Özgürlüğün kokusunu hissediyorum

Özgürlüğün kokusunu hissediyorum
Özgürlüğün kokusunu hissediyorum

Canan ailesi dün sabah saatlerinden itibaren cezaevi önündeydi. Tahir Canan öğleden sonra ailesiyle kucaklaştı.

12 Eylül döneminde işlediği öne sürülen suçlar nedeniyle 32 yıldır cezaevinde bulunan Tahir Canan, 4. Yargı Paketi'yle dün serbest bırakıldı.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

12 Eylül döneminde işlediği iddia edilen suçlardan 32 yıldır cezaevinde bulunan Tahir Canan ‘4. Yargı Paketi’nde yapılan düzenlemenin ardından dün serbest kaldı. Canan’ın ailesi sabahın erken saatlerinden itibaren Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevi’nin önündeydi. Saatler uzadıkça yakınlarının sabırsızlığı arttı. Zaman zaman cezaevi idaresinin uyguladığı bürokrasiye yönelik eleştiriler yöneltildi.

Bilgisayar öğreteceğim

Dedesini bekleyen Eftalya Canan, “Dedem çıktığında onunla parka gideceğim. Yazdığı bir mektubunda ‘Bana bilgisayar oyunlarını öğretir misin’ demişti. Ona bilgisayar oyunlarını öğreteceğim” derken, Canan’ın küçük oğlu üniversite öğrencisi İmran Canan ise şunları söyledi: “Babadan nasıl harçlık alınır bilmiyorum. Babasız geçen günlerimi nasıl telafi edeceğimi düşünüyorum. 20 yıllık yaşanmamış şeyleri kalan yaşamıma nasıl sığdıracağımı düşünüyorum. Onunla balığa, sinemaya gitmek istiyorum.” Tahliye kararı sabah saatlerinde alınmasına rağmen, cezaevi idaresi Canan’ı 15.30’da serbest bıraktı. Canan, cezaevi kapısına ilk adım attığında bir sevinç dalgası yaşandı. Yakınları gözyaşları içinde Tahir Canan’ın boynuna sarılarak, özgürlüğün ilk dakikalarını onunla paylaştı. Radikal de bu dakikalarda Canan’ın yanındaydı. 1 Mayıs kutlamalarının kutlamaların sorunsuz geçmesini dileyen Canan, sorularımıza şu yanıtları verdi:
Cezaevinden ayrılırken ne hissettiniz? Koğuşta dört kişi kalıyorduk. Bir arkadaşla 8 yıldır birlikteyiz. Bir yandan burukluk yaratıyor bir yandan olumlu şeyler hissediyorsunuz. Arkadaşlarım sevinç duyuyorlardı ancak kendileri kaldığı için üzülüyorlardı. Özgürlüğe çıkmak bambaşka bir duygu insanda hem bir boşluk yaratıyor. Özgürlüğün kokusunu alıyorum. Ne yapacağını bilemiyorsun. Ailenle görüşürken için coşuyor. Ama her zaman bir kaygı da var.
Kaygınız nedir? Uzun süre ayrı yaşamışsın herkesin yaşamı farklılaşmış.. Karşılıklı uyum süreci gerekecek. Bütün teknik aletlerin yabancısıyım… İçeriye girdiğim de doğru dürüst cep telefonu yoktu. Torunlarımdan öğreneceğim çok şey var galiba.
Unutamadığınız cezaevi anısı var mı? ‘19 Aralık Hayat Dönüş Operasyonunu unutamadım. Gebze Cezaevi’ndeydim. Çatıyı delmişlerdi. İçeriye gaz sıkıyorlardı. Bağıranlar, böğürenler, ne düşünürseniz hepsi vardı. O anları hiç unutamadım.
Size acı veren en büyük olay neydi? Çocuklarımın düğününe katılmamak büyük bir acıydı.. Çocuklarım düğünü görüş yerinde yaptılar. Eşim ameliyat oldu. Ona yardımcı olamadım. Eşim yaralı bereli görüş yerine geldi… Çekilecek acılar değil. Torunlarım bana ben onlara yabancıyım. Geçen gün görüş yerlerine geldiler çocuklara ‘şişko’ diye takıldım. Bu ısınma hareketiydi…

Çalışmak zorundayım 

Özgürlüğünüze kavuştuğunuzda ilk yapmak istediğiniz şey neydi? Dışarıya, özgürlüğünüze ulaşmadan bir plan kuramazsınız. Onun için içerdeyken bir plan yapmadım ve hayal kurmadım.
Ne yapmayı planlıyorsunuz? Aile meclisi olarak karar vereceğiz. Çalışmayana ekmek yok. Çalışmak zorundayım. Ne yapacağımı bilmiyorum.
12 Eylül davası hakkında ne düşünüyorsunuz? Evren’in gölgesi yargılanıyor. Evren kitabında birçok şeyi itiraf etmiş. Buna rağmen yargılanmıyor ama yatağında yatıyor. Biz işkence gördük zulüm gördük. Başımızda saç kalmadı. Onlar yataklarında yatıyorlar, yaptıkları işkencenin sefasını sürüyorlar. Onlara istirahat verilmiş.
Çözüm süreciyle ilgili düşünceleriniz neler? Umutluyum. Umarım beklentiler karşılanır. Kürt meselesi emekçilerin temel meselesidir. Kendi özgürlüğünün bir parçasıdır. Kaldığım koğuşta üç arkadaşım PKK davasından yatıyordu. Herkeste bir iyimserlik var. Ancak bir yandan da endişeleri var.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Uzun tutukluluğun insani olmadığını düşünüyorum. İnsanlar bildiri dağıtmış, bunlara sen müebbet ceza veriyorsun. Bu tamamen ideolojik bir yargılamadır.