Önce Türkiye'ye sonra silahlara veda

Önce Türkiye'ye sonra silahlara veda
Önce Türkiye'ye sonra silahlara veda
Öcalan'la yürütülen görüşmelerde, Türkiye'deki PKK'lı grupların önce Kuzey Irak'a çekilmesi, ardından da tamamen silah bırakmaları hedefleniyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Yılın son MGK toplantısında TSK ve MİT, PKK ile mücadele ve İmralı’da tutuklu Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler hakkında kurul üyelerine bilgi vermişti. Gelen sinyaller, Öcalan ile görüşmelerin olumlu seyrettiği yönünde. Ancak Öcalan’ın kamuoyu aracılığıyla yapacağı çağrıların sürecin ilerlemesini sağlamaya yetmeyeceği görüşü hâkim. Dolayısıyla PKK’yı aktif olarak yöneten bazı isimlerle dolaylı görüşmeler yapılması zorunlu olabilir. Sürecin ilk aşamasında Türkiye’deki PKK’lı grupların Kuzey Irak’a çekilmesi, ardından da silah bırakma aşamasına geçilmesi planlanıyor. Suriye ve Irak’ta yaşananları da değerlendiren Ankara, reform adımlarını da sürdürme niyetinde.
MİT’in Öcalan ve PKK yöneticileriyle 2010’da yaptığı görüşmeler, bazı dikkatsizlikler ve ‘fazla güven’ nedeniyle başarıya ulaşmamıştı. Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile bugünkü MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın dönemin Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı olarak Brüksel’de PKK yöneticileri Zübeyir Aydar ve Sabri Ok gibi isimlerle yaptıkları görüşmelerin kaydedilmesi, kaydın kritik bir zamanlama ile sızdırılması ve KCK soruşturması sırasında polisin MİT’in PKK içindeki yapılanmasını ifşa etmesi süreci baltalamıştı. PKK’nın Silvan saldırısı da eklenince, 27 Temmuz 2011’den itibaren görüşmeler durmuş, süreç PKK saldırıları, operasyonlar ve çatışmalar nedeniyle kötü bir finalle sonlanmıştı.

MİT de hükümet de ihtiyatlı

PKK’lıların cezaevlerinde başlattığı açlık grevlerinin sona erdirilmesi, Öcalan ile devlet arasında yeni bir temasın kurulmasına vesile oldu. Ekim ayında MİT’in alt düzeyde başlattığı görüşmeler kasımda da sürdü ve yılın son ayında siyasi iradeden onay gelmesinin ardından ‘üst düzeyde’ devam etti. Öcalan ile MİT arasında 16 gün önce yapılan görüşme ‘yönetici’ düzeyindeydi. (O yöneticinin Hakan Fidan olduğu Ankara’da konuşuluyordu ancak MİT’in yalanlama eğilimini sezdiğimiz için geçen hafta Rifat Başaran’ın yazdığı bir haberde Fidan’ın görüştüğüne dair net bir ifade kullanmaktan çekindik. Yeni Şafak Ankara Temsilcisi Abdulkadir Selvi teyit ettirmiş olacak ki dün o ismin Fidan olduğunu açıkça yazdı.)
Konuyla ilgili yetkililerin anlattığına bakılırsa, MİT, İstanbul polisi ve Özel Yetkili Mahkeme ile yaşadığı soruşturma krizi nedeniyle bu kez ihtiyatlı. Atılacak her kritik adım için siyasi iradeden onay alıyor. Siyasi irade konumundaki hükümet de MİT gibi ihtiyatlı davranıyor ve bu kez Öcalan ve PKK ile temasların gidişatı konusunda MGK bileşenlerinin olurunu alıyor. Başbakan’ın bu kez ‘İmralı ile görüşülüyor’ açıklamasını baştan yapması da sürecin istihbarat oyunlarına, sızdırmalara kurban gitmesinin önüne geçiyor.
Öcalan ile görüşmeler sürerken, PKK’nın kış üslenmesini önlemek için sonuç alıcı operasyonlar yapılıyor. Operasyonların temel hedefi, PKK’yı ‘kışı Kuzey Irak’ta geçirmeye’ yönlendirmek. Nitekim, Öcalan’la yapılan görüşmelerde, PKK’nın atması istenen ilk adımlardan biri Türkiye topraklarından Kuzey Irak’a çekilmesi yönünde. Bu, doğal olarak, operasyonları da bitirecek ve müzakereler çatışmasız, şehit haberleri olmaksızın daha sağlıklı yürütülebilecek. Öcalan’ın bazı ‘güven arttırıcı adımlar’ karşılığında örgüte bu yönde çağrıda bulunabileceği haberleri geliyor ama bu adımlar arasında cezaevi koşullarının iyileştirilmesi gibi, başta MHP olmak üzere milliyetçi cephenin büyük tepkisini çekecek unsurlar olması Ankara’yı kaygılandırıyor.

Reformlar ve silah bırakma

AK Parti’nin geçen yılki ‘Büyük Kurultay’ında açıkladığı vizyon belgesinde yer alan bazı adımlar, hükümetin Kürt sorununun çözümü yönünde adımlar atmakta kararlı olduğunu gösterdi. Bu adımların, ‘terörle mücadele’, ‘PKK’nın silah bırakması’ sürecine paralel, ancak bağımsız sürmesi gerekiyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu ’nun “Öcalan ile neden görüştünüz değil, neyi görüştünüz diyoruz. Öcalan’la PKK’yı bitirmeyi konuşabilirsiniz ama Türkiye’nin anayasasını görüşemezsiniz” eleştirisi de hükümet kanadında yankı bulmuş durumda. Başbakan’ın en önemli danışmanlarından AK Parti Milletvekili Yalçın Akdoğan’ın “Orada Kürt sorunu ile ilgili bir şey görüşülüyor değil, Kürt sorununda muhatabımız Kürt kardeşlerimizdir. Amaç silahları bıraktırmak” sözleri bunu gösteriyor. Gerçekten de hükümetin gündeminde temel hak ve hürriyetler kategorisinde değerlendirilecek siyasi adımlar var. 2012’de aksayan anayasa sürecinin de 2013’te yeniden canlandırılması söz konusu.
MİT’in Öcalan’ın önüne koyduğu denklem net. Ancak Öcalan’ın bu denklemin çözümündeki tek bilinmeyen olmadığı da kesin. Öcalan’ın kamuoyuna yapacağı açıklamalar tek başına örgütün güven sorununu çözmeyecek ve bu yüzden, PKK yönetiminde aktif olan bazı isimlerin de sürece dahil edilmesi gerekecek. “MİT, PKK’lılarla dolaylı görüşmeleri başlattı” haberleri var. Ancak doğrudan görüşmeler için yine siyasi iradenin ve MGK bileşenlerinin oluru gerekiyor. 2013 baharına sakin girmek, silahlara veda için kritik önemde. Bunun için de önümüzdeki 3 ayın verimli kullanılması şart. MİT Müsteşarı Fidan da hükümet de bunun farkında.