Pakete 'Roman havası'

Pakete 'Roman havası'
Pakete 'Roman havası'
Bursa Valiliği'nin Roman vatandaşlar hakkında kullandığı olumsuz ifadeler, 'Demokratikleşme Paketi'nde rötuşa neden oldu. Pakete Romanlarla ilgili madde de eklendi. Bu madde 41. olunca paketin sloganı da ortaya çıktı: 41 kere maşallah!
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Yaklaşık iki aydır ‘Demokratikleşme Paketi’ ile yatıp kalkıyoruz. Her yerde “Pakette ne var?”, “Çözüm süreci ile ilgili Kürtlerin beklentilerini karşılayacak mı?” gibi sorularla karşılaşıyoruz. Paketin oluşumunda görev alanlar bile bu sorulara tam yanıt veremezken, bizim verdiğimiz yanıtların Başbakan Tayyip Erdoğan’ın tabiriyle ‘afaki’ olması kaçınılmaz oluyor. Ancak, paketin açıklanmasına iki gün kaldı ve sızan bilgilerin doğruluk payı gitgide artıyor. Başbakan’ın “Bazılarını tutturuyorlar” demesi de bundan olsa gerek.
Düşünebiliyor musunuz? Yaşamımızın birçok alanını etkileyecek bir demokratikleşme adımı atılacak ve bütün Türkiye, nelerin değişeceğini gazetecilerin zar zor ulaşabildiği bilgi kırıntılarıyla tartışıyor. Paketin hazırlanmasında görev alan bir yetkilinin verdiği bilgi, aynı çalışmaya katılan başka bir yetkili tarafından yalanlanıyor ya da düzeltiliyor. Birinin “Var” dediğine diğeri “Yok” diyor. Birinin “Pakete eklendi” dediği bir madde konusunda diğeri “Bu koşullarda çıkması zor” yorumunu yapıyor. Neyse ki, bütün uzatmalara karşın süre doldu ve pazartesi günü paketteki bütün sürprizleri öğrenme şansı bulacağız. 

Radikal değiştirdi

Son iki günde pakete eklemeler-çıkarmalar yapılmaya devam ediliyor. En son ekleme perşembe günü oldu. İlham kaynağı ise Bursa Valiliği’nin TBMM’ye gönderdiği yazıdaki büyük gaftı. Valilik, Romanlarla ilgili bir dilekçeye yanıt yazarken TBMM’ye gönderdiği metinde Romanlar için “Herhangi bir sanat ve mesleklerinin olmadığı, bu sebeple gerek uyuşturucu ticareti ve gerekse kendilerine kazanç sağlayıcı olarak gördükleri hırsızlık, yankesicilik, kapkaç, gasp gibi suçları işleyerek hayatlarını sürdüklerinin gözlemlendiği...” ifadesini kullandı. Radikal bu olayı iki gün manşetine taşıdı. Bu durum, AK Parti tabanında da tepki çekti ve parti kanalından bu konunun da pakete girmesi çağrısı geldi. Başbakanlık’taki çalışmayı yürüten Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, partiden gelen talep doğrultusunda pakete Roman vatandaşların sorunlarının çözümüne dair bir madde eklenmesi talimatını verdi. Böylece hükümetin yaptığı Roman Çalıştayı’nda öne çıkan sorunlara ilişkin düzenlemelerin de pakete eklenmesine karar verildi.
Romanlarla ilgili en önemli adım 2006’da atılmıştı ve “göçebe ve gezgin Çingeneler” tanımı, iskân kanunundan ve yabancıların Türkiye’deki seyahat ve ikametleriyle ilgili kanundan çıkarılmıştı. Ancak, halihazırda ders kitaplarında ve bazı yönetmeliklerde Çingeneler “buçuk millet”, “esaslı mesleği olmayan göçebe grup” gibi tanımlarla ayrımcılığa tabi tutulduklarını iddia ediyor. Paketle bu unsurların ayıklanması ve her türlü ayrımcılığa son verilmesi hedefleniyor. Pakete eklenen son maddenin sıra numarası ise 41 oldu. Bu durum AK Parti’ye paket konusundaki slogan konusunda da ilham verdi ve paketin “41 kere maşallah” sloganı ile anılması öngörüldü.
Cemevi müjdesi gelmeyebilir
Paketten Aleviler için “cemevlerine statü ve dedelere maaş ve kadro” çıkacağı bilgisi sızmıştı. Son gelinen noktada statü konusunda Alevilerin beklentisinin tam karşılanmadığı ifade ediliyor. Ruhban Okulu’nun açılması konusunda da Yunanistan’ın son zamanlarda Batı Trakya Türklerine yönelik tavrındaki olumsuzluklar nedeniyle geri adım atıldığı bildirildi.

Seçim barajında 3 alternatif


Paketin detaylarına ilişkin çok fazla haber yayımlandı. Seçim barajı konusunda haberlerde yer alan bilgiler birbiriyle çelişiyor. Bunun nedeni şu: Seçim barajı konusunda üç ayrı alternatif belirlendi. Biri, mevcudun devam etmesi. İkincisi ve en çok üzerinde durulanı ise barajın yüzde 5’e ve büyük kentlerdeki her seçim bölgesinde milletvekili sayısının 5’e indirilmesi oldu. Yapılan hesaplamalar, bu yöntemle AK Parti ve CHP ’nin batıda, BDP ’nin ise doğuda güçlü olduğu kentlerde avantajlı, MHP ’nin ise her durumda zararlı çıkacağını ortaya koydu. Üçüncü yöntem ise barajın kaldırılıp, her seçim bölgesinde sadece bir milletvekilinin seçilmesini öngören “dar bölge” yöntemi. Erdoğan’ın kişisel olarak sıcak baktığı bu yöntemin Türkiye koşulları nedeniyle hayata geçirilmesinin zor olduğu düşünülüyor.