Önce Susurluk sonra kayıp silahlar

Önce Susurluk sonra kayıp silahlar
Önce Susurluk sonra kayıp silahlar

İbrahim Şahin (daire içinde, solda) cezaevinden tahliye edildiğinde, onu karşılayarak koluna giren kişi Danıştay saldırısında da adı geçen Muzaffer Tekin?di.

Hafıza sorunu yaşadığı için Susurluk'ta aldığı cezadan kurtulan eski Özel Harekâtçı İbrahim Şahin'in karıştığı suçlar ve karanlık ilişki ağı Türkiye için kolay 'unutulmayacak' cinstendi

Susurluk’un ‘unutkanı’: Eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin
ANKARA - Eski Özel Harekâtçı İbrahim Şahin’i Türkiye iki önemli davadan hatırlıyor: ‘Susurluk’ ve ‘Kayıp Silahlar’.  Şahin Ergenekon soruşturması çerçevesinde de 7 Ocak’ta gözaltına alındı. İki gün sonra, dün, evinden çıkan krokinin gösterdiği yerde cephanelik bulunduğu açıklandı. 
Şahin, 3 Kasım 1996’da Susurluk’ta yaşanan trafik kazasının ardından ortaya çıkartılan Susurluk çetesinin en önemli isimlerinden biriydi. “Mehmet Özbay olarak tanıyorum” dediği Abdullah Çatlı ile halay çekerken fotoğrafı ortaya çıktı.  Ömer Lütfi Topal ve Tarık Ümit cinayetlerinin faili olarak gösterilen özel timcileri korumakla suçlandı.  ‘Susurluk’ta hüküm giydiyse de ‘duyma va hafıza kaybı’ nedeniyle  tahliye oldu.  

Yurtdışında terör eğitimi
İbrahim Şahin, 1956 yılında Tokat’ın Reşadiye ilçesinde doğdu. 1976 yılında Polis Akademisi’nden mezun oldu.  1980-1982 yılları arasında Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’de görev yaptı. 1982’de Bitlis’e tayin oldu. Aynı yıl içinde kurulan Özel Harekât Dairesi’ne başvurdu ve kabul edildi.
Şahin, 1984’te Almanya’da GSG-9 Komando Kursu’na katıldı. 1987’de ABD’de anti-terör kursu aldı.  1988 yılında Siirt Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü’ne atandı. 1990 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürü oldu ve 1993 yılına kadar İstanbul’da çok sayıda terör operasyonunu yürüttü. Çeçenler tarafından kaçırılan ‘Avrasya Feribotu Operasyonu’nda aktif görev yaptı.

Ağar ile yıldızı parladı
1993 yılında Mehmet Ağar’ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde vekaleten Özel Harekât Daire Başkanlığı’na getirildi ve bu görevi sırasında terörle mücadelede görev alacak özel timi oluşturdu.
Ancak 3 Kasım 1996 ortaya çıkan Susurluk skandalı ve Ömer Lütfi Topal’ın öldürülmesi olayına adı karıştı. Susurluk’taki kazada ölen firari hükümlü Abdullah Çatlı ile yakın arkadaş olduğu ortaya çıktı.

‘Çatlı diye birini tanımam’
Şahin hakkında Topal cinayetine karıştıkları öne sürülen özel tim polislerini koruduğu ve Tarık Ümit’in kaçırılmasına karıştığı için soruşturma açıldı. TBMM Susurluk Komisyonu’na ifade veren Astsubay Ahmet Altıntaş, Tarık Ümit cinayetini soruşturduğu sırada, Şahin tarafından engellendiğini öne sürdü. Şahin’in adı Mehmet Ali Yaprak’ın kaçırılması olayında da geçti.
Şahin, Meclis komisyonuna verdiği ifadede, Ümit’in kaçırıldığı gün Diyarbakır’da olduğunu söylediyse de uçak biletleri bu bilgiyi teyit etmedi. 2 Mart 1995’te saat 10.00 uçağıyla Ankara’ya geldiği belirlendi.
Susurluk Komisyonu’ndaki ifadesinde Abdullah Çatlı’yı Mehmet Özbay olarak tanıdığını ve sadece bir kez yemek yediklerini söyleyen Şahin’in Çatlı ile arandığı dönemde bir düğünde karşılıklı göbek atarken çekilmiş fotoğrafı ilk kez Radikal Gazetesi‘nde yayımlanınca bu ifadesi geçerliliğini  kaybetti. 27 Ocak 1997’de hakkında tutuklama kararı çıktı. Şahin ortalıktan kayboldu. 11 Mart 1997’de teslim oldu ve tutuklanarak İstanbul DGM’de Susurluk davasında ‘çete oluşturma’ suçlamasıyla yargılanmaya başladı. Adli soruşturma nedeniyle açığa alındı. 

Çiller’in korumasında
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Şahin’in göreve iadesini isterken, ‘Şehit olmaktan dönmüş değerli bir polis şefi’ olarak nitelendirdi. Bu sırada Şahin’in adı ‘Kayıp Silahlar’ olayına karıştı. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne İsrail’den ‘hibe edildiği’ iddia edilen 30 adet silah kaybolmuştu. Daha sonra silahların hibe olmadığı, İsrailli Hospra firmasından hibe görüntüsü altında satın alındığı ortaya çıktı. 1999 Mart’ında Şahin bu davada yargılanmaya başladı.  
Hem Susurluk hem de Kayıp Silahlar davaları sürerken, 28 Mart 2000’de Bursa-Yalova yolunda kendi kullandığı Grand Cheroke 4X4 Jeep ile trafik kazası geçirdi. Uzun süre Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yoğun bakımda tutuldu. Geçici hafıza kaybı oluştuğu ve karısıyla çocuklarının isimlerini dahi hatırlamadığı açıklandı. 18 Nisan 2000’de taburcu edildiğinde kahraman gibi karşılandı. 13 Mayıs’ta Mehmet Ağar hakkında oluşturulan TBMM Soruşturma Komisyonu üyelerine’ ifade veremedi’. Komisyon Başkanı Mehmet Pak “İfadesini alamadık. Doktorlar hatırlamadığını söyledi” dedi.

Cumhurbaşkanı Sezer affetti
Susurluk Davası dördüncü yılın sonunda karara bağlandı. Özel Harekât Dairesi eski Başkanı Vekili Şahin, kısa süreli fenalık geçirdiği duruşmada, MİT eski görevlisi Korkut Eken’le birlikte ‘Cürüm işlemek için çete oluşturmak ve yönetmek’ten altışar yıl ağır hapse  mahkûm oldu. Diğer 12 sanık da dörder yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adli Tıp’ın ‘Duyma ve hafıza sorunu var’ raporu üzerine cezası ertelendi,  2002’de tahliye edildi. Avukatları iyileşemediğini belirterek 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e başvurdu. Sezer raporları dikkate alarak affetti. Ancak bu sırada Şahin MHP’den milletvekili adayı olmak istedi,  parti kabul etmemişti. Şahinson olarak  ‘Kayıp Silahlar’ davasından geçen yıl bir yıl hapse mahkûm oldu. (Radikal)

Ceza istedi
Ergenekon soruşturması kapsamında evi aranan Yargıtay Onursal Baş-savcısı Sabih Kanadoğlu,
aynı soruşturmada tutuklanan İbrahim Şahin’in Susurluk davasında ceza almasında büyük rol oynamıştı. 

Ergenekon ile ilgili haberler:?BEHZAT MİSER / TOLGA AKINER / TARIK IŞIK / DEMET BİLGE ERGÜN / SERKAN OCAK / UMAY AKTAŞ SALMAN / YONCA CİNGÖZ