Oran: Tehditçiyle uzlaşma olamaz

Aldığı tehditleri ilettiği savcılıktan 'uzlaşma' teklifi alan Prof. Oran, adliyedeydi: "Tehditçiyle uzlaşmayacağımızı bildirip kamu davası açılmasını istedik."

ANKARA - 'Ananı bende tanıyom. ama benim çocuğum olsaydın vatanhaini olmazdın.akıllı ol baskın akıllı ol, pamuğada söyle bin koruması olsa onu bizim elimizden kimse kurtaramaz yeterki öldürmek isteyelim. VATANCEPHESİ SAMSUN SORUMLUSU"
Bu imla hatalarıyla dolu cümleler hazırladığı 'Azınlık Hakları Raporu' nedeniyle ölüm tehditleri alan Prof. Dr. Baskın Oran'a üç gün önce gelen mesajda yazıyordu. 26 Ocak 2007 tarihli Radikal'i okuyanlar bilir, Oran daha önce de tehdit edilmişti. Oran'a gelen bu mesajlardan bazıları şöyleydi: "Türk düşmanı köpek-Ermeni misin, senin ananı... geçmişini... Seni bir gün gelecek Türk milliyetçileri s... Sen şimdilik öt bakalım.", "Senin gibi bölücü şerefsizler bir gün mutlaka hesap verecek, bu ülkenin sahipsiz olduğunu sanma sen birinci sınıf o.ç..", "Ne kadar daha borunuzu öttüreceksiniz, bence az kaldı.", "Ülkeyi satmak için ne kadar para aldınız, Kürtler eziliyor derseniz 12 Mart gecesi ölmüş olursunuz."
Oran hemen hemen her Türk vatandaşı gibi savcılığa başvurmuş, e-posta mesajlarının gönderildiği bilgisayarlar belirlendiği halde takipsizlik kararı verilmişti. Açılan diğer soruşturmadaysa Oran zanlılarla uzlaşması için savcılığa çağrılmıştı.
Oran, dün avukatıyla birlikte Ankara Adalet Sarayı'na giderek, kendisini tehdit edenlere yönelik şikâyetini soruşturan Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun'la görüştü. Görüşmeye gelirken Oran yalnız değildi. Yanında ona destek vermek için İnsan Nakları Derneği (İHD) Başkanı Yusuf Alataş, İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Levent Korkut, Helsinki Yurttaşlar Derneği Yönetim Kurulu üyesi Bülent Atamer, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Başkanı Kazım Genç ve Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Hasan Ürel vardı.
'Dava açılmalı'
Görüşmeden sonra Baskın Oran gazetecilerle savcıyla görüşmesini anlattı:
"Savcıya beni tehdit eden kişilere uzlaşmanın mümkün olmadığını bildirdik ve bu kişiler hakkında kamu davası açılmasını talep ettik."
Oran, Azınlık Hakları Raporu'nu yazdıktan sonra ve 'Barışı Arama Kürt Konferası'nın öncesinde ve sonrasında tehditler aldığını söyledi. Hakaret ve tehditlerin geldiği telefon ve faks numarasını Kasım 2004'te savcılığa verdiğini belirten Oran, bu müracaatın 'soyut bir iddiadan ibaret olduğu' gerekçesiyle dava açılmamasından yakındı.
'301'in nasıl uygulandığı önemli'
Baskın Oran'ın derdi sadece gelen tehdit mesajları değildi. Prof. Dr.
İbrahim Kaboğlu'yla birlikte yargılandıkları 301. madde konusunda da Oran'ın söyleyecekleri vardı: "301 nasıl değiştirilirse değiştirilsin hiçbir şey değişmeyecek. 301'in tamamen kalkması gerekir. Çünkü bir madde değil, o maddenin nasıl uygulandığı önemlidir. Bu linç atmosferinde nasıl uygulandığını tahmin etmeye gerek yok, görüyoruz."
İHD Başkanı Alataş da insan hakları savunucularının koruma talep etmelerinin söz konusu olamayacağını, devletin gerekli tedbirleri alması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Baskın Oran'ın, savcılığın tehdit sahipleriyle uzlaşma teklifini reddetmesinden sonra, bu kişiler hakkında nasıl bir yol izleyeceği, dava açılıp açılmayacağı merakla bekleniyor.