'Paşa balığı'nın peşinde

'Paşa balığı'nın peşinde
'Paşa balığı'nın peşinde
Gün ağarmadan Ahmet Kaptan'ın 'Paşa balığı' dediği lüfer için denizdeyiz. İki yıldır uygulanan yasak yaramış; at-çek, at-çek başlıyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

Şafak sökmek üzere... Yenikapı Balıkçı Barınağı’ndan Ahmet Kaptan’la birlikte hareket ediyoruz lüfer avı için. İstanbul sakin. Sabah ezanı okunuyor. Sultanahmet Camii’nin ışıkları ay ışığıyla karışık suya yansıyor. Kimileri sabah sporuna çıkmış, Sarayburnu’nun boş kaldırımlarında koşuyor. Birkaç araç ve insandan ibaret Yenikapı sahilleri.
Eminönü Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Yavuz heyecanlı. Yıllardır balıkçılık yapmasına rağmen ‘lüfer’ için kalbi başka atıyor. Lüferin anlamı onun için paranın çok ötesinde. ‘Paşa balığı’ dediği lüfer için son iki yıldır uygulanan yasaktan memnun. Artık büyük balıkçı tekneleri 24 metre derinliğin altındaki sularda avlanmıyor. Lüferin yasal av boyu da 14 santimden 20 santime çıkarıldı. Bir de ruhsatsız tekneler ve kıyıdaki olta balıkçıları olmasa, başka talebi olmayacak Ahmet Kaptan’ın.
Livarda gündüzden hazır edilmiş zarganalar yüzüyor. Saat 06.00’ya yaklaşıyor. Yenikapı’dan çıkalı bir saat oldu. Yarım yol gidiyoruz. Ahmet Kaptan yem için ilk zarganayı oltaya canlı bağlıyor. İlk lüfer için vira bismillah... 



Zargananın yarısı yok

Çok geçmeden yaklaşık 30 santimlik bir lüfer takılıyor oltaya. Zargananın yarısı yok. Lüferin ağzında. Ahmet Kaptan seri hareketlerle yeni bir zarganayı kancalara geçiriyor. Saat 07.00’ye doğru lüferler oltaya peş peşe takılıyor. At-çek, at-çek... Boş yok. Çılgın bir av yaklaşık bir saat boyunca aynı hızda devam ediyor. Sonra aniden kesiliyor. Saat 08.00’e geldiğinde takımlar toplanıyor ve lüfer avı bitiyor. Ahmet Kaptan, lüferin yalnız belli bir saat yoğun olduğunu söylüyor: “Balık kestikten sonra saatlerce dursan ya bir tane tutarsın ya iki.”
Ahmet Kaptan, lüferi alınan tedbirler sayesinde gelecek nesillerin de görebileceğini söylüyor ve ekliyor: “Eğer tedbir alınmazsa bizler nasıl lüferin büyüğü kofanayı göremiyorsak, çocuklarımız da lüferi göremeyecek.”
Son iki yılda tuttukları lüfer sayısında ciddi artışlar olduğunu anlatan Ahmet Kaptan, “Aşırı avlanma lüfer için en büyük tehditti. Yasaktan önce 3-5 tane tutardık. Şimdi bir çıktığımızda 20-30 tane tutuyoruz. Önlemler arttırıldığında 50 tane de tutarız” diyor. Lüfer tutmanın sırlarına ilişkinse şunları söylüyor: “En büyük sır sabır. Gün gelir bir tane, gün gelir 1000 tane tutuluyor. Önemli olan denizleri korumak. Denizleri koruduğumuzda balık her zaman olur...”