Osman Öcalan: Gelmek istiyorum ama...

Türkiye'ye dönmek istediğini söyleyen Osman Öcalan "Ancak devlet katından kimse benimle görüşmüyor. Ben dönsem beşimden binlerce kişi gelir" dedi


Ramazan YAVUZ

Terör örgütü PKK'dan 2004 yılında ayrıldıktan sonra ayrı örgüt kuran, bundan da ayrılan Kuzey Irak'ta bulunan Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan, Türkiye'ye dönmeyi çok istediğini devlet katından henüz kimsenin kendisiyle görüşmediğini söyledi. Öcalan, “Dönebilmem için önce hukuki ve siyasi zeminin hazırlanması lazım. Eğer ben dönersem arkamdan binlerce kişi döner” dedi.
Osman Öcalan, DHA muhabirinin sorularını telefonla yanıtladı. PKK'da uzun süre elebaşılık yapan isimler arasında bulunan, örgütün Türkiye'ye karşı düzenlenen birçok eylemde yer alan Osman Öcalan, 2004 yılında örgütün diğer önemli isimleri Nizamettin Taş, Halil Ataç, Kani Yılmaz gibi yine örgütün üst düzeyinde görev alanlarla birlikte ayrılarak Kuzey Irak'ta Kurdistan Demokrat Vatanseverler Partisi’ni (PWD-Kurdistan) kurduktan sonra buradan da ayrıldı. Kuzey Irak'ta evlenen Osman Öcalan, Kürt sorununun çözümü için ele geçmez fırsat doğduğunu, kendisinin de bu sürece katkıda bulunmak istediğini söyledi.
Osman Öcalan, Kurban Bayramı’ndan sonra veya ileriki süreçte Türkiye’ye dönmek istediğini ancak devlet yetkililerinden henüz kimsenin kendisiyle bu konuda görüşmediğini söyledi. Öcalan, “Ne zaman ve nasıl döneceğimizle ilgili ne hükümetle ne direkt ne de dolaylı temasımız henüz olmadı. Basında benim dönüşümle ilgili çıkan haberler doğru değil. Bu söylentiler olsa olsa hükümetin düşündükleridir. Benim dönüşüm bir sorun yaratmaz. Ancak, hukuki ve siyasi zeminin hazırlanması lazım. Her şeyden önce örgüt yöneticiliği yapmışız. Bu büyük bir sorun. 2004'te örgütten ayrılsak da bu sorumluluk Türkiye yasalarına göre suçtur. Yargılanmayı ve cezayı gerektirir. Bu durum netleşmeden gelemem” dedi.


“BANA SİYASET YAPMA HAKKI TANINMALI”

Osman Öcalan, Türkiye'ye kendi bireysel yaşamı için dönmek istemediğini anlatırken şöyle devam etti:
“Eğer bireysel yaşamı ön planda tutarsak biz buradaki durumumuzdan memnunuz. Ben bireysel yaşam için değil siyaset yapmak için gelmek istiyorum. Türkiye bize siyaset yapma hakkı tanıyacak mı? Seçme- seçilme hakkımız olacak mı? Bunun netleşmesi lazım. Bu durumlar netleşirse bugün- yarın gelirim. Ancak bizim acelemiz var. Biz bu sürece katkıda bulunmak istiyoruz. Cumhurbaşkanı, Başbakan zorlu bir süreç yürütüyor. Kürt sorununun çözümünü isteyen herkesinde bu sürece katkı sunması lazım. Süreç hızla sürdürülmeli. Bu tarihi fırsatlar kolay kolay bir daha gelmez.”
Proje kapsamında Kürtler'e bazı haklar verildiğini ve bunu çok önemsediğini belirten Öcalan, hükümetin projesini ‘yetersiz' bulduğunu söyledi. Öcalan şöyle konuştu:
“Nereden başlamalı sorusuna tam cevap verilmiş değil. Hükümlet diyor ki PKK olmaz, onun yansıması olan DTP de olmaz. Peki PKK tasfiye olursa, DTP muhatap alınmazsa Kürtler'i kim temsil edecek? Kürtler hangi siyasi güce dayanacaklar? AKP'nin Kürtler içinde temsiliyeti varsa bile direkt Kürtler'in temsilcisi değildir. Tabanı varma Kürtler'i temsilde yetersizdir. Özellikle ulusal bilince ulaşmış, politize olmuş Kürtler arasında kabul görmüyor. Ne içeride, ne de dışarıda AKP Kürtler'in temsilcisi konumunda değildir. AKP'nin Kürtler'in içinde taban bulmasının nedeni dini eğilimdir. Kürtler'i temsil edecek yeni sivil Kürt hareketine ihtiyaç var. Bu haraket ortaya çıkarsa sorun daha rahat bir şekilde çözülür. Biz bu rölü üstlenebiliriz. Geldiğimde demokrat bir çizgide bir sivil Kürt hareketi yaratmak istiyorum. Sürece en büyük katkıda bu olur.”
Kendisinin gelmesi halinde kendisini binlerce kişinin takip edeceğini ve peşinden Türkiye'ye döneceğini öne süren Öcalan, “Ben dağdan indiğimde 2 bin 500 kişi PKK'dan ayrılarak dağdan indi ve peşimden geldi. Ben koşullar oluşturulduktan sonra Türkiye'ye dönersem yine peşimden binlerce kişi gelir. Gelişimiz her bakımdan ılımlı sonuçlar doğuracaktır. En az PKK ve DTP kadar tabanda etki yapar. Çok önemli rol oynayabilirim. Bizim bu sorunun çözümü için acelemiz var” dedi. (dha)