Özel Yetkili Mahkemeler kalkınca, hangi dava nasıl etkilenecek?

Özel Yetkili Mahkemeler kalkınca, hangi dava nasıl etkilenecek?
Özel Yetkili Mahkemeler kalkınca, hangi dava nasıl etkilenecek?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırmayı hedefledikleri yönündeki açıklamasıyla bu mahkemelerdeki davaların durumu yeniden gündeme geldi.

ANKARA - Özel Yetkili Mahkemelerin baktığı yüzlerce dava arasında, Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve eski komutanlar Hasan Iğsız, Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Nusret Taşdeler'in de yargılandığı "Ergenekon" davası, "KCK" davaları, Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ve bazı gazetecilerin yargılandığı "Oda TV" davası, İzmir'de görülen "Askeri Casusluk" davası, Hanefi Avcı'nın yargılandığı "Devrimci Karargah Örgütü" davası öne çıkıyor.

Ayrıca Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok'un öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu çok sayıda olayı kapsayan "Umut Operasyonu" davası, "Atabeyler Grubu" davası, BOTAŞ'taki yolsuzluk iddialarına ilişkin "Mavi Hat" davası, "2009'daki kurban bağışı kesim ihalelerindeki yolsuzluk" iddialarıyla ilgili dava, Levent Ersöz'ün yargılandığı Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin dava, Mehmet Ağar'ın da yargılandığı Ankara'daki faili meçhul cinayetler davası da bu mahkemelerin baktığı davalar arasında bulunuyor.

Balyoz Davası'nda şok gelişme

Bu mahkemelerin baktığı Çetin Doğan, Özden Örnek, Halil İbrahim Fırtına, Bilgin Balanlı ve Engin Alan'ın da yargılandığı "Balyoz", Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yöneticiler Şekip Mosturoğlu ile İlhan Ekşioğlu, Beşiktaş eski yöneticisi Serdal Adalı ve eski teknik direktörü Tayfur Havutçu'nun da yargılandığı "Futbolda Şike", İstanbul'daki askeri casusluk ve Hrant Dink cinayetine ilişkin dava ise temyiz aşaması da sona eren davalar arasında yer alıyor.
Bozdağ: Özel yetkili mahkemeleri TBMM tatile girmeden kaldıracağız

'GÖREVSİZLİK VERİLMELİ'

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması durumunda eski özel yetkili mahkemelerce görülen ve henüz temyiz aşaması bitmemiş dosyalar hakkında görevsizlik kararı verilmesi, süren davalarda da kanunun davaların görüleceği mahkemeleri belirlemesi gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda, yeni mahkemeler kurulmazsa dosyaların mevcut ağır ceza veya asliye ceza mahkemelerine ilgi derecelerine göre dağıtılabileceğini anlatan Şen, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki mahkemelerin sadece terör dosyalarına bakmaması nedeniyle yarattığı rahatsızlığa işaret etti.

Şen, "Olması gereken bu. Bütün bu özel ayrı mahkemeler kaldırılıp uzmanlaşma sistemiyle ağır ceza mahkemelerinin düzenlenmesi gerekir. Örneğin, İstanbul'da şu anda toplam 23 ağır ceza mahkemesi var Çağlayan'da. Bunlar uzmanlaşma üzerine sınıflandırılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin önceden beri yapması gereken zaten buydu. Teröre bir mahkeme, kaçakçılığa bir mahkeme, ağır yağma suçlarına bir mahkeme bakar, rüşvete bir mahkeme bakar, bu şekilde uzmanlaşma üzerine bakılır. Tek tek öyle TMK, CMK ayrımı olmadan bir mahkeme sistemi kurulursa o takdirde mevcut davalar, o mahkemede kalmaya devam edebilir" diye konuştu.

Balyoz gibi kesinleşen davalar için ya mevcut mahkemenin yeniden yargılamayı kabul edip başlaması ya da Anayasa Mahkemesi'nin konuya BDP 'li milletvekillerinde, İlker Başbuğ'da olduğu gibi öncelik verip, yeniden yargılamanın yolunu açması gerektiğini anlatan Şen, şöyle devam etti:

"Zorunlu yeniden yargılama yolunun getirilmesi Türkiye'nin yargı sisteminin dengesini bozar. O takdirde geriye doğru sınırsızlaşma olur. Bir zaman koyamayacaklar, koyulsa bile bu rahatsız edici olacak. Bütün davaları açmak gerekecek ki bu davalar sadece bilinen medyatik davalardan ibaret değil. Birçok çete, organize suç örgütü, uyuşturucu madde, yağma, insan öldürme suçlarının davaları görüldü. Bu davaları da şu şu diye ayıramazsın. Bunu ayıramayacağına, bireyselleştirme yapamayacağına göre, zorunlu yeniden yargılama gibi bir yöntem yerine, gerçekten yargılamanın yenilenmesi gerekli olanları mevcut hükümlerdeki o sistemi işleterek bir an önce tekrar gözden geçirmek gerekir. Balyoz'da çünkü bu birkaç noktadan yapıbilir görünüyor." 

'HEYETLER DEĞİŞMELİ'

Eski özel yetkili mahkemelerin bakmayı sürdürdüğü ve kesinleşen davaların Balyoz ve Şike davalarıyla sınırlandırılamayacağını vurgulayan Şen, böyle bir düzenlemenin o kapsama giren herkesin yeniden yargılanması gibi bir durum ortaya çıkaracağını söyledi.

Şen, "Onun sonrası ne olur belli olaz. Anayasa Mahkemesi iptal edebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi müdahale edebilir meseleye, ucu açık olur. Doğrusu o yolu tehlikeli görüyorum. Zorunlu yeniden yargılama Türk adalet sistemi bakımından tehlikeli. Mevcut arızalar başka şekilde giderilmeli" dedi.

Tamamlanmayan dosyaların mahkemelerinde kalması durumunda ise heyetlerin değişmesi gerektiğini dile getiren Şen, aksi takdirde düzenlemenin bir anlam taşımayacağını ifade etti.

Düzenlemenin sanıklar açısından yaratacağı durumla ilgiili de tutukluluğun ayrı bir sorun olduğunu anlatan Şen, "Eğer İlker Başbuğ Anayasa Mahkemesi kararıyla yerel mahkemece tahliye olursa kanun çıksın veya çıkmasın herkesin tahliyesinin önü açılacak" değerlendirmesinde bulundu.

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla ilgili düzenlemenin, Ergenekon davasının gerekçeli kararı yazılmadan yasalaşması durumunda, bu mahkemenin görevsizlik kararı vermek durumunda kalacağını belirten Şen, bu mahkemenin görevi bittiği için dosyanın yeni mahkemesine gönderilmesi gerekeceğini kaydetti.

'ERGENEKON BEKLENİYOR'

Yasa için Ergenekon davasının gerekçeli kararının beklendiğini düşündüğünü ifade eden Şen, "Diyelim ki yasa yarın çıktı. Gerekçeli karar yok. Yeni heyet nasıl yazacak? 'Bu karara inanmıyorum ki diyecek.' Olmaz. Dolayısıyla o kararların yazılması lazım, varsa başka kararların tamamlanması lazım ve bence yargılamaların durdurulması lazım artık yavaş yavaş. Tutuklular var. Medyatik olmayan birçok insan var. Bunlar arafta kaldı şu anda bekliyorlar. Bir an önce bu işin halli gerekir ama benim anladığım kadarıyla Meclis ve Başbakan, Ergenekon'un gerekçeli kararını bekliyor, öyle anlıyorum ben. Gerekçeli karar da geciktiriliyor mu, onu da anlamadım. Kimseyi itham etmek istemiyorum ama bu kadar uzun sürmemeliydi. Bunun yazımı aşağı yukarı 6 ay sürdü. Anormal bir durum bu, Türkiye tarihinde var mı bilmiyorum" diye konuştu.

Kesinleşen kararlarla ilgili geçici maddeyle düzenleme yapmanın yanlış olacağını düşündüğünü belirten Şen, "Diyeceksiniz ki hocam onlara ağlayacak mıyız, evet ağlayacaksınız. Onlar bitti. Ya da Türkiye'nin yakın geçmişindeki bütün kararların gözden geçirilmesi hakikaten ciddi zararlar verir. Nasıl mahkeme kanunu yok sayamazsa kanun koyucu da kararı yok sayamaz. Onun örneği de yok" dedi.

'HUKUK KURALLARI İLERİ DÖNÜKTÜR'

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Tezcan da ceza muhakemesinin genel ilkesi gereğince yürürlüğe giren hukuk kurallarının ileriye dönük olduğunu ve geçmişte olup bitenlere etki yapmayacağını vurguladı. Buna karşın kanun koyucunun açıkça bu mahkemelerin önceden gördüğü davaların da bundan etkilenmesine yönelik bir hüküm koyması halinde, farklı bir durum ortaya çıkacağını ifade eden Tezcan, böyle olursa bu mahkemelerin baktığı bütün davaların gündeme geleceğini söyledi.

Bu tür bir düzenlemenin geçici hükümle yapılabileceğini dile getiren Tezcan, "Geçici hükmü çok iyi dizayn etmek gerekir. Yoksa 8-10 tane dava için hüküm koyacağız dediğiniz şey bugüne kadar özel yetkili mahkemelerde yapılmış tüm işleri etkiler, iş içinden çıkılmaz hale gelir" dedi.

Tezcan, Balyoz gibi kesinleşen bir davada, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek bir durum olması halinde ise davaya, kaldırılan özel yetkili mahkemenin yerine genel yetkili mahkemenin bakacağını kaydetti.

BALYOZ AVUKATI ÜLGEN: BAŞBAKAN'I DESTEKLİYORUZ

Özel yetkili mahkemelerde görülen "Balyoz Planı" ve "Ergenekon" davalarındaki bazı sanıkların avukatı Celal Ülgen, özel yetkili mahkemelerin daha önce de kaldırıldığını ancak bunların yerine Terörle Mücadele Kanunu kapsamında görevli mahkemelerin geldiğini söyledi.

Ülgen, "Bu kez hem Terörle Mücadele Kanunu kapsamında görevli mahkemeleri hem de eskiden kalma davalara bakmayı sürdüren özel yetkili mahkemeleri kaldırma iradesini yerinde ve ciddi buluyoruz. Bu kez kaldırılacağına inanıyoruz. Bu Türk yargısı için oldukça büyük bir önem taşımaktadır" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarını desteklediklerini belirten Ülgen, bu mahkemelerin kaldırılması gerektiğini öteden beri savunduklarını anlattı.

Söz konusu mahkemelerin kaldırılmasıyla, mevcut davaların genel yetkili mahkemelere gideceğini anlatan Ülgen, bunun kanuna koyulacak geçici bir maddeyle çözülebileceğini ifade etti.

Yeni mahkemelere bu davaları incelemek üzere makul süre verilebileceğini o süreden sonra duruşmalara başlanabileceğini söyleyen Ülgen, "Mesela Balyoz gibi kesinleşen davalarda, 10. Ağır Ceza Mahkemesi normal ağır cezaya çevriliyor, dava kendisinde kalır ancak hakim ve savcıları değişir. Bütün özel yetkileri biter. Yeniden yargılama taleplerine yine o mahkeme bakacaktır. Bunlar sağlanır, çok zor değil" diye konuştu.

Ergenekon davasını karara bağlayan mahkemenin gerekçeli kararını yazmadığını anımsatan Ülgen, bu mahkemenin özel yetkileri sona ermeden gerekçeli kararı yetiştirmeye çalıştığını, söz konusu kanun çıkıncaya kadar gerekçeli kararı yazacaklarını düşündüğünü söyledi. (AA)