PKK, 'profesyonel gerilla'ya geçiyor!

PKK, 'profesyonel gerilla'ya geçiyor!
PKK, 'profesyonel gerilla'ya geçiyor!
PKK yöneticilerinden Murat Karayılan 'profesyonel gerilla'ya geçiş hazırlığında olduklarını açıkladı. Karayılan çözüm süreci ve Ergenekon'la ilgili de açıklamalarda bulundu.

Radikal.com.tr - PKK yöneticisi Murat Karayılan, "Her alanda daha fazla ideolojik, daha fazla siyasal, içeriği zengin olan, daha fazla disiplin ve önderlik çizgisini güçlüce uygulayabilen profesyonel bir gerilla olunması hedeflendiğini" açıkladı. Karayılan Ergenekon davasında verilen cezalar konusunda da, “Ergenekon'a bu kadar ceza verilmişken KCK'lilerin bırakılmış olması rahatsızlık yaratır’ deniliyormuş. Ne alakası var? Ben Ergenekon Davası'nın haklı veya haksız olduğu konusuna girmek istemiyorum. Öyle görülüyor ki çok birbirine karıştırılmış bir davadır” dedi. 

ANF’ye açıklama yapan Karayılan yeni dönemde PKK'nın nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin olarak, "Esas olarak süreci uygulamada planlı ve disiplinli hareket eden, gerektiğinde savunmayı da profesyonelce yapabilen bir kabiliyete, yeteneğe ve manevra gücüne ulaşması gerekiyor. Bu, Önderliğimiz tarafından başlatılan yeni sürecin sağlıklı ve güvenlikli yürütülmesi ve pratikleşmesi açısından gerekli ve önemli bir husustur. Yani HPG güçleri de kendini bu yeni sürece göre konumlandıracak ve her anlamda bir profesyonelleşmeyle süreç görevlerini başarıyla yerine getirmeye hazır olacaktır. HPG, diğer parçalardaki savunma güçleriyle dayanışma içinde olmayı da bir ilke olarak kabul eden bir savunma kurumudur. Hem Güney Kürdistan'daki KDP ve YNK peşmergeleri, hem Doğu Kürdistan'daki HRK, yine Batı Kürdistan'da bugün direnen YPG güçleri ile Ulusal Kongre platformunun kararları çerçevesinde dayanışma içinde olmayı ilke olarak kabul etmiştir" dedi. 


'APOLLO AKADEMİLER KOMUTANLIĞI KURULDU'

Daha önce HPG Anakarargâh Komutanlığı ve Halk Savunma Komitesi olduğunu belirten Karayılan yeni dönem örgütlenmesi ile ilgili şöyle konuştu, "Şimdi bu her iki kurum da kaldırıldı ve her ikisinin yerine Halk Savunma Merkezi oluşturuldu. Buna Halk Savunma Merkezi Komutanlığı da denilebilir. Ama genel adı Halk Savunma Merkezi'dir. Halk Savunma Merkezi'ne bağlı 4 alt karargâh bulunmaktadır. Bunlar, HPG Kuzey Kürdistan Karargâhı, HPG Medya Savunma Alanları Karargâhı, HPG Özel Kuvvetler Karargâhı ve HPG Apollo Akademiler Komutanlığı Karargâhı’dır. Bu biçimde dört ayrı karargâh Halk Savunma Merkezi'nde birleşmekte ve bu merkezden yönetilmektedir. HPG'nin geliştirilen yeni sistemi özet olarak bu şekilde ifade edilebilir.


KCK’nın çözüm sürecinin ikinci aşamasının Eylül ayında tamamlanması isteğinin yerine gelmemesi durumunda ne olacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Buna gelinmezse ne olur, buna gelmezlerse yeni tehlikeli bir sürece kapı aralamış olurlar. Kürt halkı için farklı seçeneklere dönük arayışlar gündeme girer. Ortadoğu bölgesi halen kaynıyor. Bugün Rojava Kürdistanı kaynıyor. Kürtlerden tercih isteniyorsa Önder Apo tercihi koydu. Tamam, siz de tercihinizi koyun. Eğer devletle bir Kürt uzlaşması olacaksa ve Kürt ile Türk halklarının ortaklığı gelişecekse, bu devleti temsil eden hükümet iradesini ortaya koymalıdır. Bunu ortaya koymazsa Kürtler de farklı seçenekler üzerinde yoğunlaşmak zorundadır.” 


'ERGENEKON BİRBİRİNE ÇOK KARIŞTIRILMIŞ BİR DAVA'


Karayılan Ergenekon'la ilgili bir soruya ise şu yanıtı verdi: “Şimdi de ‘Ergenekon'a bu kadar ceza verilmişken KCK'lilerin bırakılmış olması rahatsızlık yaratır’ deniliyormuş. Ne alakası var? Ben Ergenekon Davası'nın haklı veya haksız olduğu konusuna girmek istemiyorum. Öyle görülüyor ki çok birbirine karıştırılmış bir davadır. Fakat savcılığın Ergenekon Davası'ndan yargılananlar hakkındaki iddiaları çok ağırdır. Buna göre Ergenekoncular darbe yapmaya kalkışmışlardır. Büyük oynamışlardır. Devlet içinde devlet kurmuşlar, seçilmiş bir hükümeti devirmek istemişlerdir. Bu özel mahkeme tarafından her ne kadar Kürdistan'daki insanlık dışı suçları, katliamları suç saymayıp bunları yargılamamış olsa da, bugün Ergenekon davasından ceza alanların önemli bir kısmı Kürdistan'da ağır insanlık suçu işlemişlerdir. Peki, Kürt siyasetçileri ne yapmış? TC yasalarına göre siyaset yapmış, bu sorunun barışçıl yollarla çözümünü savunmuş, barıştan yana kimlikli bir duruş sergilemiş. Bunun dışında ne yapmışlar? Şimdi içeride olan ve herkesin tanıdığı Kürt siyasetçileri, Kürt belediye başkanları, milletvekilleri darbe yapmaya mı kalkışmışlar, silahlı mücadele mi yürütmüşler? Hayır. Kürt kimliğine sahip çıkmışlar ve Kürt sorununa barışçıl-demokratik çözümü savunmuşlar. Sömürgeci yasalar bunları suç sayıyor. Bunlar özünde hiçbir suç değildir. Kürt siyasetçileri suçsuz bir biçimde rehin olarak tutulmaktadırlar. Bu nedenle KCK tutuklularıyla Ergenekon tutuklamalarını aynılaştırmak doğru değildir ve konuları tersinden ele almaktır."

Karayılan PKK'nın esrar ticareti ile bağlantısı iddialarıyla ilgili olarak da şunları söyledi, "Tersine PKK hareketi toplumları uyuşturan ve sarhoş eden bütün maddelere ilkesel düzeyde karşıdır ve bu konuda mücadele yürütmektedir. Türk devletinin bu iddiası tamamen bir uydurmadır... Ve bu işi yapanlar genellikle devlete yakın, devletle işbirliği içinde olan kesimlerdir. Belki bazı sıradan-halktan insanlar da zaman zaman ekim yapıyor olabilirler ama onlarınki uzun süreli değildir. Ya altı ay ya da en fazla bir yıl sürer. Genellikle devlet tespit eder ve gelip ektikleri ne varsa toplar götürür. Eskiden beri bu böyleydi. Bölgede sadece devletle işbirliği halinde olanlar esrar ekebilmektedirler... Devlet orada bir yaprak bile kımıldasa farkında oluyor. Çünkü her gün Heronlarla her taraf keşif ediliyor. Bırakalım koskoca onlarca dönüm arazinin ekilmesini, tek bir ağaç bile ekersen Heron hemen tespit eder.