Para, para, para!

Pendik'in Kavakpınar Mahallesi'ndeki üç ilköğretim okulu eğitimin ihtiyacının ödenek olduğunu ispat ediyor: Öğretmen yok, hizmetli yok, araç-gereç yok...
Öğrencilerle yeterince ilgilenemediklerini ve her yıl eksik kadroyla çalıştıklarını söyleyen öğretmenler, velilerin ilgisizliğinden yakınıyor.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Her yıl İstanbul'a göç eden 80 bin öğrenci, 2 bin derslik ihtiyacı anlamına geliyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu yıl 2 bin 300 derslik yaptı ama özellikle kalabalık mahallelerde okul ihtiyacı bir türlü bitmiyor.
Pendik'in yaklaşık 60 bin nüfuslu Kavakpınar Mahallesi de okula ihtiyacı olan mahallelerden biri. Üç ilköğretim okulunun bulunduğu mahallenin lisesi yok.
Kavakpınar İlköğretim Okulu'nun 2 bin 450 öğrencisi var. Sınıf mevcutlarının ortalaması 55. Okul diğer birçok okul gibi hizmetli sıkıntısı yaşıyor. Bir kadrolu hizmetlisi olan okul beş de ücretli hizmetli çalıştırmak zorunda. Bilgisayar laboratuvarı yok. Kurulduğu 1986 yılından bu yana iki rehberlik öğretmeni kadrosu olmasına karşın hiç rehber öğretmeni atanmamış. Okulun, en çok öğretmen atanan branşlarda bile açığı var. Altı İngilizce öğretmeni kadrosunun dördü boş. Aynı durum matematik dersi için de geçerli. Dört öğretmen kadrosu olmasına karşın, sadece bir matematik öğretmeni var. Ayrıca müzik, iş eğitimi branşlarında da açıklar bulunuyor.
Öğretmenler çaresiz
Öğrenciler gibi öğretmenler de çaresiz. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni projelerine bile umutla bakamıyorlar. Onlar hâlâ okulların en temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Eksikleri, özveriyle bir yere kadar tamamlayabilen öğretmenler, seslerini duyuramamaktan şikâyetçi. 15 yıldır Kavakpınar İlköğretim Okulu'nda yöneticilik yapan öğretmenlerden biri, sıkıntıları anlatırken gözleri doluyor:
"Eğitim varoşlardan başlamalı. Öğretmenler de burayı geçiş yeri olarak kullanıyor. Kimse kalmıyor. Gelen tayinini istiyor. Sorunları gördükçe kahroluyoruz. Sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan çok yetersiz bir bölge burası.
Veliler de ilgisiz
Velilerin ilgisizliği de eğitimin en büyük sorunlarından biri. Çocukların çoğu hem okuyor hem çalışıyor. Tamircilik, boyacılık yapan öğrencilerimiz var. Bir kız öğrencimiz kardeşinin okuması için eğitimini yarım bıraktı. Şimdi kardeşi okula geliyor, kendisi çalışıyor. Çok üzülüyoruz ama biz de bir yere kadar yetebiliyoruz.
Okulun senede en az 6 milyar lira gideri var. Devlet sadece kömürü ve öğretmenin maaşını veriyor. Fiziki yetersizlik en büyük sorun. Sınıflar 60 kişiyken bilgisayar olmuş, müfredat değişmiş ne önemi var. Okulda bir santimetrekare boş alanımız yok."
Sorunlar bıktırdı
Aynı mahalledeki Alemdarpaşa İlköğretim Okulu'nun da durumu farklı değil. Sınıf mevcutları ortalama 50 olan okul, bahçesine yapılacak yeni binayı bekliyor. İhalesi yapılan, ancak ödeneği çıkmayan okulun da ne zaman yapılacağı belli değil. Okulun öğretmenlerinden biri sorunlardan herkesin bıktığını belirterek, "Her yıl sorunları ilçe milli eğitim müdürlüğüne bildiriyoruz. Ama hiçbir zaman çözüm olmuyor. Hizmetlimiz yok diyoruz. Bize 'Bütün okullarda hizmetli yok' diyorlar. Her yıl en az cebimden okul için 200 milyon lira harcıyorum" diyor.
Mahalledeki bir diğer okul ise 3 bin mevcutlu Fuat Köprülü İlköğretim Okulu. Bu okulda da ortalama sınıf mevcudu 55. Okulun öğretmenlerini en çok yoran şeylerden biri velilerin ilgisizliği.
Eşitsizlik orada da var
Müzik dersinde flüt çalmanın bile günah sayıldığını düşünen öğrenci ve velilerin olduğu okulda, öğretmenler sürekli değişiyor. Sosyal ve sanatsal faaliyet için yerin olmadığı okulda, spor salonu ve bilgisayar laboratuvarı da yok.
Öğretmenlerin deyişiyle kütüphane yerine 'ansiklopedi deposu' var.
İngilizce ve beden eğitimi öğretmeni açığı da olan okulda, öğrencilerin tek amacı okulu bitirip çalışmak. Öğretmenlerden biri, toplumdaki eşitsizliğin okulda da değişmediğini anlatıyor:
"Okulda 25 kişilik sınıflar da var. Önce yer dar diye az kişilik sınıflar kuruldu, şimdi o sınıflar ileri zekalı çocuklar için deniyor. Onlar için özel sıralar alındı."



Okulların çoğu hâlâ 'güçsüz'
Kısa vadede okulların ikili eğitimden tekli eğitime geçmesi çok zor. İstanbul'da okulların çoğu ikili öğretim yaparken, Küçükçekmece'deki tekli eğitim yapan bazı okullar da bu sene ikili eğitim yapmak zorunda kalacak. Çünkü, bazı okullarda depremden bu yana süren güçlendirme çalışmaları bir türlü bitirilemedi. Deprem için güçlendirilecek 11 okul geçici bir süre için tekli eğitim yapan okullara taşınacak. Güçlendirme işinin yaz döneminde bitirilmesi gerektiğine dikkat çeken öğretmenler, isyan ediyor: "Yetkililerin beceriksizlikleri yüzünden okullar kalabalıklaşacak, öğrenciler servis parası verecek, öğretmenlerin birçoğu ulaşım sıkıntısı yaşayacak. En önemlisi o kadar kalabalıkta nasıl eğitim verilecek?"
'Her şey göstermelik'
Eğitim-Sen 7 No'lu Şube Başkanı ve Büyük Halkalı Okulu Müdür Yardımcısı Emin Ekinci, öğrencilerinin bir kısmının Halkalı Mehmet Akif Ersoy, bir kısmının da 700. Yıl İlköğretim Okulu'na gideceğini söyledi. Ekinci, "Daha önce Avcılar'da da böyle oldu. Gideceğimiz okullarda tekli eğitim yapılıyor. Biz gidince orası da ikili eğitim yapmış olacak. Birkaç hafta içinde taşınmış olacağız. İddiaya göre güçlendirme üç ayda bitecek. Yarın olacakmış gibi depreme hazır olmamız gerekiyorken, beş yıldır bu kalabalık sınıflarda eğitim yapılıyor. Göstermelik tatbikatlarla deprem önlemi alınıyor" dedi.
'İdare edilecek'
Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden bir yetkili ise güçlendirme çalışmalarının yaz tatili sırasında yapılamamasının kendileriyle ilgili olmadığını, sorunun İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden kaynaklandığı söyledi: "Aslında 49 binanın güçlendirilmesi gerekiyor. Ancak bu yıl 11'ini yapabileceğiz. Bazı okullar o kadar kalabalık ki, başka okullara taşımamıza imkân yok. Depreme karşı güçlendirme çalışmalarının ihalelerini İl Milli Eğitim Müdürlüğü yürütüyor. İhaleler yeni yapıldı, çalışmaların ise 31 Aralık'ta bitmesi gerekiyor. İlk yarı yıl öğrenciler böyle idare edecek."