@ismailsaymaz

Özgür-Der'e kapatma davası açıldı

Türbanlıların resmi törenlere alınmamasını protesto etmek için 10 Kasım'da törenleri boykot çağrısı yapan Özgür -Der'e 'halkı kutuplaşmaya sevk ettiği' gerekçesiyle kapatma davası açıldı
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Başörtülülerin resmi törenlere alınmamasını protesto için bu törenleri boykot kampanyası başlatan Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği’ne (Özgür-Der) kapatma davası açıldı. Şikâyetçi İstanbul Valiliği, derneğin ‘vatandaşı ayrımcılığa, kutuplaşmaya ve bölücülüğe sevk ederek halkı cumhuriyet ilkelerine ve prensiplerine karşı kışkırtmaya yönelik eylem ve açıklamalarda bulunduğu ve bu yönde çalışmalar içine girdiği’ni savunurken; dernek başkanı Hülya Şekerci, geri adım atmayacaklarını söyledi.
Özgür-Der, geçen 7 Kasım’da İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Tokat, Bingöl, Isparta, Çorum, Bartın ve Sapanca’daki bir grup İslami kuruluşla birlikte ‘Resmi Törenleri Boykot Kampanyası’ başlattı. Atatürk’ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım’ın arefesinde başlatılan kampanyanın basın açıklamasında; 29 Ekim, 23 Nisan ve 10 Kasım gibi resmi etkinliklerde ‘devlete sadık vatandaşlar ve ulusal-laik ideoloji kalıbına uygun insanlar’ yetiştirilmek istendiği iddia edildi. Törenlerde, başörtülülere yönelik ayrımcı tutum nedeniyle İslami kimliğin de aşağılandığı öne sürüldü.
Kampanyanın ardından İçişleri Bakanlığı emriyle Özgür-Der’de inceleme başlatıldı. İstanbul Valiliği’nin 19 Ocak 2009’da Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği fezlekeye göre, inceleme kapsamında başkan Şekerci ve yönetim kurulu üyesi Kenan Alpay’la da bir mülakat yapıldı. Mülakat sonucunda, “Özgür-Der olarak bütün resmi törenlerin ve bu törenlerde okunan İstiklal Marşı, Gençliği Hitabe’nin okunmasının, Atatürk’le ilgili saygı duruşunda bulunulmasının dahi boykot edilmesi yönünde düşüncelerinin bulunduğu...” kaydedildi.    

‘Bölücü ve kışkırtıcı’      
Böylece Özgür-Der’in 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 30/a maddesinde düzenlenen, ‘Tüzükteki amacın dışında faaliyet yürütmek’ ve 30/b maddesinde düzenlenen, ‘Anayasa ve kanunlarla yasaklanan fiilleri gerçekleştirmek’ suçlarını işlediği belirtildi. “Derneğin amacının kanuna ve aykırı hale gelmesi halinde kapatılmasını düzenleyen” Türk Medeni Kanunu’nun 89. maddesine göre fesih istenerek, şöyle denildi:“Derneğin amacı dışına çıkarak vatandaşı ayrımcılığa, kutuplaşmaya ve bölücülüğe sevk ederek halkı cumhuriyet ilkelerine ve prensiplerine karşı kışkırtmaya yönelik eylem ve açıklamalarda bulunduğu ve bu yönde çalışmalar içine girdiği, bu faaliyetleriyle de kuruluş amaç ve gayesinin dışına çıktığı, dolayısıyla dernek kurma gayesinin ahlaka aykırı hale geldiği...”
Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı, valiliğin şikâyeti üzerine 19 Şubat’ta Özgür-Der’in feshi için dava açtı.
Özgür -Der Başkanı Hülya Şekerci davayla ilgili şunları söyledi:?“Kimliğimizin aşağılanması dolayısıyla resmi törenlere gitmiyeceğiz, çocuklarımızı da göndermeyeceğiz’ demiştik. Bu, insani ve meşru bir talep. Hakaret etmedik, şiddete çağrıda bulunmadık .Bu, kapatma gerekçesi olmamalı.”
Özgür-Der, 28 Şubat sonrasında başörtülülere yönelik üniversite yasağının ardından kurulmuştu. Sert ve muhalif İslami söyleme sahip dernek zaman içinde Mazlum-Der’le birlikte insan hakları çalışmalarına yöneldi ve aylık raporlar hazırlamaya başladı. Derneğin 14 şubesi bulunuyor.