Ölüm madenini her gören "kaza olmaması tesadüf" demiş

Ölüm madenini her gören "kaza olmaması tesadüf" demiş
Ölüm madenini her gören "kaza olmaması tesadüf" demiş
Zonguldak'ta 8 işçinin hayatını kaybettiği maden ocağında 2010 ve 2011'de yapılan tüm resmi denetimlerde 'hayati risk' tespit edilmiş.
Haber: Neşe KARANFİL / Arşivi

ANKARA - Zonguldak’ta Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü maden ocağında metan gazının açığa çıkması sonucu meydana gelen ölümlere ilişkin soruşturma devam ederken, 2010 ve 2011’de yapılan tüm resmi denetimlerde ‘hayati risk’ tespit edilmiş.

Sayıştay müfettişlerinin TBMM KİT Komisyonu’na gönderdikleri raporlarda, “Vahim bir olayla karşılaşılmamasının tamemen tesadüf olduğu görülmektedir...” ifadelerine yer verilmiş. TBMM KİT Komisyonu’nun CHP Grubu sözcüsü İstanbul Milletvekil Aykut Erdoğdu, söz konusu raporu daha önce komisyonda tartıştıklarını, raporda yer alan öngörülerin gerçekleşmesinin olayın ciddiyetinin gösterdiğini söyledi.

TTK’nun Kozlu Müessesesi’ne ait kömür ocağında metan gazı patlaması sonucu oluşan göçükte 8 işçi hayatını kaybetti. Kozlu Müessesinin 2011 yılı faaliyetleriyle ilgili Sayıştay tarafından düzenlenen Rapor’da önemli tespitler bulunuyor. Sayıştay raporunun 80’nci sayfasında, ihaleyi kazanan firmanın bir inşaat firması olduğuna dikkat çekilerek, bugüne kadar herhangi bir kömür madenininde taş içi galeri açma faaliyetinde bulunmadığının bilindiği vurgulandı.

METAN GAZI YOĞUN, KAZA OLMAMASI TESADÜF

Raporları inceleyen ve Kozlu’yu denetleyen Sayıştay Müfettişleri TBMM KİT Komisyonu’na gönderdikleri raporda şu yorumu yapmış:

“Kömür havzasının ve özellikle taş kömürü havzalarının, kömürleşme sürecinin bir sonucu olarak yüksek oranlarda metan gazı içerdiği, ocakların derinleşmesi ile gaz içeriklerinin arttığı bu şartlarda faaliyet göstermenin tek koşulunun ise iş güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin kurallar ve hükümlere titizlikle uyulmasının olduğu aşikardır. Gerek Müessese yetkilileri ve yapı denetim elemanları, gerekse Kurum İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı Denetim Şube Müdürlüğü elemanları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettişlerince Firma İşyerlerinde yapılan denetimler sonucu düzenledikleri Rapor ve Tutanaklardan firmanın iş güvenliğine yönelik alınması gereken önlemler konusunda da hassasiyet göstermediği, bu arada vahim bir olayla karşılaşılmamasının tamamen tesadüf olduğu görülmektedir…”

SIĞINACAK ATEŞLEME MAHALLİ YOK

Rapordaki diğer tespitler şöyle:
1.Firmanın çalıştığı lağımların havalandırması, vantüpün arından uzak bırakılması nedeniyle yeterli değil, 2.Çok sayıda yazılı ve sözlü uyarıda bulunulmuş olmasına rağmen istenilen sertifikalara sahip madenci baş lambalarının kullanılmamış, 3.Kömüre 2 metre yaklaşıldığının tespit edilmesine ve metan gazı degajı riskinin artmasına rağmen degaj sondajı yapılmaksızın arında ilerleme yapılmış, 4.560 Kılıçlar lağım arınında kontrol (pilot) sondajı yok.

5.Ateşleme sırasında çalışanların sığınacakları ateşleme mahalli yok 6.Yükleyicinin de arızalı olması nedeniyle arındaki degaj sondaj deliğinin görülemediği, arından 240 metre geriye doğru vantüpte yırtıkların olduğu, Metan sensörünün arından 45 metre geride kaldığı, haberleşme telefonunun arından 120 metre geride olduğu, lağım ateşleme tellerinin demir bağların arkasından ve ekli olarak çekildiği tespit edilmiş,

DİNAMİT SANDIKLARI ORTADA

Sayıştay raporunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin Kozlu’da 12-13,18-27.10.2011 tarihinde yaptıkları denetim sonucu düzenlenen 25.06.2010, 25.08.2010, 27.10.2010, 26.09.2011, 12.10.2011, 27.10.2011, 12.10.2011, 04.04.2011 tarihli tutanaklara da yer verilmiş. İşte o tutanaklardan bazı detaylar:

a.Enerji kabloların patlamaya yol açabilecek şekilde eklemeler yapıldığı ve uçlarının açıkta bırakıldığı,
b.Degaj sondajlarının istenen olması gereken derinlikte yapılmadığı
c.-630 kuyu dibi akrosaj lağımı arınının şistli ve ezik olduğu, arında çalışmanın stop edildiği, tavanda kavlak oluştuğu, arına kapak tutulmadığı, ilave bir tahkimat yapılmadığı, arında pilot sondaj bulunmadığı,
d.Dinamit ve kapsül sandıklarını gözetim altında tutulmamadığı, işçilerin ateşleyiciden bağımsız olarak sandıkları taşıdıkları, e.Arınlarda çalıştırılan biri kuruma ait 3 adet yükleyici makinanın yağ tanklarının çok yüksek derecede ısındığı, sıcaklık ve seviye sensörleri ile makinelri stop eden düzeneklerin devre dışı bırakıldığı, yağ tanklarındaki yağların eski ve seviyelerinin düşük olduğu tespitleri bulunmaktadır.