Özgür keçilere üniversite ilgisi

Gökçeada'nın özgür keçileri, üniversiteye girdi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, sahipli ve işaretli olmalarına rağmen ağıla girmeyen, yıl boyunca doğada gezen, yemlenmeyen ve...

ÇANAKKALE - Gökçeada'nın özgür keçileri, üniversiteye girdi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, sahipli ve işaretli olmalarına rağmen ağıla girmeyen, yıl boyunca doğada gezen, yemlenmeyen ve çiftçiyi hiç zahmete sokmadan kendi kendine üreyen özgür keçilerin et ve süt verimini araştırıyor.
Gökçeada'dan binbir güçlükle yakalanan 32 örnek 'özgür' , ÇOMÜ Teknolojik ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi'nde oluşturulan ağıla getirildi. 32 özgür keçi ve bir ağılda doğan 35 oğlak, sekiz kamerayla 24 saat izleniyor.
Zooteknik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş, 'bir ilk' dediği çalışmanın önemini anlattı: "Ada keçisi Anadolu'da yaygın kıl keçisi içerisinde gösteriliyordu. Ama ön çalışmalarımıza göre ada keçilerinin genotipi biraz daha farklı. Kıl keçilerine göre daha küçük ama daha tüylüler. Yapıları küçük olmasına rağmen verimleri daha fazla. Kıl keçisi yarım litre, bunlar 1.5 litre verebiliyor. Sütündeki yağ ve proteini, et kalitesini belirlemeye çalışıyoruz. Sonuç olarak Gökçeada keçisi gen kaynağı olarak mutlaka muhafaza edilmeli."
Rumların geçim kaynağıydı
Savaş'ın verdigi bilgiye göre Gökçeada keçileri 30 yıl öncesine kadar, Rumların ana geçim kaynağıydı. Ama o zamanlar, gün boyu serbestçe gezseler de akşamları toplanıp sağılıyor, peynirleri İstanbul'a satılıyordu. Keçiler şu an yılda sadece bir kez kırkım ve işaretleme için toplanıyor. Kurt ve çakal yaşamadığı için dağı taşı keçi ve koyun olan Gökçeada'da halen 30 bin koyun ve 9 bin keçi olduğu sanılıyor.