One minute! Başbakan dil bilmediği için utanıyor

One minute! Başbakan dil bilmediği için utanıyor
One minute! Başbakan dil bilmediği için utanıyor
TBMM kayıtlarında İngilizce konuştuğu yazan Başbakan Erdoğan, YÖK Başkanı Özcan'a "Ben dil bilmiyorum ve çok utanıyorum. Bütün çocuklarım konuşuyor ben konuşamıyorum" demiş


Lütfi YIKAN


KAHRAMANMARAŞ - Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi boyunca başarısız olduğu konulardan birinin yabancı dil eğitimi olduğunu söyleyerek, “Bunu derhal çözmemiz lazım. Kaç paramız giderse gitsin hiç önemli değil. Şimdi ben bu hususu Başbakanımıza da bahsettim. Oda dedi ki ‘Hocam ne düşünüyorsan arkandayım. Ben de bilmiyorum ve çok utanıyorum. Bütün çocuklarım konuşuyor ben konuşamıyorum’ dedi. Yani Başbakanın bile içini sızlatan bir konu yani” dedi. TBMM'nin internet sitesindeyse Erdoğan'ın İngilizce bildiği yazıyor.
YÖK Başkanı Özcan, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nde (KSÜ) düzenlenen ‘YÖK Ulusal Öğrenci Konseyi İkinci Olağan Genel Kurulu'nda 132 üniversitenin öğrenci konseyi başkanlarına hitap etti. KSÜ Prof. Dr. Abdullah Nafi Baytorun Konferans Salonu'nda gerçekleşen genel kurulda YÖK'ün yaptığı çalışmalar hakkında öğrencilere bilgiler veren Özcan, yüksek öğretimdeki problemleri anlattı.
Eğitimde cumhuriyet tarihi boyunca başarısız olunan konuların başında yabancı dil eğitimi geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Özcan, bu konuyu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğü anısını şöyle aktardı:
“Bence Cumhuriyet tarihinde beceremediğimiz, gerçekten başarısız olduğumuz konulardan bir tanesi yabancı dil öğretimi. Derhal çözmemiz lazım. Ne pahasına olursa olsun çözmemiz lazım. Kaç paramız giderse gitsin hiç önemli değil. Şimdi ben bu hususu Başbakanımıza da bahsettim. Oda dedi ki, ‘Hocam ne düşünüyorsan arkandayım. Ben de bilmiyorum ve çok utanıyorum. Bütün çocuklarım konuşuyor ben konuşamıyorum’ dedi. Yani Başbakanın bile içini sızlatan bir konu yani, düşünebiliyor musunuz?”
YÖK olarak mesleki ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Özcan, “Bizim yaptığımız işlerden en önemlisi mesleki ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılması ile ilgilidir. Ben kendimi bildim bileli bu memlekette mesleki ve teknik eğitimin adam edilmesi meselesi konuşulur. Mesela ben hatırlıyorum, ben ortaokul, lise yıllarındayken bir öğrencinin mesleki okula gitmesi için torpil gerekirdi. Herkes elektrik- elektronik bölümüne, motor bölümüne şu veya bu bölüme gitmek için bayağı uğraşırdı. Şimdi o günlerden sbu günlere geldik. Prestiji son derece düşük, endüstrisinin ve ülke ekonomisinin ihtiyacını karşılamayan niteliksiz elemanlar yetiştiren, sayıları oldukça fazla, okullarla karşı karşıyayız. Eğer bunu tamir etmezsek bu ülkeyi hiçbir zaman kalkındıramazsınız” dedi.


ÜNİVERSİTE İLE ENDÜSTRİYİ EVLENDİREMEZSİNİZ


Türkiye'de üniversiteler ve endüstrinin barışık olması gerektiğini belirten Özcan, “Biz doktoramızı dışarıda yaparız. Amerika’nın güzel bir üniversitesinde. Gerçekten o kısmı iyidir. Parlak bir doktora ile Türkiye’ye geliriz. Kendimizi üniversiteye atarız. Artık o fildişi kulelerimizde çalışırız. Birkaç projede var oluruz. Ama hiçbir zaman 5 yıl endüstride çalışayım sonra üniversiteye geleyim, o tecrübemi de öğrencilere aktarayım diye düşünmeyiz. Onun için de hiçbir zaman bu memlekette endüstri ile üniversiteleri evlendiremezsiniz. Mümkün değil. Bunu yapacaksınız. Kesinlikle böyle bir şey olacak. Uzaktan konuşmayla, öyle nutuklar atmayla hamasi şeylerle bu iş olmuyor artık” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, KSÜ Rektörü Prof. Dr. Abdullah Nafi Baytorun, YÖK Başkanı Özcan'a, günün anısına bir plaket ve öğrencilerin hazırladığı el işi sim-sırma Atatürk Portresi hediye etti. (dha)