Oyun gibi korsanlık

Antalya'ya indiler
KKTC'den İstanbul'a hareket eden Atlasjet uçağı, biri Türk, diğeri Filistinli iki kişi tarafından kaçırıldı. Oyun hamuruna bomba süsü veren iki korsan uçağın İran'a gitmesini isterken pilotlar 'Yakıt almalıyız' diyerek Antalya'ya indi. İki pilot, iner inmez kokpitten atlayarak uçağı terk etti.

Başlarının çaresine baktılar!
Havasız kalan uçakta yolcular fenalaştı. Korsanlar kadın ve çocukları indirirken diğerleri acil çıkışı kırıp kaçtı. Uçakta sadece iki mürettebat ve bir yolcuyla kalan iki korsan teslim oldu. Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru basından yakındı: Açıklamalar, içerideki terörist arkadaşlara da ulaştı.

ANKARA - Türkiye'nin tanık olduğu 20'nci uçak kaçırma vakası, beş saatte sona erdi. Oyun hamuru dolu kutuyla Lefkoşa İstanbul seferini yapan Atlasjet uçağını kaçıran korsanlar, beş saat sonunda 'Türk milletinden özür dileyerek' teslim oldu. Biri Türk diğeri ise Mısır pasaportlu iki korsanın beş saatlik eylemi sürerken ilk 1.5 saatte yolcuların büyük bölümü kendi imkânlarıyla uçağı terk etti!
Türkiye'nin 20'nci uçak kaçırma eylemine Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru'nun 'terörist arkadaşlar' gafı damgasını vurdu.
'Allahın elçisiyiz'


Büyütmek için tıklayınız

Atlasjet Havayolları'nın, World Focus Havayolları'ndan ekibiyle birlikte kiraladığı MD83 tipi KK1011 sefer sayılı uçağı, Lefkoşa-İstanbul seferi için 136 yolcu ve altı mürettebatla dün saat 06.45'te Ercan Havalimanı'ndan ayrıldı.
Ancak kalkıştan kısa süre sonra hava korsanları Filistinli Mommen Abdül Aziz Talikh ve Türk vatandaşı Mehmet Reşat Özlü hareketlendi. Birinin elinde "İçinde bomba var" dediği paket bulunan ikili, kilitli kokpit kapısını tekmelemeye başladı. Kapı açılmayınca bir kabin görevlisini rehin alan ikili, "Allahın elçisiyiz. Kimseye zarar vermeyeceğiz" dedikten sonra amaçlarının ABD'yi protesto etmek olduğunu söyledi, uçağın İran ya da Suriye'ye gitmesini istedi.
Bu sırada kapı önünde kısa bir arbede yaşandı, uçak sallandı. Kaçırıldıklarını özel kodla yere bildiren pilotlarsa, zırhlı ve kilitli kokpit kapısının önünde bekleyen korsanlara "Yakıtımız bitiyor" dedi.
Pilotlar iki korsanıın itirazına rağmen uçağı saat 08.05'te Antalya Havalimanı'na indirdi.
Abdullah Gül devrede
Bu sırada gelişmeler, başkentte İçişleri Bakanlığı'nda oluşturulan Kriz Merkezi'nden anbean izlenmeye başlanmıştı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül cumhurbaşkanlığı adaylık çalışmalarından yorgun düşmesine karşın kriz merkezindeki çalışmaların başında yer aldı.
İçişleri Bakanı Osman Güneş ve Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal da İçişleri Bakanlığı'ndaydı. Antalya ile Ankara arasında yoğun bir telefon trafiği başladı. Bakan Güneş, İstanbul'daki Erdoğan'ı telefonla arayarak gelişmeler hakkında bilgilendirirken Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz gelişmeleri evinden izledi.
Çok özel tim görevde
Uçağın Antalya Havaalanı'na inmesinin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü, bu gibi olaylara müdahale için özel olarak eğitilen Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay başkanlığındaki 20 kişilik timi uçakla Antalya'ya gönderdi.
Havaalanına iner inmez timin bir bölümü kaçırılan uçağın etrafında konuşlandırılırken bir kısmı da korsanları ikna etmek üzere hazırlık yaptı. Ama korsanların yaklaşık beş saat süren eylemi, özel timin harekâta başlayacağı sırada kendiliğinden bitti.
İlk söz: Özür dileriz
Yetkililer, korsanların gözaltına alınırken polislerle tokalaşmak istediklerini söyledi.
FOTOĞRAF: SEYHAN KURTMAN / AA


Korsanların plastik patlayıcı olduğu sanılan çantasından çocukların oyun hamuru çıktı. Teslim olan korsanların ilk sözü "Türk milletinden özür diliyoruz" oldu.
İçişleri Bakanı Osman Güneş, korsanların teslim olmasının hemen ardından kameraların karşısına geçerek şu bilgileri verdi:
"Olayın duyulduğu ilk andan itibaren tüm gerekli tedbirleri aldık. Teknik ekibimiz uçağın arka kapısının tamiri için uçağa gitti. Zaman kazanabilmek için işi biraz ağırdan aldılar. Tabii bu siz basın mensupları tarafından 'Polis uçakta' diye verildi ki bu hiç de iyi olmadı. Ardından ekibimiz kapıyı tamir edemeyince yeni bir ekip tamir için uçağa gitti. Onların kurduğu temas sonucunda hava korsanları bir operasyona gerek kalmadan eylemlerini sonlandırdılar. Korsanlarla kurulan ilk temasta Tahran'a gitmek istediklerini söylediler ve bunun için de yakıt nakli talebinde bulundular. Arkadaşlar bunu geciktirerek zaman kazandırdılar. Olay bittikten sonra korsanların ilk sözü 'Türk milletinden özür dileriz' olmuş."
'Terörist arkadaşlar'
Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru'ysa hava korsanlarının teslim olmasının ardından yaptığı açıklamada, bilgi kirliliğinden yakındı. Arıduru, basının doğru yanlış tüm bilgileri anında aktarmasından yakınırken dili sürçtü.
Arıduru, "Yapılan açıklamaların tamamı içerideki terörist arkadaşlara da iletildi. Teröristlere bunların iletilmesi türlü sakıncalar doğurabilir" dedi! Korsanlardan 'terörist arkadaşlar' diye bahsetmesine karşın bunu düzeltmeyen Arıduru, pilotların camdan uçağı terk etmesinin uçağın havalandırılamaması bakımından doğru görünse de Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nce değerlendirileceğini söyledi.
'Oğlumu zorlamışlar'
Olayın duyulmasının ardından hava korsanlarından Özlü'nün Şanlıurfa'nın Köseören Köyü'nde oturan çiftçi babası Halil Doğan Özlü ifadelerine başvurulmak amacıyla ilçe emniyet müdürlüğüne götürüldü. Olayı ilk duyduğunda çok utandığını ifade eden baba Özlü sözlerini şöyle sürdürdü: "Sonra duydum ki, oğluma bu olayı arkadaşları zorbalıkla yaptırmışlar. Bunu oğluma yapana gereken cezayı vereceğim." (Radikal, dha)
Bir yolcunun kalça kemiği kırıldı
Uçaktan kaçan Atlasjet yolcuları, Antalya Havalimanı'nın VIP salonunda ağırlandı. Bir kısmı uçaktan atlarken yaralanan yolcuları sağlık görevlileri ve sekiz psikolog karşıladı.
FotoĞraf: serkan ocak


ANTALYA/İSTANBUL - Atlasjet uçağındaki yolcular önce Antalya Havalimanı VIP salonuna alındı. Burada sağlık görevlileri ve sekiz psikolog ilk tedaviyi verdi. Uçaktan atlayan altı yolcunun yaralandığı, birinin kalça kemiğinin kırıldığı anlaşıldı.
Korsanlarla psikologlar görüştü
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel'se beş saatlik uçak kaçırma eyleminin bitmesinin ardından Antalya Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, "Korsanlarla bağlantıya geçtik ve yolcuların uçaktan çıkarılması için gereken düzenekler hazırlandı. Korsanlarla uzman psikologlar görüştü. Psikologlar görüşmelerde, zaman zaman kendilerini savcı, vali yardımcısı gibi tanıtarak korsanları ikna etmeye çalıştı. Büyük bir soğukkanlılıkla yolcular kurtarıldı. Dünyaya örnek kabul edilebilecek bir operasyon gerçekleştirdik." dedi.
Ameliyata alındı
Yolculardan Mehmet Zaim Necatigil'in uçaktan atlarken kalça kemiğinin kırıldığı anlaşıldı. Necatigil ameliyata alındı. Necatigil'in ameliyatının başarıyla geçtiği öğrenildi. Yine uçaktan atlarken yaralanan KKTC vatandaşı Şifa Tunç, Ayşe Kamburoğlu, Gülcan Aygül, soyadı öğrenilemeyen Osman isimli bir kişi ve Nurşen Günay Antalya Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Antalya Devlet Hastanesi'ne gelen yaralıların yüksekten atlamaya bağlı yaralandıkları ve durumlarının iyi olduğu belirtildi.
122 yolcu İstanbul'a geldi
Kurtulan yolculardan 122'si dün özel bir uçakla İstanbul'a getirildi. Yolcuları taşıyan özel uçak, saat 16.35'te İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi. Antalya'da sağlık kontrolünden geçirilen ve ifadeleri alınan yolcuların hâlâ heyecanlı oldukları gözlendi. Yolcular Atatürk Havalimanı'nda kendilerini bekleyen yakınlarıyla kucaklaştı. Uçaktan kaçarken yaralanan yolcular burada tekerlekli sandalyelerle sağlık kurumlarına götürüldü. (Radikal, aa, anka)


Kapıyı kıran yolcu anlattı
Kılınç, kapıyı kırıp atlayan ilk kişi.

İSTANBUL - Tekstil işçisi 24 yaşındaki Murat Kılınç, uçağın kapısını kırıp, uçaktan ilk atlayan kişi. Kılınç, İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelişinde uçağın kapısını nasıl kırdıklarını anlattı:
"Panik halinde ne yapacağımızı bilemiyorduk. İçerisi çok sıcak oldu, çocuklar sürekli ağlıyordu. O anda bir-iki genç arkadaşla uçağın kapısını kırmaya karar verdik. Korsanlar ön taraftaydı. Bunu fırsat bilerek kapıyı kırdık. kapı aşağıya düştü, ilk önce kendimi attım aşağıya."
Peki korsanlar onlara nasıl davranmıştı: "Korsanlar uçakta bize iyi davrandı, Müslümanlara zarar vermeyeceklerini söylüyor, sadece Amerika'yı protesto için bunu yaptıklarını söylüyordu."
Dış hatlar geliş kapısından tekerlekli sandalyeyle giren Gülşen Günay, olayın etkisinden kurtulamayanlardandı: Günay ağlayarak "Ölümle burun buruna geldik. Böbrek hastasıyım. Çok korktum, hâlâ titriyorum."
İsmail Hakkı Doğusoy da, uçaktan atlarken yaralanmış: "Arkamıza dahi bakmadan fırladık."
Korsandan su servisi!
Emre Altuğ'un konserinden dönen asistanı İrem Tümer de uçağın içinde gizli gizli telefonlarla konuşarak dışarıdan bilgi aldıklarını anlattı. Tümer, korsanların kendilerine sürekli su servisi yaptırttığını söyledi. Emre Altuğ'un gitaristi Zafer Şanlı ise 16. sırada oturuyormuş. Şanlı uçağın Antalya'ya indiğini anladıklarında 'Havalan' diyerek pilotlara bağırdıklarını ifade etti.


6 soruda eylem
1- İstanbul-Lefkoşa seferini yapan uçağı kim kaçırdı?
İçişleri Bakanı Osman Güneş, beş saatlik eylemin ardından uçağı kaçıranların Mehmet Reşat Özlü adlı bir Türk ve Mommen Abdül Aziz Talikh adında Suriye pasaportu taşıyan biri olduğunu açıkladı. Daha sonra Talikh'in Mısır pasaportu taşıdığı anlaşıldı. 25 Haziran 1980 Akçakale doğumlu Özlü'nün Girne Amerikan Üniversitesi Türk Dili Öğretmenliği Bölümü son sınıf öğrencisi olduğu ancak maddi nedenlerle kaydını dondurduğu öğrenildi. Olayın ardından korsanlara yardım ettiği iddiasıyla yakalanan yolcu ise serbest bırakıldı.

2- Hava korsanlarının eylemlerinin amacı neydi?
Olayla ilgili soruşturma sürerken, korsanların amacının ne olduğu öğrenilmeye çalışılıyor. KKTC Ulaştırma Bakanı Salih Usar, Lefkoşa-İstanbul seferini yapan yolcu uçağının kaçırılması eyleminin 'ABD'yi protesto etmek amacıyla' yapıldığını söyledi. Görgü tanığı yolcular da korsanların pilotlardan uçağı Suriye ya da İran'a götürmesini istediğini söylemişti. Yolculardan şarkıcı Mithat Körler, korsanların kendi aralarında konuşurken 'Kaide'den söz ettiğini söyledi. Korsanların Kaide bağlantısının da araştırıldığı belirtildi.

3- Korsanlar hiç dikkat çekmeden mi uçağa bindi?
Yolculardan Bülent Ay iki korsanın Ercan Havalimanı'nda da ilginç davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle kendilerinin dikkatini çektiğini söyledi. Ay, kendi aralarında Arapça konuştuklarını ve birbirlerine gülerek, "Gülme oğlum, çaktıracaksın" diye konuştuklarını söyledi. Yolculardan Nurşen Gülay da "Bu insanlar (hava korsanları) böyle bir niyetlerinin olduğunu daha havalimanında iken hal ve hareketleriyle belli etmişlerdi. Lütfen uçaklara insanları alırken daha dikkatli davransınlar" diye konuştu.

4- Pilotların uçağı terk etmesi doğru muydu?
Atlasjet yetkilileri pilotların uçağı korsanlar içerideyken terk etmesinin normal olduğunu ve operasyonun bir parçası olduğunu belirtti. Türkiye Havayolları Pilotları Derneği 2. Başkanı Kaptan Pilot Altay Yıldırım da "Pilotların bunu uçağın yeniden uçurulmaması için yaptığı ortada" diye konuştu. Ancak bu davranışın ilgili uluslararası kurallara uygun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım yolcuların kapıyı kırarak uçaktan kaçmasını ise çok tehlikeli buldu.

5- Kaçırılan uçağın mürettebatı şu anda ne durumda?
Atlasjet tarafından kiralanan uçağın ait olduğu World Focus Havayolları Üst Yöneticisi Aydın Kızıltan, "Olayın, hiç kimsenin burnu kanamadan başarılı bir şekilde sonuçlandırılması sevindirici" dedi. Kızıltan, olayın ardından uçağın Kaptan Pilotu Faruk Çağımlı, Yardımcı Pilot Cemal Doğaner ve kabin Amiri Berna Beyaz'ın da aralarında bulunduğu mürettebatın Antalya Emniyet Müdürlüğü görevlilerince ifadelerinin alındığını söyledi. Aydın Kızıltan, "Onların Antalya Emniyeti'ndeki sorgusu sürüyor. Ekibimi İstanbul'a getirmeyeceğim. Emniyetteki işlemlerinin bitmesinin ardından dinlenecekler, kendilerini aileleriyle birlikte tatile göndereceğim. Bunu hak ettiler" diye konuştu.

6- Bu, Türkiye'deki kaçıncı uçak kaçırma vakası?
Lefkoşa-İstanbul seferine yapan, Atlasjet uçağının kaçırılması, Türkiye'deki 20'nci uçak kaçırma vakası oldu.
Türkiye'de en son uçak kaçırma olayı 10 Nisan 2007 tarihinde, Diyarbakır-İstanbul seferini yapan, Pegasus uçağının kaçırılmasıyla yaşanmıştı.
Türkiye'de ilk uçak kaçırma 3 Mayıs 1972 tarihinde gerçekleşti. Ankara-İstanbul seferini yapan, THY'nin DC-9 Boğaziçi adlı uçağı dört Türk korsan tarafından Sofya'ya kaçırıldı. Korsanlar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının serbest bırakılmasını istiyordu. Uçak yolcuları arasında 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün oğlu Ömer İnönü de bulunuyordu.