Ombudsmanın yaptırımı yok

Ombudsmanın yaptırımı yok
Ombudsmanın yaptırımı yok
Dilan Alp kararı ile dikkat çeken ombudsmanın aslında yaptırım yetkisi yok. Tavsiye ve teşhirde bulunuyor ve kamuoyu baskısı yaratıyor.

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (ombudsman) 1 Mayıs’ta gaz fişeği ile yaralanan Dilan Alp ile ilgili verdiği dikkat çekici karar sonrasında, bu kararların hukuki sonuçları merak konusu oldu. Ancak ombudsmanın ‘tavsiye ve teşhir’ yetkisi bulunuyor, buna karşın ‘yaptırım’ yetkisi bulunmuyor. Kurum kararları sadece ‘gereğinin yapılması’ için ilgili kurum ve kuruluşlara gönderiliyor. Böylece idare üzerinde kamuoyu baskısı oluşturulması bekleniyor.
Mevzuatına göre KDK, inceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı veriyor. Kararda idare hakkında; ‘hatalı davranıldığının kabulü’, ‘zararın tazmini’, ‘işlem yapılması veya eylemde bulunulması’, ‘mevzuat değişikliğinin yapılması’, ‘işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya düzeltilmesi’, ‘uygulamanın düzeltilmesi’, ‘uzlaşmaya gidilmesi’, ‘tedbir alınması’ şeklindeki tavsiyelerden biri veya birkaçına yer verilebiliyor. Kurum, bunların dışında başka bir tavsiye kararı da alabiliyor. Kurum, kararlarını ilgili mercie ve şikâyetçiye tebliğ ediyor. Kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişileri hakkında verilen tavsiye kararları denetim ve gözetimden sorumlu bakanlığa veya kamu kurum ve kuruluşuna da gönderilebiliyor. İlgili merci, tavsiye doğrultusunda tesis ettiği işlemi, aldığı önlemi veya tavsiye edilen çözümü uygulanabilir nitelikte görmediği takdirde bunun gerekçesini 30 gün içinde kuruma bildiriyor.
Yaptırım yetkisi olmayan KDK ayrıca yürüttüğü faaliyetleri ve önerileri kapsayan yıllık rapor hazırlıyor. Bu raporlar TBMM Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon’a sunuluyor. Komisyonun görüşüp kendi kanaat ve görüşlerini de içerecek şekilde özetleyerek hazırladığı rapor ise TBMM Genel Kurulu’nda ele alınıyor. 

Başvuru nasıl yapılıyor?

İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyip araştırarak önerilerde bulunabilen KDK, 29 Mart 2013 tarihi itibariyle şikâyet başvurularını almaya başladı. Şikâyet dilekçeleri posta, elektronik posta veya faks yoluyla da gönderilebiliyor.
Kurumun resmi internet sitesinde de başvuru formu yer alıyor. Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilmesi için idari başvuru yollarının tüketilmesi gerekiyor. Ancak, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hallerde idari başvuru yolları tüketilmese dahi şikâyet başvuruları kabul edilebiliyor. KDK, bugüne kadar 23 karar açıkladı. Bu kararlar şöyle: ‘Sınav Tarihinin Çakışması’, ‘Başörtüsü’, ‘Dövizle Askerlik Borçlanması’, ‘Silah Taşıma Ruhsatının Yeniden Verilmesi’, ‘Görevde Yükselme Yönetmeliğinin Değiştirilmesi’, ‘Maaş Borcunun İptali’, ‘Taşınmaz Tapusunun Teslim Edilmemesi’, ‘Göç Harcırahının Ödenmesi’, ‘Sınav Stresine Bağlı İhtiyaçların Giderilmesi’, ‘Atama Kararının Geri Alınması’, ‘Üniversiteye Tekrar Atanma Talebi’, ‘Bölünmüş Yolun Kamulaştırması’, ‘Yaz Okulu Uygulamasının Kaldırılması’, ‘Seyahat Çantası’, ‘Aramalarda Oluşan Zararının Karşılanması’, ‘Hastaneden Sosyal İncelemeTetkikin İstenmesi’, ‘Yaşlılık Aylığı Yasal ve Mevzuat Çalışmalarının Yapılması’, ‘Mobilize WC-Banyo Sistemi Projesi’, ‘Yük ve İnsan Asansörleri Revizyonu’, ‘Yaşlılık Aylığının Yüksekten Bağlanma İsteği’, ‘Yurtdışı Tedavi Avansının Yeniden Hesaplanması’, ‘Yol Ücretinin Ödenmesi’, ve ‘ Çocuk Haklarında Masumiyet Karinesine Uyulması’’.