Ölüm orucuna teşvike ceza komisyondan geçti

Açlık grevi veya ölüm oruçlarını teşvik edenlere 20 yıla kadar hapis cezası öngören yasa tasarısı, Adalet Komisyonu'nda kabul edildi.

Tutuklu ve hükümlüleri açlık grevi veya ölüm orucuna teşvik edenlerin 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi.
Türk Ceza Kanunu (TCK) ile Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'da değişiklikler öngören tasarıya göre, ceza infaz kurumları ve tutukevlerine ateşli silah, patlayıcı madde, kesici, delici alet, uyuşturucu ve sarhoş edici madde, cep telefonu sokan, bulunduran ve kullananlar, eylemleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, kurum doktorunca muayene ve tedavi edilmelerini, cumhuriyet savcılıklarına gitmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını herhangi bir biçimde engelleyenler, hükümlü ve tutukluları bu eylemlere teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, eylemleri başka suç oluştursa bile ayrıca bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
Tasarı uyarınca, hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında da 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecek. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin engellenmesi şeklinde yorumlanacak. Beslenmenin engellenmesi nedeniyle ölüm meydana gelmesi durumunda da faillere 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası verilecek, bedensel zararların meydana gelmesi halinde ise faillere aynı madde hükümlerince ceza verilecek. Zarar verme eyleminin, ceza infaz kurumları ve tutukevlerine ait bina, araç, gereç ve tesislerine karşı işlenmesi hali de ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilecek. Bu durumda tanımlanan suçları işleyenler de 3 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına çarptırılacak.

ÖLÜM ORUCUNDAKİLERE MÜDAHALE

Hükümlü ve tutuklular, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmeleri durumunda, bu hareketlerinin doğuracağı kötü sonuçlar ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda kurum doktorunca bilgilendirilecek. Psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacak, sonuç alınmaması halinde, beslenmelerine kurum tabibince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacak. Beslenmeyi reddederek açlık grevi ve ölüm orucunda bulunan hükümlü ve tutukluların alınan önlem ve yapılan çalışmalara rağmen hayati tehlikeye girdiği veya bilincinin bozulduğu doktorca belirlenenler hakkında isteklerine bakılmaksızın çeşitli önlemler alınacak. Kurumda, olanak bulunmadığı takdirde de derhal hastaneye kaldırılarak muayene ve teşhise yönelik tıbbi araştırma, tedavi ve beslenme gibi önlemler sağlık ve hayatları için tehlike oluşturmamak şartıyla uygulanabilecek. Kurum idaresi hükümlü ve tutukluların serbest iradesine dayanmayan tedbirleri uygulamak zorunda
olmayacak. Kurum doktorunun zamanında müdahale edememesi veya gecikmesi hükümlü ve tutuklu için hayati tehlikeyi oluşturabileceksa belirtilen şartlar aranmaksızın önlemlere başvurulabilecek.

ŞÜPHE HALİNDE AVUKATLAR HAKİM KARARIYLA ARANACAK

Sıfatı ve görevi ne olursa olsun ceza infaz kurumları ve tutukevlerine giren herkes duyarlı kapılardan geçmek zorunda olacak. Ayrıca iç ve dış güvenlik personeli de dahil olmak üzere ceza infaz kurumları ve tutukevlerine girenlerin üstleri metal detektörlerle aranacak, eşyaları X-ray
cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilecek. Bu cihazların olmadığı yerlerde ise aramalar elle yapılacak.
Ceza ve infaz kurumları ve tutukevlerine giren müdafi veya avukatlarca savunmaya ilişkin olduğu yazılı olarak beyan edilen belge ve dosyalar aramaya tabi tutulmayacak. Ancak şüphe halinde hakimin, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise cumhuriyet savcısının kararı ile arama yapılacak.