Pınar ile Ferhat'ın yuvası da katliam kurbanı

Pınar ile Ferhat'ın yuvası da katliam kurbanı
Pınar ile Ferhat'ın yuvası da katliam kurbanı

Köyün iki arada kalan kadınlarından Pınar Çelebi (üstte), eşinin kendisini baba evine yollamasının ardından baygınlık geçirdi. Katliamda ölenlerin toprağa verildiği mezarlık ise küçük yüreklerden taşan acıyla yankılanıyor. FOTOĞRAF: CEM ÖKSÜZ / AA

Bilge köyü katliamı ocak söndürmeye devam ediyor. Ailesi öldürülen Ferhat, 'zanlı' tarafından karısı Pınar'ı ve oğlunu 'Sizi istemiyorum' diye yolladı. Göç yolundakiler nereye gideceklerini bilmezken psikologlara göre herkes ağır bir travma içinde
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

MARDİN - 300 nüfusundan 44’ünü kaybeden, 32 hanesinden 12’sinin kapısına kilit vurulan Bilge köyü kaybettiklerine ağlarken bir yandan da hayatta kalanlar dram üstüne dram yaşıyor. Zanlıların can derdiyle göç yoluna koyulan aileleri, başlarındaki aile büyüğünün tutuklanmasıyla geceyi köyün yanı başında, kamyonlarda geçirdi. Katliam, saldırıyla ayrı yanlara düşen Asuman ve Şükrü Çelebi gibi Ferhat ve Pınar çiftini de ayırdı. 

Hakim duygu öfke ve panik
Katliam köyünde çocuklar başta olmak üzere herkes ağır bir travma yaşıyor. Köyde beş psikolog, iki psikiyatrist görevli. Psikiyatr Hüner Aydın, tek tek görüştüğü kadınlarda hâkim duygunun öfke olduğunu söyledi. Faillerin akraba olmasının travmayı ağırlaştırdığını anlatan Aydın, “Şu anda grup halindeler ve yalnız olmadıklarını düşünüyorlar. Yalnız kalınca, ileride olayın etkilerini daha da yaşayacaklar. Politik bir saldırı olsaydı daha çabuk atlatılabilirdi. Zanlı ailelerinde ise panik ve korku hâkim” diye konuştu. 

Bıraktığı oğlunu gazetecilere sordu
Katliamın yarattığı aile dramları da yürek burkmaya devam etti. Saldırıya uğrayan ailenin kızı, saldırıyı gerçekleştiren ailenin gelini olan Asuman Çelebi, küçük oğlu Kadir’i bırakarak,  baba evine döndü. Ancak acılı anne dün, oğlunun gece hastalandığı için hastaneye kaldırıldığı haberini aldı. Anne, “Durumunu merak ediyorum. Sizin haberiniz var mı?” diyerek gazetecilerden bilgi almaya çalıştı. Asuman Çelebi’nin babası olan ve bir yaşındaki torunu Kadir’i istemeyen dede Ramazan Çelebi de “Çocuğu istemiyorum. Asuman’a dedim kalacaksan kal, ama çocuğu getirme. Ama oğlunu istiyorum diyorsan git, yarın seni yolda öldürüp intihar süsü verirler. O da şu anda yanımızda” dedi.
Katliam, köyde başka bir drama daha neden oldu. Saldırıda babası, annesi ve iki kardeşini kaybeden Ferhat Çeleb, saldırıyı gerçekleştiren ailenin kızı Pınar Çelebi’yi evine yolladı. Köylülerin anlatımlarına göre, Ferhat, saldırı sonrası Pınar’ı ve oğlu Mehmet Emin’i “Seni de istemiyorum, oğlunu da istemiyorum” diyerek baba evine gönderdi.

Yemekten zehirlenme korkusu
Köyde iki taraf da zehirlenme korkusu yaşıyor. Kızılay görevlileri, kamyonlarda bekleyen ailelere yemek vermeden önce kendileri tadarak zehirli olmadığını göstermeye çalışıyor. Bir Kızılay görevlisi, “Olaydan bir gün sonra kaymakamlığın getirdiği yemekleri bu aile zehirleniriz korkusuyla yemedi. Bu yüzden önce biz tadıyoruz” dedi.
Köyde dün cuma namazını kıldıran imamda verdiği hutbede, kan davasının İslamiyet’te yeri olmadığını belirterek insanları barışa çağırdı.

Çiftlik, kamyonculuk, türbe
Katliamın nedenlerine ilişkin iddiaların da ardı kesilmiyor. Zanlıların yakınlarından Şükrü Çelebi,  öldürülen muhtar Hacı Halim Çelebi’nin, Şeyh Musa Türbesi’nin çevresindeki dükkânlardan büyük mal varlığı elde ettiğini, ailenin hayatta kalan üç erkeğine 3 trilyon lira kalacağını öne sürdü. Saldırıya uğrayan ailenin gelirleri arasında balık çiftlikleri ile araziler var. Köyde iki aile ayrıca kamyonculuk ve koruculuktan da gelir elde ediyor. Köy yakınlarındaki Şeyh Musa türbesine yapılan ziyaretler de köy esnafına gelir kapısı oluyor.