'Özgecan'ın katili başka meslekten de olabilirdi'

'Özgecan'ın katili başka meslekten de olabilirdi'
'Özgecan'ın katili başka meslekten de olabilirdi'
Otobüs ve minibüs esnafı buluşmasında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mersin'de bir minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı hatırlatıp "Özgecan'ın katili başka bir mesleğin mensubu da olabilirdi. Şoför esnafının içindeki çürük elmaları ayıklamanız gerektiğine inanıyorum" dedi. Erdoğan, başkanlık sistemi vurgusu yapıp "Her partiye eşit mesafedeyim kime verirseniz verin ama 400 verin" diye konuştu.

RADİKAL-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , otobüs ve minibüs esnafıyla buluştu. Mersin'de bir minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı hatırlatıp "Özgecan'ın katili başka bir mesleğin mensubu da olabilirdi. Şoför esnafının içindeki çürük elmaları ayıklamanız gerektiğine inanıyorum" dedi. Başkanlık sistemi vurgusu da yapan Erdoğan, "Her partiye eşit mesafedeyim kime verirseniz verin ama 400 verin" diye konuştu.

Erdoğan konuşmasında şunlara vurgu yaptı:

 'İNSAN SARRAFI OLDUNUZ'

Sizler Sabrınızla tevekkülünüzle çalışkanlığınızla bu ülkeye hizmet veriyorsunuz. Yaptığınız işin sizleri insan sarrafı haline getirdiğini biliyorum. Ankara'yı anlamak isteyen önce siz şoför esnafına bakmalı. Türkiye'nin geçtiğimiz 12 yılda nereden nereye geldiğini hiç kimse sizin kadar iyi bilemez. Sizin okuluna giden öğrenciyle, memurla, fabrikasında ter döken emekçiyle, esnafla, muayene giden hastayla, bankaya giden iş adamına, başka ülkeye giden yolcuyla velhasıl bu şehirden yolu geçen herkesle irtibatınız var.

"SİZİ GÖRMEYEN TÜRKİYE'Yİ GÖREMEZ"

Sizler bu kavşakların kıymetini bilirsiniz, alt üst geçitlerin kıymetini bilirsiniz. Ama bunların kıymetini bilmeyenler var mı, var. Hayatında dalçık nedir bilmeyen belediyeler bilirim ben, oradan biliyorum. Hep ideolojik bakmışlardır olaya. Sizi görmeyen Türkiye'yi göremez.

"ŞOFÖR ESNAFI DELİKANLIDIR"

Her biriniz müşterilerinizi en güzel şekilde ağırlamanın gayreti içindesiniz. Kurallara gayelere kültürümüze, biz ahilik kültürünü iyi biliriz dedi ya, evet siz de birer ahisiniz, onun için önemlisiniz. Bizim kültürümüzde şoför esnafı delikanlı adamdır. Adam gibi adamdır. Baba adamdır. Ağır başlılığıyla, dikkatiyle, özeniyle, ahlakıyla diğer tüm şoförlere tüm insanlara örnek olan kişidir.

"CANİNİN MESLEĞİ OLMAZ"

İçinizde bu imaja zarar verenler varsa, onları yola getirmek en başta sizin görevinizdir. Geçtiğimiz aylarda hepimizi derinden yaralayan biz Özgecan hadisesi yaşandı. Bu genç kızımız alçakça bir cinayete kurban gitti. Bunun münferit bir olay olduğunu biliyorum, cani canidir. Caninin mesleği olmaz, eğitimi olmaz, sıfatı olmaz. Özgecan'ın katili başka bir mesleğin mensubu da olabilirdi. Şoför esnafına yöneltilen eleştirileri haksız ve insafsız buluyorum. Şoför esnafının içindeki çürük elmaları ayıklamanız gerektiğine inanıyorum. Geçtiğimiz günlerde yine şoförlerimize yönelik terbiyesizce tweet atan bir hanım yazarın hezeyanlarına şahit olduk. Kendince şoför esnafının, kitap okuru olmadığı iddiasından hareketle, onlara hakaret eden bu zihniyeti de huzurlarınızda kınıyorum.

"BUDUR TAŞTAN FARKLI YANIM"

Hani Orhan Gencebay’ın şarksında ifade ettiği gibi “Hem düşünür hem severim. Budur taştan farklı yanım. Her maddenin zerresini bedenimde taşıyorsam, ben ne bir taş ne ağaç insanlığımla insanım” Sizlerin insanlığınızla insan olduğunuzu biliyorum. Sizler bu milletin adeta büyükelçileri, misyon şeflerisiniz. Çünkü aracınıza binen herkese sizler ahilik kültüründen gelen o incelikleri anlatıyorsunuz.

Bu ülkede bizim dini sorunlarımızın yürütüldüğü yer neresidir, diyanet işleri başkanlığı değil mi? Bir siyasetçi, sözde siyasetçi diyaneti kaldıracağız diyorsa, bunların dine yaklaşımı nedir? İşte ortada. Bu ülkede eğer bizim dini değerlerimize inancımıza eğer hakaretler saldırılar yapılıyor da bütün bunlara karşı eğer birileri sessiz kalıyorsa işte bu millet bunu en iyi şekilde değerlendirecektir diye inanıyorum.

Eğer bu ülkede ermeni mezalimi yoktur demek suretiyle, ermenilerin yanında AP'de yer alanlar varsa, bunlara da gerekli cevabı benim milletimin vereceğine inanıyorum. İşte bakın kimler kimin yanında yer alıyor. Bunları görüyoruz. Bunlara gereken cevabın verilmesi gerekmiyor mu?

Bunların gereken cevabı alacakları yer neresi? 7 Haziran'da sandık. Bakın 12 yıllık başbakanlığım dönemi, 40 yıllık siyaset hayatımda biz hiçbir zaman silahı tavsiye etmedik. Ama bakıyorsunuz birileri, silahla oy temin etmenin peşindeler. Bunlara gerekli cevabın verilmesi, 7 Haziran için önemli değil mi?

"MİLLETÇE HEPİMİZİN SORUNU"

Öyleyse bu ülkede sorun sadece ne cumhurbaşkanının ne de bunlara muhalif olanların sorunu değildir, milletçe hepimizin sorunudur. Tüm bu gerçekler ortadayken, ülkemizi dünyayı okumaktan aciz bir takım partiler, hala eski Türkiye'yi ihya etmeye çalışıyorlar.

Ne diyorlar, imam hatip okullarını kapatacağız. Bir taraftan Atatürk'ün partisiyiz diyor, Atatürk'ün açtığı imam hatipi kapatacakmış. Ben bir imam hatip mezunuyum, dört çocuğum da imam hatip mezunu. Hepsinden de memnunum. Öğrenci sayısı 1 milyona yükseldi. Yani millet evladının eğitimi için böyle bir hakkı kullanıyorsa, sen buna hayır diyemezsin ki ya.

Bir başkası çıkıyor, geldikten sonra biz bu medyayı, nasıl kapacağımızı hemen ertesi gün göreceksiniz diyor. Hani sizde özgürlük vardı? 1990'lı yılları hatırlayın, sadece 1991 sonu ile 99 sonu arasında bu ülkede 9 ayrı hükümet kuruldu. Allah aşkına 9 hükümetin kurulduğu ülkede istikrar olabilir mi?

İlk göreve geldiğimizde bize hep, o zaman 5 yıldı, görevde kalır mı... Ne demek ya, 5 yıllığına seçildik, tabi kalacak. 30 yıl tek başına iktidarların olduğu Özal'ın filan iş başında, kısmen Demirel'in iş başında olduğu dönemler, o zamanlar tırmanış olmuştur. ülkemizde bölücü terörün de ekonomik terörün de en azgın dönemleri o koalisyon döneminde yaşanmıştır. Gelin Türkiye'nin istikrar iklimini kalıcı hale getirelim.

400 VEKİLİ VERİNDE KİME VERİRSENİZ VERİN

Parlamenter sistem artık miladını doldurdu, 10 Ağustos 2014 itibariyle, şahsımın doğrudan milletin oylarıyla cumhurbaşkanı olarak seçildiği günden itibaren Türkiye yeni bir günün kapısını aralamış oldu.  Ortada bir gerçek var, 400'ü vermeniz lazım. 400'ü verin yeni anayasanın kurulması lazım. Ben her partiye eşitim. Kime verecekseniz verin ama 400'ü verin. Diyorum ki biz bir şeyi hedefledik, biz size sevdalıyız.