Partizanlığa 41.5 trilyon

Dışarı yollanan 3 bin 503 araştırma görevlisinden 1115'i başarısız; maliyet 41.5 trilyon. İddia: Başarısızlık, partizanlıktan.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK)
'Türk Yükseköğretiminin Durumu' raporu,
1987'den 2000 sonuna kadar yurtdışına
gönderilen 3 bin 503 araştırma görevlisinden başarısız sayılan 1115'i için yaklaşık 41.5 trilyon lira harcandığını ortaya çıkardı.
Plansız şekilde yurtdışına gönderilen bir araştırma görevlisi için yılda 25 bin dolar harcanırken, gidenlerden sadece 1534'ü doktorasını yaparak döndü. 400'ü dönmedi, 340'ı çeşitli nedenlerle eğitimini tamamlamadı, 375'i de yüksek lisans yapmasına karşın doktora alamadı. Kalan 854 araştırma görevlisinin eğitimi ise hâlâ sürüyor.
Çoğunun lisanı yetersiz
1980 sonlarından itibaren hızla açılan yeni üniversiteler akademik kadro ihtiyacı da doğurdu. YÖK, üniversitelere öğretim üyesi yetiştirebilmek için çok sayıda araştırma görevlisini yurtdışına göndermeye karar verdi. Ancak kararlar çok çabuk uygulamaya konulduğu için seçimde özen gösterilmedi ve gereken bağlantılar kurulamadı.
Gönderilenlerden çoğu, dili yeterli olmadığı için öncelikle lisan kurslarına gitmek zorunda kaldı. Bu durum masrafları artırdı. Yurtdışına gittiklerinde hangi üniversitenin,
hangi bölümünde, ne yapacaklarına dair bir rotanın çizilmemesi de öğrencilerin başarısızlığını artırdı. Gönderilenlerin çoğu doktora derecesi yapamadı.
Rapordaki itiraf
YÖK raporunda, 1987 yılından 2000 yılı sonuna kadar yurtdışına gönderilen araştırma görevlilerinin durumu değerlendirildi. Bu süre içinde, 27 ülkeye toplam 3 bin 503 araştırma görevlisi gönderildi. Bunların yaklaşık yüzde 50'si ABD'de, yüzde 39'u da İngiltere'de öğrenim gördü. YÖK raporunda şu itiraflar yer aldı:

  • Gönderilen 3 bin 503 kişiden 854'ünün öğrenimi sürüyor.
  • Eğitimini tamamlayarak Türkiye'ye dönenlerin sayısı 1909.
  • Eğitimini tamamlayarak dönenlerden 375'i, sadece yüksek lisans derecesi alarak döndü. Yurtdışına gönderilmenin ana amacının doktora derecesi almak olduğu dikkate alındığında, yurtdışında bir derece aldıkları için kâğıt üzerinde başarılı gözüken bu kişiler aslında başarısız oldu.
  • Gönderilenlerin 340'ı eğitimini tamamlayamadan döndü. Bunların yüzde 42'si derslerde başarısız oldu. Yüzde 12'si ise sağlık durumları nedeniyle dönmek zorunda kaldı. Kalan yüzde 46'nın büyük çoğunluğunu, YÖK Kanunu'nun 33. maddesinin ruhuna aykırı olarak üniversiteler tarafından kısa süreli yurtdışına gönderilip Türkiye'ye dönen araştırma görevlileri oluşturdu. Bu uygulamaya son 4 yıldır izin verilmiyor.
  • 400 öğrenci Türkiye'ye dönmedi veya müstafi sayıldı.
  • 3 bin 503 öğrenciden ancak 1534'ü doktora derecesiyle döndü.
    Kişi başı 25 bin dolar
    YÖK'ün 1996'daki hesaplamalarına göre, yurtdışına gönderilen araştırma görevlisi başına yılda ortalama 25 bin dolar harcanıyor. YÖK Kanunu'nun 33. maddesi
    uyarınca, üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması amacıyla, eğitimlerini tamamladıklarında üniversitelerde belli bir süre çalışmak koşuluyla, yurtdışına araştırma görevlisi kadrosundan öğrenci gönderiliyor.
    YÖK, 1996'da yaptığı bir düzenlemeyle yurtdışına gönderilecek adayların yabancı dili çok iyi bilmeleri ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartını getirmişti.
    ***
    Erdin: İşi aceleye getirdiler
    Ünivesite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Kadir Erdin, yurtdışına öğrenci gönderme 'furyası' sırasında yaşananları şöyle anlattı: "Birdenbire o kadar çok üniversite açıldı ki, acilen öğretim üyesine ihtiyaç duyuldu. Çözüm olarak da üniversite mezunlarının ABD ve Avrupa'ya gönderilmesi planlandı. Bu plan hızla uygulamaya konuldu.
    Her uzmanlık alanında, fakülte bazında, o fakülte mensubu bilim insanlarının hazırladıkları test soruları yöneltilerek sınav yapıldı. Ancak bu yurtdışına mastır ve doktora öğrencisi gönderme duyuruları, çok sağlıklı yapılamıyordu. Binden fazla da açık kadro vardı. Bazı uzmanlık alanlarında, kontenjanları doldurmak için puan sınırları düşürüldü ve hızla yurtdışına gönderme hazırlıkları başlatıldı. Kısaca iş aceleye getirildi."
    ***
    Yeşildere: Partizanlık yapıldı
    Öğretim Elemanları Sendikası İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, yurtdışına öğrenci göndermede politik davranıldığını ileri sürdü. Yeşildere, "Gönderilenler genellike politik olarak o günkü iktidarın ve YÖK'ün yapısına uygun kişiler arasından seçildi. Daha çok sağ görüşlü kişiler gönderildi. Her fakülte siyasilerin de baskısıyla belirli görüşteki öğrencileri seçti" dedi. Yapılan sınavların da sağlıklı olmadığını savunun Yeşildere, öğrencilerin sadece gittikleri üniversitelere
    para kazandırdığını söyledi. Yeşildere, "Uzun bir süreleri yabancı dil kurslarında geçti. Zaten başarılı olan dönmedi. Başarısız olan ise buraya gelip yardımcı doçentlik yapmaya başladı. Bu para Türkiye'de üniversitelere verilse çok daha iyi doktora yapılabilirdi" diye konuştu.