'Pardon' ama kararan bir gencin hayatı

'Pardon' ama kararan bir gencin hayatı
'Pardon' ama kararan bir gencin hayatı
Japon turistlere saldırının faili diye ilan edilip gercek suçlu ortaya çıkınca bırakılan Dilaver, suçsuzluğunu ne polis ne savcı ne hâkime anlatabilmiş.

Nevşehir’de iki Japon turiste yönelik saldırı soruşturmasında yeterli delil toplanmadan Mustafa Volkan Dilaver isimli bir genç suçlu ilan edildi, tutuklandı. Gerçek fail ortaya çıkıp suçunu itiraf ettikten sonra Dilaver serbest bırakıldı. Ancak hem işinden oldu ve hem de ‘insan öldürmek’le suçlanıp deşifre edildiği için psikolojisi bozuldu.
Göreme ilçesinde 9 Eylül günü iki Japon turist saldırıya uğradı. 22 yaşındaki Mai Kuriharac bıçaklanarak öldürülürken, arkadaşı Hoshie Teramatsu ağır yaralandı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Ertesi gün yani 10 Eylül’de polis 26 yaşındaki Mustafa Volkan Dilaver’in kapısını çaldı. Dilaver, bundan sonrasını Radikal’e şöyle anlattı:
“Emniyete gelmen lazım dediler. Kırmızı ‘Şahin’ marka bir araba kameralarda tespit edilmiş. Plakası belirlenmemiş. Sanırım bir de ihbar varmış. Emniyette Japon turistlere saldırmakla suçlandığımı anladım. Şoke oldum… Çapraz sorguya alındım. ‘Şu saatte neredeydin’, ‘Biz seni orada görüntüledik, orada ne yapıyordun’ gibi sorular soruluyordu. Ben de sürekli olay günü ağabeyim ve arkadaşımla beraber olduğumu söyledim. Bulunduğum yerdeki kamera kayıtlarının incelenmesi durumunda bunun çok kolay ispatlanabileceğini söyledim. Ancak beni dinlemediler. Sonra teşhis için hastaneye götürüldüm. Sırtım dönük şekilde odaya alındım. Sonra yüzüm yaralı turiste gösterildi. ‘Size saldıran bu kişi mi’ gibi bir soru soruldu. Turistin ‘Bu değil’ manasında yanak işareti yaptığını gördüm. Odadan çıktık. Polisler ‘Turist seni teşhis etti’ dediler. Sonra savcıya götürüldüm. Ondan da ağabeyim ve arkadaşımla birlikte olduğuma ilişkin kamera kayıtlarına bakılmasını istedim. Ancak araştırma yapmadılar. ‘Avukat istiyor musun’ gibi hiçbir şey de sormadılar.” 

‘Bize verin’ diyorlardı


Savcılık, Dilaver’i tutuklama istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk etti. Dilaver, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yok etmek amacıyla öldürmek, nitelikli cinsel saldırı, cebir veya şiddet kullanarak kişileri hürriyetinden yoksun kılmak’tan tutuklanarak Nevşehir Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Cezaevindeki üç gün şöyle geçti: “Tek kişilik hücredeydim. Diğer mahkûmların hakaret ve tehditlerini duyuyordum. ‘Bizim koğuşa getirin’ diye bağırıyorlardı. Bir anda suçun benim üzerimde kalabilme ihtimalini düşündüm. Çok korktum, sürekli dua ettim.” 

Şikâyetçi olacağım


Dilaver içerideyken, asıl fail olan Fatih U. yakalandı, suçunu itiraf etti ve tutuklandı. Hal böyle olunca Dilaver, önceki akşam serbest bırakıldı. Ancak hiçbir şey eskisi gibi değildi: “Görüntülerim yayımlandı. Suçlu ilan edildim. Elektrikçi olarak çalıştığım şirket, ‘Böyle ahlaksız bir kişiyle nasıl çalışırız’ diyerek beni işten çıkardı. Dostlarım arkadaşlarımın gözünde suçlu gibi gösterilmeye çalışıldım. Psikolojim bozuldu, 3 gündür yemek yemedim ve neredeyse uyuyamadım. Yargısız infaza uğradım. Gözaltında vücudumda alerji çıktı, saçımın bir kısmı döküldü. Beni bu hale getiren herkesten şikâyetçiyim. Yasal haklarımı kullanacağım.”

Hata yaptık itirafı

Nevşehir Başsavcısı Osman Nuri Güler de hata yaptıklarını itiraf etti. Yaralı turist Teramatsu’nun teşhisi, Dilaver’in otomobilinin fail Fatih U.’nun aracına benzemesi ve otomobilinden bıçak çıkmasının tutuklanmasında etkili olduğunu söyleyen Güler “Sonuçta yanlış yaptık ama yanlıştan da döndük” dedi. Teramatsu’nun şüpheli F.U.’yu teşhis ettiğini belirten Güler, “Saldıranın tek kişi olduğunu beyan etti. Tecavüzün nasıl yapıldığı iddianamede açıklanacak. F.U’nun yaralı olana tecavüz ettiği belirlendi” dedi. {NEVŞEHİR/DHA}

İlk ‘pardon’ değil
Dilaver, Türkiye ’de yargı ve emniyetin ‘pardon’ dediği ilk kişi değil. Arşivler bu tür örneklerle dolu. Örneğin ayakkabı boyacısı Fuat Nalkıran 12 yıl önce Üzeyir Garih’i öldürmekle suçlanıp gözaltına alınmış, ‘suçlu’ ilan edilmişti. Küçük çocuk iki gün sonra serbest bırakıldı. Dava açtı ve devleti 25 bin lira tazminata mahkûm ettirdi. Bir başka ‘pardon’ örneği de Ümraniye’den. 2002’de ‘Ümraniye sapığı’ diye yakalanan B.A.’nın masum olduğu anlaşılmıştı.