PKK ile mücadelede barajlı dönem

PKK ile mücadelede barajlı dönem
PKK ile mücadelede barajlı dönem

DSİ?nin haritasına göre özellikle Şırnak yakınındaki PKKkamplarının önüne yedi baraj yapılarak sudan setler çekilecek. Ayrıca Hakkâri sınırında dört baraj yapılacak.

Haber: RAMAZAN YAVUZ / Arşivi

HAKKARİ - Kuzey Irak sınırında geçen yıl Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yapımına başlanan ve 2010- 2011 yılında bitirilmesi planlanan barajların hizmete girmesiyle, PKK’lıların sınırda eskisi gibi rahat hareket edemeyecekleri öne sürülüyor. DTP’liler ise “Sudan bir sınır çekiliyor. Barajlar yüzünden bölgede tehcir yaşanacak” dedi.
DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, Irak ile İran sınır kesimlerinde enerji depolama amacıyla hazırlanan proje kapsamında geçen yıl yörede ‘PKK’ya karşı güvenlik barajları’ olarak adlandırılan 11 barajın ihalesi yapılarak yapımlarına başlandı. Şırnak sınırlarında yedi, Hakkâri’de ise dört  baraj devreye girdiğinde, PKK’lıların sınırdan sızmalarının da önüne geçileceği savunuluyor.

Mağaralar sular altında kalacak
Şırnak’ın sınırda bulunan Uludere ilçesi’nden Hakkâri’nin Çukurca ilçesine kadar olan ve sınırı oluşturan Aynatepe, Gürbül Dağı, Bezenik Dağı ile Düğün Dağı’nın derin vadileri ve stratejik noktaları ile PKK’lıların bölgede barındıkları yüzlerce mağara baraj gölü sularıyla dolacak. Sınırı oluşturan dağların Kuzey Irak tarafında ise PKK’nın irili ufaklı birçok kampı bulunuyor. Kuzey Irak’ta Zaho ilçesinin üst tarafındaki sınır kesiminde bulunan ve en çok kullanılan kamplardan olan Haftanin’in yanı sıra, Kejan, Nazdur, Hakkâri’nin Çukurca ilçesinin karşısında Metine ve Zap, Şemdinli’nin karşısında ise Avaşin- Basyan ile Hakurk ve Kelareş kampları var. İddialara göre PKK’nın Şırnak tarafından Türkiye’ye sızması dağları çevreleyen baraj sularıyla engellenecek.
DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ise barajlara karşı. Bir barajın yapılması için prosedürün 2- 3 yıl sürdüğüne dikkati çeken Bayındır “Bu barajlar için o süreç işletilmedi ve yapımlarına hemen başlandı. Bu barajlar bölgenin hem ekonomik, hem ekolojik dengesini bozacak, hem de orada vadiler boyunca bulunan yerleşim yerleri sular altında kalacak. Bu adeta bir yeni tehcir planı gibidir. Buna bölgenin insansızlaştırılması planı da denebilir. Bu barajlarla Kürtler arası siyasal, ekonomik sınırların tekrar çizilmesi istenmektedir. Diğer taraftan ise oradaki köylüler ile Irak Kürtleri birbirleriyle akrabadır. Irak ve Türkiye’deki Kürtler adeta birbirinden koparılmak istenmektedir.”