@ismailsaymaz

Ölüm sokağındaki dayak Anayasa Mahkemesi'ne gitti!

Ölüm sokağındaki dayak Anayasa Mahkemesi'ne gitti!
Ölüm sokağındaki dayak Anayasa Mahkemesi'ne gitti!
Eskişehir'de Gezi eylemleri sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'la birlikte dayak yiyen Doğukan Bilir, Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu: Hem işkence var, hem şüpheli polisler korundu
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Eskişehir’deki Gezi Parkı gösterilerinde, Doğukan Bilir adlı gencin Ali İsmail Korkmaz’la beraber girdiği sokakta, aynı polislerce dövülmesine ilişkin davada Bilir’e coplarla vuran polis memuru Şaban Gökpunar ve Selçuk Bal ile meşe odunuyla vuran Serkan Kavak hakkında ‘yaralama’ suçundan 3’er bin TL ceza verilmişti. Haklarında hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verilen iki polis, cezadan kurtulmuştu. ‘Meşe odunlu saldırgan’ Kavak’ın cezası bir yıl boyunca aylık 250 TL’ye çevrilmişti. Bilir’in avukatı Ali Çuvalcı, kararın kesinleşmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Çuvalcı, yaptığı başvuruda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesine düzenlenen işkence yasağının ihlal edildiğini belirtilerek, “Başvurucu sokak ortasında beş gün iş göremeyecek şekilde kolluk görevlileri ve kolluk görevlilerinin gözetiminde sivil bir şahıs tarafından dövülmüştür. Başvurucunun maruz kaldığı olay işkence yasağının açık ihlalidir. Başvurucunun şikayeti basit yaralama olarak ele alınmış ve yetersiz cezalar verilmiş, hatta kolluk görevlileri hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir” denildi. Ayrıca AİHS’in 6. maddesine düzenlenen “adil yargılanma hakkı” maddesinin de ihlal edildiği vurgulandı. Bilir’in dövülmesinin ‘işkence’ olarak sayılması gerektiği yönündeki görevsizlik kararının kaldırıldığı ve polislerle ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin itirazın reddedildiği anlatıldı. Son olarak, Bilir’in dayaktan sonra uğradığı manevi çöküntünün yargılamadan çıkan kararla katlanarak arttığı kaydedilerek, “Sanıklara verilen cezalar caydırıcı ve pişmanlık doğurucu nitelikte olmak bir yana, adeta ödül gibidir” denildi.

Çuvalcı ayrıca, Bilir’i dövenlerin kimler olduğunun belirlenmesi için, savcılığın ısrarlı yazılarına yanıt vermeyen Eskişehir Asayiş Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları hakkında başsavcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı da Anayasa Mahkemesi’nde taşıdı. Çuvalcı, “İşkence olaylarında soruşturma yapmama, soruşturmaları etkili bir şekilde yürütmeme, bir soruşturmaya başlanılmasına rağmen işlem yapmama, araştırma taleplerinin reddi, şüpheli kolluk görevlilerinin tespit edilmemesi, dava açılmaması, dava açılması ile ilgili taleplerin gerekçesiz olarak ret edilmesi, sanık kolluk görevlilerine ceza verilmemesi ya da düşük cezalar verilmesi şeklinde ifade edilebilecek bir cezalandırmama, koruma siyasetinin varlığı bilinmektedir. Başvurucu maruz kaldığı olayın soruşturma boyutunun bu cezalandırmama koruma siyasetinin bir uzantısı olduğu düşüncesindedir” denildi.