Otomobile dikkat!

Ekonomik krizle birlikte oto hırsızlığında da artış yaşandı.

İSTANBUL - Ekonomik krizle birlikte oto hırsızlığında da artış yaşandı. Yetkililer, hırsızların özellikle beyaz ve kırmızı renkli, yerli marka otomobilleri tercih ettiğini belirterek araç sahiplerini 'daha fazla dikkat etmeleri' için uyardı. Ancak, oto hırsızlığının cezası, bu işe merak salanları caydıracak boyutta değil. Hırsızın eğer ilk suçuysa üç ay hapis cezası alıyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan verilere göre, geçen yıl Türkiye'de 14 bin 954 oto hırsızlığı meydana gelirken, 2001 yılının ilk 5 aylık döneminde ise 8 bin 824 otomobil çalındı. Bu sayı 2001 yılında günde 60 aracın çalındığını gösteriyor. Beş aylık rakamlar, bir yıla oranlanarak hesap yapılınca, 2001 yılında oto hırsızlığı sayısının yüzde 41 arttığı sonucuna ulaşılıyor.
Ayrıca, 2001 yılı içerisinde 2 bin 726 kişiyi oto hırsızlığı suçuyla adli mercilere sevk edildi.
İnterpol bilgilendiriliyor
Emniyet yetkilileri, 1992 yılında ülke genelindeki polis network ağı üzerinde çalışan 'Çalıntı Oto Projesi' oto hırsızlığına karşı mücadele başlattı. Projenin başladığı tarihten itibaren ülkede çalınan toplam 121 bin 721 adet otonun yüzde 71'i bulundu. Proje kapsamında, elde edilen
otolara ait bilgiler, Fransa'nın Lyon şehrinde bulunan İnterpol Genel Sekreterliği Çalıntı Oto Veri Tabanı'na aktarılarak, otoların İnterpol'e bağlı tüm ülkelerde aranması sağlanıyor.
Neden kırmızı ve beyaz?
Hırsızların 'top 10 listesi'nde başı yaklaşık yüzde 40'lık oranla Tofaş çekiyor. Yerli üretimlere daha çok rağbet gösteren hırsızların listesinde ikinci sırayı Renault alırken üçüncü sırayı Ford marka otolar alıyor.
İstatistikler en çok beyaz renkli otoların çalındığını gösteriyor. Neden olarak da beyaz renkli otomobilin piyasada daha çok bulunması nedeniyle yedek parça ihtiyacının daha fazla olması gösteriliyor. İkinci sırada ise kırmızı var. Kırmızı arabası olan insanlar hareketi sevdiklerinden dolayı daha çok kaza yapıyor. Hasarlı oto sahipleri, özellikle çamurluk, kaput ve bagaj kapağı gibi kaporta parçalarının, orijinallerini çok yüksek fiyatlarla yetkili servislerden almak yerine, neredeyse yarı yarıya ucuz
olan hırsızlık şebekelerinin kontrolündeki yerlerden satın alıyorlar. Bu durumda hırsızlık çeteleri kırmızı ve beyaz oto parçalarını temin için daha fazla bu renklerde araba çalıyor.
Kontağı unutmayın
Yetkililer, oto hırsızlıklarının yüzde 40'ının üzerinde kontak anahtarının unutulması sonucu meydana geldiğine dikkat çekiyor. Aracı belirleyen en önemli özelliğin şasi numarası olduğunu açıklayan Emniyet yetkilileri, ruhsat üzerinde yazan şasi ve motor numaralarının, oto üzerindekilerle karşılaştırılıp, bir yanlışlık varsa düzeltilmesini istiyor. Aracın içerisinde değerli eşya bırakılmaması ve tenha yerlere park edilmemesi konusunda da sürücüler yetkililerce uyarılıyor. Ayrıca alarm takmak gibi önlem alınmış araçların
hırsızları caydırıcılık oranının yüzde 98 olduğuna da dikkat çekiliyor.
Motorlu taşıt hırsızlığına Türkiye'de uygulanan cezada pek caydırıcı değil. Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na (CMUK) göre, bazı koşullar hafifletici neden olarak kabul ediliyor.
Değerli eşya başa bela
Örneğin, kişinin ilk suçu olması üç ay ceza ile kurtulmasını sağlıyor. Öte yandan, arabanın teybinin görünecek şekilde durması ya da arabanın korunmasız biçimde park edilmiş olması da, hırsızlığı teşvik ettiği gerekçesi ile mahkemelerce ceza indirimi sebebi olarak görülüyor.
Alarma karşı patates
Otomobil hırsızların yeni geliştirdikleri yöntemlerden bir tanesi de patatesli soygun yöntemi. Hırsızların amacına ulaşabilmesi
için bir kaç kilo patates yetiyor. Bir köşede pusuya yatan hırsız, gözüne kestirdiği arabaya bir patates atıyor. Çarpmanın şiddetiyle alarm çalışmaya başlıyor. Araba sahibi gecenin bir vakti arabasının yanına geliyor. Yerli yerinde duran Otomobilin üzerinde her hangi bir ize rastlamayınca alarmı yeniden kuruyor. Hırsız aynı olayı birkaç kez daha deniyor. Oto sahibi en sonunda alarmın iki de bir çalmasından bıkıp devre dışı bırakıyor. Böylece hırsız otomobili rahatça çalıyor.
Eczanede nöbet
Hırsızlar otomobili düz kontakla, başka bir anahtar uydurarak veya depo ya da bagaj kilidini çalıp anahtar uydurarak götürüyor. Bunların dışında hırsızlar özellikle lüks semtlerdeki nöbetçi eczanelerde bekliyor. Hastası olan kişi telaşla eczaneye gelip anahtarı almadan aşağıya indiği sırada pusudaki hırsız otomobile binip kaçıyor. Başka bir yöntem de otopark, otel ve barlarda uygulanıyor. Lüks bir otele gelen hırsız gayet şık giyiniyor. Daha sonra otelden çıkıp önceden belirlediği bir plakayı söyleyerek sahibiymiş gibi kahyadan arabasını getirmesini istiyor. İyi bir bahşiş verdikten sonra otomobili alıp gidiyor.