'Paket şişkin ama içi boş'

Cumhuriyet tarihinin en önemli reformu olarak nitelendirilen ve önceki gün TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edilen 37 maddelik...
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Cumhuriyet tarihinin en önemli reformu olarak nitelendirilen ve önceki gün TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edilen 37 maddelik 'Anayasa değişiklik paketini' hukukçular yetersiz buldu. Özgürlüklerin sınırlandırılmasını kısmen 'yasaya' bağlayan değişiklik paketi, terör suçlarına 'idam'ı öngörmesi nedeniyle de eleştiriliyor. Hukukçuların görüşleri şöyle:

  • Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Paket şişkin ama
    içeriği zengin değil. Anayasa değişikliğinin büyük kısmı hak ve özgürlükler üzerine yoğunlaştı. Ölüm cezası, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü gibi. Bu konulardaki hükümlerin değişitirilmesi söz konusu. Başlangıç bölümündeki düşünce ve ifade özgürlüğünün düzenlendiği maddede, bu ifade 'eylem mi', 'faaliyet mi' olsun diye tartışılıyor. Bu gereksiz bir tartışmadır. Yine başlangıç bölümündeki 'ölüm cezası'yla ilgili tartışmalar da gereksiz. Ölüm cezası ya kaldırılır, ya da kalır.
  • Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu: Yasalarında 'ölüm cezasının' bulunduğu tek ülke Türkiye. Bunun çıkarılması gerekirdi. TBMM'de görüşülürken de bazı geri adımlar atılabilir. Ayrıca AB'nin yolu sadece bu değişikliklerle açılamaz. Türkiye'de antidemokratik çok sayıda kanun var. Bunların da düzenlenmesi gerekir.
  • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Burhan Kuzu: Ana hatlarıyla bakıldığında özgürlüklerin önünü açmak için bir gayret gözüküyor. Fakat yeterli bulmak mümkün değil. Getirilen değişiklikler derinden ve özele ilişkin değil. Bazıları önemli gibi görünüyor ama çoğunlukla bazı kelime düzeltmeleri yapılmış.
    'İleri hamle değil'
  • İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Prof. Dr. Bakır Çağlar: Türkiye'nin şu an yaptığı Kopenhag Kriterleri'ni alaturkalaştırmak. Kopenhag Kriterleri içinde en önemli olan düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Türkiye'nin Ulusal Programı ise bu özgürlüğün TCK'nın 312. maddesinde korunan değerlerin zedelenmemesi şartıyla düzenlenmesini öngörüyor. Bunun hiçbir anlamı yok. Anayasa değişiklik paketinde yer alan değişiklikler de ulusal değil. Çünkü son sözü yine MHP ve MGK söyleyecek.