scorecardresearch.com

Örgüt delili: Grup Yorum bileti!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Samsun ve Rize'de Grup Yorum konseri düzenlemek isteyen Karadeniz Özgürlükleri Derneği üyesi beşi tutuklu toplam dokuz kişi hakkında 'örgüt üyeliği' ve 'örgüt propagandası' suçlamasıyla açtığı davada ilginç delillere yer verdi.


MESUT HASAN BENLİ

Dava dosyasında ünlü müzik grubu Grup Yorum’un ‘konser biletleri’ve ‘konser afişleri’ örgüt üyeliğine ve örgüt propagandası yapma suçuna delil olarak sunuldu. Ayrıca, 10 yıl önce başka yayınlar için alınan alınan toplatma kararları da ilk baskıları 1997 ve 1998 yılında yapılan iki kitap için kanıt oldu. Avukat Evrim Deniz Karatana, savcılığın müvekkillerini suçlu bulmak için delil ürettiğini ileri sürdü.
Karadeniz Özgürlükler Derneği üyeleri, Rize’de 22 Mayıs 2009 tarihinde, Samsun’da ise 24 Mayıs 2009 tarihinde Grup Yorum Konseri düzenlemek istedi. Dernek üyeleri Valilikçe yasaklanmayan konserin tanıtımı için çalışmalara başladı. Konser tarihi yaklaşırken Samsun Emniyeti 3 Nisan tarihinde Dernek üyeleri hakkında ‘teknik takip’ kararı aldı ve izlemeye başladı. Polis, konser tarihlerinde önce düzenlediği operasyonda dokuz dernek üyesini gözaltına aldı. Dernek üyelerinin evlerinde aramalar yapıldı. Dernek üyeleri çıkarılan mahkeme tarafından 5’i için tutuklanırken dördü de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Yasadışı ‘DHKP/C örgüt üyesi ve örgüt propagandası yapmak’ suçlamasıyla dernek üyeleri hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Özgürce satılıyor ama...
Savcılık dosyada, dernek üyelerinin örgüt üyesi olduğunu kanıtlamak için ilginç delillere yer verdi. Dava dosyasındaki belgelere göre, her türlü kasedi ve CD’si serbestçe satılan ünlü müzik grubu Grup Yorum’un ‘DHKP/C silahlı terör örgütüne iltisaklı (bağlantılı)’ olduğu iddia edildi. Grup Yorum’un vereceği konserlerin afişleri ve biletleri de dava dosyasında delil olarak yer aldı.
Savcılık, dernek üyelerinin örgüt üyeliğini kanıtlamak için trajikomik delillere de yer verdi. Savcılık ilk baskısı 1999 yılında yapılan ‘Bağımsızlık Demokrasi ve Sosyalizm Mücadelesi Gençlik-2’ isimli kitap ile yine ilk baskısı 1997 yılında yapılan ‘Direniş Ölüm ve Yaşam II. Devrim Kuşağının Kahramanları’ isimli kitapları yasak yayın olarak dosyada yer verdi. Savcılığın, bu kitapların yasak olduğuna ilişkin kanıtını ise İstanbul DGM’nin bundan 10 yıl önce 3 Mart 1988 ve 24 Eylül 1987 tarihindeki toplatma kararları oluşturdu.

Delil üretiliyor
Sanıkların avukatı Evrim Deniz Karatana, savcılığın özensiz davranarak müvekkilleri hakkında delil üretmeye çalıştığını söyledi. Avukat Karatana, “Savcılık, başka kitaplar için verilen toplatma kararlarını bu yayınlar için uyguladığını tahmin ediyoruz. Savcılık müvekkillerimiz suçlu bulmak için delil üretmiştir” dedi.
Sanıklar 28 Ağustos’ta 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. İlk duruşmada sanıklar örgüt üyeliği suçlamaları ret ederken, sanık avukatlarından Özgür Yılmaz, müvekkilleri hakkında suç teşkil edecek bir delilin bulunmadığını savundu. Yılmaz, “Olmayan suça şahsiyet kazandırılıyor. Soruşturmanın, Grup Yorum konseriyle ilgili olarak, zorlama şekilde yapıldığı inancındayım” diye konuştu.


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/95243095243029

YORUMLAR
(29 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

burası türkiye demek yetmez - bireğitimci

Burası türkiye demek yetmez. yaşanılan bu ülkenin şu anki gibi olamaması için türküler söyleyen bu ülkenin çektiği bütün acıları 82 leri 96 ları 2000-2007 leri insanlara anlatan daha nicelerini ağzımızda marş haline getiren bir gruptur YORUM. Sadece acılarımız değil umutlu olmayıda bizim kulaklarımıza türkülerle anlatan bir yapı bir fenomendir GRUP YORUM. Bizler biliyoruz ki hiç kimse beceremedi umudu öldürmeyi. Ne Bir ülkeyi işkencehaneye dönüştürenler ne de bu ülkeyi her yanıyla tecrite mahkum eden işbirlikçi hükümetler. Bizde elimizde biletlerle evimizde cd ve kasetlerle gittiğimiz konserlerde aldığımız GRUP YORUM eşyaları ve afişleriyle bu suça ortağız. Haydi alın bizleride F tiplerine koyun. Hiç değilse orda boş hücre bırakmayız.

Az kendinize güvenin...! - paldimsiz

Yaşadığımız bu coğrafya'da bizi yönetme(me)ye çalışan insanlar ya kendi vatandaşlarına güvenmiyorlar ya da kendilerine güveni yok...Toplum bilincinin sahip olduğu mlli duygular ile blücülük propagandasını sırf müik yapıyor diye bir örgütle bağlanması gerçekten dşündürücü...Kasetlerin ve cd'lerin satışı serbest ama konsere gitmek ve afiş asmak propaganda...Düşünmemek elde değil...

Kendimi ihbar ediyorum - celalatalay

Bende Gurup Yorum dinlerim, tüm konserlerine de giderim. Bu suçu onurlu bir şekilde işlemeye de devam edeceğim.

Gelenek - yekta_1

Malesef ulkemizde gelenek haline getirilen davalar var. Akla, mantiga sigmayan davalar. Kurulus tarihinden itibaren sok edici sayida dava acildi Grup Yorum a. 50 grup uyesi degisti (bazi uyelerin cezaevine atilmasindan oturu). Allah akil versin yaw, bu insanlarin silahi ENSTRUMAN mermisi SESI oldu. Birakin AB standartlarini yakalamayi, biz bu davbalarla Kuba ya bile komik geliriz. Afrikali bir vatansever Turkiye ye tatile gelse ve ulkesinin bayraginin renklerinden olusan bandana taksa sahilde, Pkk li diye hapse atarlar vallahi. Bu ne cehalet!

gerçekler ortada - mademoiselle

Yzeysel bir bilgi ile eleştri yapıldığını düşünenler var sanırım. Bu ve buna benzer bir çok saçmalıklar dolusu olayı yaşamış biri olarak derinlemesin bilgilerle eleştirdiğimi belirtmek isterim. İnanması güç de olsa bu ülkede bunlar yaşanıyor.

Yıllar önce - benaylakadam

Benim de evimde polis grup yorumun kaset kapağını bulmuştu bir baskında, şu delili olarak kullanılmıştı... :)))))))))))) On yıl önceydi bu olay...DSP iktidardı...

Muzik grubu kurmak terorle mucadele kapsamina alinsin - evrana

Cok sesli muzik TRT tekeline verilsin, ne oyle uzun sacli cocuklar ellerine gitar alip anarsik anarsik sarkilar soyluyorlar. Ille de muzik grubu kuracagim diyenler de noter tasdikli "Vallaha billaha kimseyi galeyana getirmeyecegim, asktan meskten soz edecegim" diyen bir taahhutu Kultur Bakanligina gondersinler, ilgili merciler karar versin. Ankara'ya bir daha Berlin filarmoni orkestrasi gelirse, havalmaninda tutuklansinlar "Filarmonizm"i turkiye'de yaymakla suclansinlar, nota defterleri de orgut gunlukleri olarak delil diye sunulsun. Konsere bilet alanlar da fislensin, telefonlari dinlensin bir bakilsin bakalim turk sanat muzigine karsi ne gibi anarsik hareketler icindeler. Polis devletliginin kiyisindayiz resmen, sunlar haber de olamadi mi tam sema sekil bir a polis devleti. Son 2-3 yilda bu tarz keyfi hareketlerle savcilik kurumu cok yara aldi bu is nasil halledilecek cok merak ediyorum.