Pist görünmüş, artık sıra alkışlara gelmişti...

İstanbul'dan yaklaşık bir buçuk saat rötarla havalanan uçaktaki yolcular artık iniş için dakikaları saymaya başlamıştı. Isparta'ya ilk uçuşunu gerçekleştirdiği belirtilen kaptan pilot Serhat Özdemir de kokpitte, Kule'yle konuşuyordu: "Isparta kule, in-bound olduk."

ISPARTA - İstanbul'dan yaklaşık bir buçuk saat rötarla havalanan uçaktaki yolcular artık iniş için dakikaları saymaya başlamıştı. Isparta'ya ilk uçuşunu gerçekleştirdiği belirtilen kaptan pilot Serhat Özdemir de kokpitte, Kule'yle konuşuyordu: "Isparta kule, in-bound olduk." Pilot 'in-bound' terimiyle, 'pisti karşıladıklarını' söylüyordu. Saat tam 01.36'ydı. Isparta Kule bu dakikadan sonra bir daha uçakla bağlantı kuramadı. Atlasjet Havayolları'nın World Focus Havayolları'ndan kiraladığı MD83 tipi yolcu uçağı Süleyman Demirel Havalimanı'na iniş için alçalırken, Keçiborlu ilçesinin Çukurören ve Kılıç köyleri arasında düştü. Havalimanına 12 kilometre uzaklıkta, 1830 metrelik Türbetepe'nin zirvesine çakılan uçaktaki biri bebek 50 yolcu ve yedi mürettebattan kurtulan olmadı.
İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Isparta'ya saat 23.20'de havalanması gerekirken, Piriştina seferinden geç dönmesi nedeniyle saat 00.51'de kalkış yapan KK4203 sefer sayılı uçak, saat 01.36'da Süleyman Demirel Havalimanı'na inişe geçtiği sırada radardan kayboldu.
Bunun üzerine tüm güvenlik birimleri seferber olurken, Hava Kuvvetleri helikopterleri de görevlendirildi. Uçağın koordinatlarını uydu aracılığıyla bildiren ELT cihazından sinyal alınamayınca, çevredeki göllerden birine düşmüş olabileceği düşünülerek aramalar buralara da kaydırıldı.
Isparta'nın yanı sıra Afyonkarahisar ve Antalya'da da aranan uçaktan dört buçuk saat haber alınamadı. Ankara'dan kalkan AS532 Mk1 Cougar tipi özel termal kameraya sahip arama kurtarma helikopteri saat 06.00 sıralarında enkazı havalimanının kuzeybatısındaki, Çukurören ve Kılıç köyleri arasındaki Türbepete'nin zirvesinde buldu.
'Yanma yok, ölümler çarpmadan'
Sarp dağlık bölgeye ulaşan ekipler, 1830 metre yükseklikteki Türbetepe'nin 1700 metresinde kuyruk ve gövde olmak üzere ikiye ayrılıp oturan uçaktaki yolcu ve mürettebattan kurtulan olmadığını saptadı. Bazı yolcuların koltuğa bağlı olarak fırlayan cesetleri ile uçağın kopan parçalarının 5 bin metrekarelik geniş bir alana yayıldığı görüldü. Arama çalışmalarında uçağın 'karakutu' olarak adlandırılan CVR ve FDR cihazları da bulundu. Yolcuların geniş bir alana yayılan cesetlerinden, DNA testi yapılmak üzere kan örnekleri alındı. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar, "Uçakta ölenlerin büyük çoğunluğu çarpmanın etkisiyle hayatını kaybetmiş. Yanma yok" diye konuştu.
Vali: Düştüğü yer rotada değil
Isparta Valisi Şemsettin Uzun, uçağın düştüğü yerin geçiş rotasında olmadığını belirterek, "Uçak oraya nasıl indi anlamak mümkün değil. Sırtın öbür tarafına düşmüş" dedi. Uçağın düştüğü sırada hava koşullarının normal olduğu belirtildi. Kulenin pilotlara 'yaklaşmaya devam edin' uyarısı yaptığı sırada uçakla bağlantı kesildi. Atlasjet Havayolları CEO'su Tuncay Doğaner de kaptan pilotun meydanı gördüğünü, kazanın iniş sırasında meydana geldiğini açıkladı. Düşmeden önce uçaktan acil durum sinyali gelmedi. Acil durum sinyalinin Antalya ve Ankara'daki radar istasyonlarının yanı sıra Isparta Süleyman Demirel Havalimanı kulesinden ve bölgede uçuşunu sürdüren uçaklardan da alınabileceği, bu sinyal sayesinde düşen uçağın yerinin çok daha kısa sürede tespit edilebileceği ifade edildi. Uçak radardan kaybolduğu sırada, bölgeden transit geçiş yapan çok sayıda uçaktan da bilgi istenmesine karşın, bir olay ihbarı yapılmadığı vurgulandı. Uçağın düşmesinin ardından patlama olmaması ise kısa parkurda uçulduğu için uçakta fazla yakıt bulunmamasına bağlandı.
Atlasjet, cenazelerin taşınması için bir kargo uçağı, ölenlerin yakınları için de yolcu uçağı tahsis etti. Ancak ölenlerin yakınları, "İstanbul'dan THY uçağıyla geldik. Şimdi de THY'yle gideriz" dedi.
Ölenlerin isimleri
Mürettebat: World Focus Havayolları görevlisi kaptan pilot Serhat Özdemir, ikinci pilot Tahir Aksoy, kabin amiri Çağatay Şirin, teknisyen Alaattin Göktürk, Atlasjet örevlisi kabin memurları Mana Topçu, Sinem Hatice Vurbun, Mümine Bulut.
Yolcular: Özlem Karataş, Nuri Tığlı, Bahri Öndürücü, M.Rafi Taşkent, Muhsin Öndürücü, Şakir Özsoy, Kasım Muhammet Saygılı, Perihan Kutlu, Sinem Kutlu, Aysun Fatime Balcı, Mustafa Zengi, Davut Demirkurt, Hayri Tokgöz, Tevfik Büyükçaylı, Mehmet Yiğitbaşı, Zeliha Yiğitbaşı, Özgen Berkol Doğan, Engin Abat, Engin Arık, Sibel Uysal, Mehmet Yılmaz, Necati Kartal, Saniye Kartal, Hakan Ulutaş, İskender Hikmet, Senel Fatma Boydağ, Fahrettin Oğurlu, Özcan Oğurlu, Hakan Yakup Tullu, Alp Tezcan, Oğuz Cafer Çiftçi, Yusuf Çiftçi, Nazire Kurnaz, Gözen Polat, Mustafa Fidan, Doğan Göktaş, Hazal Kaynak, İsa Çobankaya, Saniye Çobankaya, Yaşar Çobankaya, Burhan Tepebaşı, Ruşen Mustafa, Hamza Hemreli, Fuat Güler, Mustafa Çalışkan, Kenan Büyük, Süleyman Hilal, Ayşe Şentürk, Sadettin Baysal, Melike Ceylan ve 1.5 aylık kızı Ceren Ceylan.



Dakika dakika faciaya doğru
Kazada ölenlerin yakınları, İstanbul'dan Isparta'ya uçakla götürüldü. Aileler uçaktan ağlayarak indi.
FOTOĞRAF: METİN PALA / AA


23.20: İstanbul-Isparta seferini yapacak Atlasjet Havayolları adına uçan World Focus Havayolları'na ait MD 83 tipi yolcu uçağı Priştina'dan İstanbul'a gecikmeli olarak geldi.
00.50: Uçak, 50 yolcu, iki pilot dört kabin görevlisi ve bir teknisyenle birlikte bir buçuk saat rötarlı olarak İstanbul'dan havalandı.
01.18: Uçak Isparta'ya inmek üzere alçalmaya başladı.
01.36: Süleyman Demirel Havalimanı'na inişe geçen uçak meydanda görüldükten sonra radardan kayboldu.
01.50: Uçağın pilotları, yapılan çağrılara cevap vermedi.
02.03: Arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.
02.38: Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait arama kurtarma helikopterleri havalandı.
03.00: Isparta ve Antalya'da kriz masası oluşturuldu, bölgedeki köylerin muhtarları da uyarıldı.
06.05: Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait helikopterler, Keçiborlu'nun Çukurören ve Kılıç köyleri yakınlarında 1800 metre yükseklikteki Türbe Mevkii'nde enkazı gördü.
06.10: Jandarma ve kurtarma ekipleri bölgeye hareket etti.
06.30: Kurtarma helikopteri uçak enkazının bulunduğu bölgeye inerek kurtulan yolcu olup olmadığı yönünde araştırma başlattı.
07.00: Atlasjet Havayolları CEO'su Tuncay Doğaner, kurtarma helikopterinin enkazın yanına indiğini ve kazadan kurtulan yolcu olmadığının belirlendiğini açıkladı.


Pilot: Isparta kule in-bound olduk...
Uçak, Isparta Süleyman Demirel Havaalanı'na inecekti.
FOTOĞRAF: METİN PALA / AA


Isparta'da düşen yolcu uçağının pilotları Isparta Süleyman Demirel Havalimanı kulesiyle son konuşmalarında piste inmek üzere yaklaşma yaptıklarını söyledi. İşte kayıtlara göre uçak ve kule arasında son telsiz konuşmaları:

Saat 01.18
Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler.
Isparta Kule: İyi geceler, devam edin.
Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri.
Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluş ikaz.
Pilot, uçağı VOR olarak adlandırılan, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'ndaki sinyal vericinin üzerine geldiğini bildiriyor. Bir sonraki noktası olan pisti karşılama pozisyonu olarak adlandırılan 'in-bound' noktasını rapor etmek üzere hareket ediyor.

Saat 01.36
Kaptan Pilot: Isparta kule, in-bound olduk.
Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. Yaklaşmaya devam edin.
Uçakla yapılan son konuşmada pilotlar in-bound olduklarını, yani pisti karşıladıklarını kuleye bildirdi. Bu noktada uçağın pist başından uzaklığı yaklaşık 18 kilometre. MD-83 tipi uçağın bundan sonra alçalma yaparak piste iniş yapması gerekiyordu.


Facianın ilk tanıkları anlattı
Enkaz sabaha karşı bulunabildi.
FOTOĞRAF: AP


Kaza yerine ilk ulaşan gazeteciler, DHA muhabirleri Selamet Şahin ve Göksel Yapar oldu. Şahin:
"Yangın kulesinin yakınına geldiğimde uçak parçalarını gördüm. Uçak, iki yamaç arasına düşmüştü. Muhtemelen önce yangın kulesinin bulunduğu tepeye çarpmış. Kanat ve kuyruk parçaları duruyordu. Biraz ileride cesetler gözüme çarptı. Köylüler dışında kimse yoktu. Kıyafetler, eşyalar, gıda maddeleri ve cesetler çevrede dağınık şekilde duruyordu."
Yapar: "Bazı cesetler koltuklara bağlıydı. Uçaktaki gıda maddeleri etrafa savrulmuştu. Bazı eşyalar ağaçların dallarına takılmıştı. Görevliler ellerinde ceset torbalarıyla enkazın etrafında koşuşturuyordu. Ortalık karmakarışıktı. Kısa süre sonra yolcu yakınları olay yerine geldi."

Ahmet İstek- Osman N. Boyacı- Turaç Top- Cesur Sert- Hasan Özbek- Ramazan Acar- Mehmet Çınar - Ramazan Çetin- Selamet Şahin (dha)