündüz, Akfen’in aynı davada sanık olarak yargılandıkları İller Bankası yetkililerini suçlayabilmek için böyle bir “şov” düzenlediklerini fakat kendilerini ele verdiklerini iddia etti. Zira İller Bankası’nın bu istasyonu 2009 yılında Akfen’e devrettiğini, facianın ise 2013 yılında meydana geldiğini kaydeden Gündüz, “Kendilerini savunabilmek ve ‘İller Bankası bize eksik teslim etti, bundan dolayı kaza oldu, bizler kazadan sonra bunu yaptık’ demek için kağıtlar yapıştırılmış. İçeride, gaz maskesi gibi kişisel koruyu donanımları bize gösterdiler. ‘Bunlar da kazadan sonra kondu, neden üzerine kağıt yapıştırmadınız?’ diye sorduk. Keşifte biz şunu anladık: Bu önlemler kazadan önce alınsaymış hiç kimse ölmezmiş” dedi. Güllük Davası’na bugün devam ediliyor.