'Pahalı kahraman'

DSP'li Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile eski Meclis İnsan Hakları Komisyon Başkanı Sema Pişkinsüt arasında 'fezleke' ile başlayan tartışma ağır suçlamalarla devam ediyor.

ANKARA - DSP'li Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile eski Meclis İnsan Hakları Komisyon Başkanı Sema Pişkinsüt arasında 'fezleke' ile başlayan tartışma ağır suçlamalarla devam ediyor. Pişkinsüt, kendisini 'işkence edebiyatı' yapmakla suçlayan Türk'ü,
"Türkiye'ye pahalıya malolmuş bir kahraman" olarak nitelendirdi ve hukukun değil, makamının gücüyle hareket ettiğini ileri sürdü.
'Bu son yanıtım'
Pişkinsüt, dün yaptığı açıklamada Bakan Türk'e yüklendi. Pişkinsüt, "Türk, 'şov yapma', 'işkence edebiyatı' ve 'ucuz kahramanlık' gibi ifadelerine her gün bir yenisini ekleyerek hukuk sorunu yanında düzey sorunu da yaratan talihsiz demeçlerine devam ediyor. Bu üslup ve düzeyle tartışmanın
ülkemize zararı olacağına inandığım için bundan böyle kendisine yanıt vermeyecğim" dedi.
'Erozyonu artırıyor'
Pişkinsüt, söz konusu raporların parlamento çalışması, mahkûmların adlarının savcılara bildirilmemesi yönündeki ilke kararının da komisyona ait olduğunu söyledi. Komisyonun kendi başkanlığından sonra da benzer uygulamaları sürdürdüğünü belirten Pişkinsüt, yeni Başkanı Hüseyin Akgül'ün de benzer açıklamalarda bulunduğunu anımsattı.
Bütün bunların Türk tarafından da bilindiğini vurgulayan Pişkinsüt, buna karşın Türk'ün sorunu hâlâ kişiselleştirme çabasında olmasının kendisine ne yararı olacağını anlayamadığını ifade etti.
Bu konuda yalnız kalan Bakan Türk'ün
ısrarını siyasi amaçların dışında düşünebilmenin mümkün olmadığını belirten Sema Pişkinsüt, "Bu ısrarın bir hukuk ve siyaset insanı olarak bakanın yaşadığı erozyonu artıracağına hiç kuşku yoktur" diye konuştu. Siyasi olduğu çok net bilinen bu girişimin kamuoyu tarafından bütün açıklığıyla görüldüğünü belirten Pişkinsüt, şunları söyledi: "Bakan bu durumun telaşıyla davranmakta, fezlekenin kısa bir süre önce yaşanan siyasi gelişmelerden sonra, yeni raporların yayımından çok uzun bir süre sonra düzenlenmesinin tatmin edici yanıtını verememekte ve yalnızca siyasi bir amacın olmadığını söylemektedir. Yapılanları masumane göstererek kendilerinin yalnızca bakanlığa gelen talebi mahkemeye ilettiklerini söylemekte, ancak sorumluluk sınırını aşan her türlü değerlendirmeyi de yapabilmektedir.
'12 Eylül mantığı'
Benim, kurnazca ifadelerle terör örgütleriyle
aynı dili kullanmakla suçlanmam bunun en açık örneğidir. Böylece bu 12 Eylül mantığı ile kamuoyunca çok iyi bilinen siyasi çizgimi ve tutumumu kendilerince tartışmalı hale getirmeye çalışmaktadır. Ben siyasi linç girişimlerine direnebilecek güce sahibim. Çünkü bu gücü haklılığımdan alıyorum. Ama hukuksuzluk sizlerin katkılarıyla egemen hale gelirse, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bedel ödemeye hazırım."
Ağır suçlama
Pişkinsüt, hukukun değil makamının gücüyle hareket etmekle suçladığı Türk'e, şöyle seslendi: "Tarihe, kurnazlık örneği olarak kabul edilebilecek siyasi şovların düzenlenmesine katkı yapan, ancak hukukun, hukuk devletinin ve demokrasinin gelişmesine katkı yapamayan, bunun için edebiyatımızda işkencenin hâlâ yer almasına neden olan ve ucuz bir kahraman olarak değil, ama Türkiye için pahalıya mal olmuş bir kahraman olarak geçeceksiniz."