Oynatalım mı babacım: Eyyy Oscar!

Oynatalım mı babacım: Eyyy Oscar!
Oynatalım mı babacım: Eyyy Oscar!
En iyi film Oscar'ını alan '12 Yıllık Esaret', Hürriyet gazetesinin iki farklı yazarı tarafından 'Türkiye göndermeli' olarak konu edildi.

Radikal.com.tr - 12 Yıllık Esaret, 'En İyi Filmi Oscar'ını aldı, adı ve konusuyla güncel siyasi göndermelere konu oldu...  Hürriyet gazetesinin iki yazarı Kanat Atkaya ve Yılmaz Özdil bugünkü yazılarında filmi, ' Türkiye göndermeli' olarak şöyle işledi.

Kanat Atkaya'nın yazısı şöyle:

12 Yıllık Esaret 

Yılın filmi seçildi: 12 Yıllık Esaret...
Seyrettim.
Zulüm, hak yemek, hayat hırsızlığı üzerine bir film...
Vicdansızlık karşısında ne yapacağını bilememek üzerine bir film...
Bir adamın çaresizlik girdabına kapılması, zalimin elinde oyuncak olması üzerine bir film...
Parlak vaatlere kanıp elinde avucunda olanı da kaybetmek üzerine bir film...
Emeğini, ömrünü, umutlarını sömürerek zenginleşenlere kul köle olmak üzerine bir film...
Hak aramayı unutmak, insanca ve özgür yaşama talebini dile getiremeyecek kadar sinmek üzerine bir film...
En temel hakları için sesini duyurmayı düşündüğünde bile kaba dayaktan işkenceye, 
hücre cezasından ölüme kadar cezalarla ezim ezim ezilmek üzerine bir film...
Canına okuna okuna kanıyla, emeğiyle beslenen zalim sisteme meftun olacak hale
gelmek üzerine (de) bir film...
Cesaretin cezalandırıldığı, biat etmenin ödüllendirildiği “hayın dünya ” üzerine bir
film...
Yalancının, hayat hırsızının, alçakların kazandığı bir sistemde hapsolmak ve çıkış yolu
yokmuş sanmak üzerine bir film...
Kendisini dinin tüm gereklerini yerine getiren bir adam olarak gösterenlerin ne kadar
gaddar, ne kadar günahkâr olabileceğini gösteren bir film...
Hani bazı filmlere “Gerçek hayattaki karakterlerle ilgisi yoktur; varsa da yokmuş gibi
yapalım arkadaşlar” ibaresi görürüz ya...
Bu öyle değil.
Hayır canım, atlamayın hemen; bizim ülkemizle hiiiç ama hiç alakası yok bu filmin!
19’uncu yüzyılın ilk yarısında ABD ’de iş, aş vaadiyle kandırılıp köle tacirlerinin eline
düşen özgür bir siyah adamın dramatik ve gerçek hikâyesi üzerine bir film...
“Yürek rendesi” bu 12 yıllık esaret sırasında kötü insanların, hırsızların, arsızların,
yüzsüzlerin, zalimlerin ciğer röntgenini inceliyoruz.
Allah’ı dilinden düşürmeyenlerin günahlarına kılıf uydurmalarını izliyoruz.
Neyse sonunu söylemeyeyim, tadınız kaçmasın.
Bedelini ödeyip istersek hep beraber izliyoruz işte.
Oynatalım mı filmi babacım?
Oynatalım babacım...


Yılmaz Özdil'in yazısı:


Eyyy Oscar 
Sevgili kardeşlerim...
12 yıldır iktidardayız.
Kimin hayatına karıştık?
*
12 yıldır kimsenin hayat tarzına karışmadık, kimsenin yediğine içtiğine karışmadık,
giyimine kuşamına karışmadık, tam tersine, 12 yıldır hep özgürlüklerin arkasında
durduk.
*
12 yıldır neler yaptığımızı benim milletim gayet iyi biliyor.
*
12 yıldır cunta kuranlar da, Gezi olaylarında şehirleri yakanlar da, Pensilvanyalı zat da,
aynı amaç için çalışıyor. 12 yıldır nasıl dik durduysak, paralel darbe’ye de dimdik
duracağız.
*
Bu cehape bu mehape, 12 yıldır iftira atıyor, 12 yıldır çirkin usullerle partimizi,
hükümetimizi yıpratmaya çalışıyor.
*
12 yılda neredeeen nereye geldik.
*
Değerli kardeşlerim...
12 yıl önce başlayan bu kutlu yürüyüş, hız kesmeden devam edecektir. 
*
Egemenliği milletten alıp yargıya devretmeye çalıştılar, biz hep karşı çıktık, 12 yıldır
mücadele ediyoruz.
*
12 yılda herkesi kucakladık.
*
12 yıldır yolsuzluklara asla göz yummadık, yolsuzluklar karşısında bir an tereddüt bile
etmedik, derhal hukuka teslim ettik, 12 yıldır yolsuzluklara müsamaha etmedik,
etmeyiz.
*
Oscar ödülleri dağıtıldı.
“12 Yıllık Esaret” en iyi film oldu.
*
Halimizi dünyaya duyuran Hollywood emekçilerine teşekkür ederim.