Polat ailesi gerçek adalet istiyor

Polat ailesi gerçek adalet istiyor
Polat ailesi gerçek adalet istiyor

3.5 yıldır süren davanın üç müdavimi var. Oğullarını işkencede yitiren anne ve baba ile suçunu itiraf eden er Hüseyin Güldaşı. FOTOĞRAF: ALİ GÜRELİ / AA FOTOĞRAF: NEŞET KARADAĞ / DHA

Kenan Polat'ın oğlu Murat askeri cezaevinde işkenceyle öldürüldü. Biri yarbay, 30 kişinin yargılandığı davada tek tutuklu sanık bir erdi. Baba Polat, 'Emri verenler dışarıda, bu içeride' dedi. Tek tutuklu sanığın da salıverilmesini istedi

ADANA - 20 yaşındaki Er Murat Polat’ın askeri cezaevinde işkenceyle öldürülmesiyle ilgili davada, 30 sanıklı davanın tek tutuklu sanığı er Hüseyin Güldaşı,  Polat’ın babasının isteği üzerine serbest bırakıldı.
Baba Kenan Polat, “Adalet istiyorum... Subay ve astsubaylar serbest gezerken bir tek bu çocuk tutuklu kaldı. Onlar emir vermiş, bu da yerine getirmiş. Onun için bu sanığın da tahliyesini istiyoruz. Bu da bizim evladımız sayılır” dedi.
Er Güldaşı’nın tahliyesiyle biri yarbay, dördü astsubay 30 sanıklı işkence davasında tutuklu yargılanan kimse kalmadı.
23 Haziran 2005... Er Murat Polat, askerlik gö- revini yaptığı Gaziantep topçu taburunda, dizinden rahatsızlandı. İskenderun’daki Deniz Askeri Hastanesi’ne sevk edildiğinde, arkadaşı Ahmet Sambur ile firar etti. İddiaya göre iki asker, 27 Haziran günü İskenderun’da bir eve ‘hırsızlık amacıyla girmek isterken’ yakalanıp 28 Haziran’da Adana 6. Kolordu Komutanlığı cezaevine konuldu. Polat, mahkûm giysisi giymemekte direndiği için asker olan cezaevi gardiyanları tarafından cop ve sopayla dövüldü. Böbrekleri ve akciğeri hasar gören, kaburgaları kırılan ve beyninde ödem oluşan Polat, 27 Temmuz 2005 tarihinde hastanede öldü. Otopside “İşkence sonucu ölmüştür” denildi.
Savcılığın hazırladığı dosya bir süre mahkemeler arasında dolaşıp Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önüne geldi.
Yarbay ve astsubaylar hakkında görevi ihmal, çoğu terhis olan erler hakkında ‘işkence’ ve ‘neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış işkence’ suçlamalarıyla dava açıldı. Sanıklar hakkında 12 yıldan ömür boyu hapse kadar çeşitli cezalar istendi. 

‘O da evladım sayılır’
20 yaşındaki Polat’ın ölümünden yaklaşık 3.5 yıl sonra, davaya Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya sadece tek tutuklu sanık er Hüseyin Güldaşı katıldı, diğer sanıklar ise gelmedi.  Polat’ın İstanbul’da yaşayan anne ve babası da her duruşmada olduğu gibi yine salondaydı. 
Mahkeme başkanı kendisine söz verdiğinde, baba Kenan Polat’ın oğlunun ölümü nedeniyle suçlanan gencin serbest bırakılmasını istemesi herkesi şaşırttı.
“Adalet istiyorum” diyerek sözlerine başlayan Kenan Polat, “Oğlumu işkenceyle öldürenler dışarıda geziyor. Emir verenlerle, oğlumu öldürenler tutuklanmayacaksa bu çocuk da serbest bırakılsın. O da benim evladım sayılır. Bu da çıksın” dedi.
Anne Gülşen Polat da oğlunu işkenceyle öldürenlerin neden tutuklanmadığını sordu, “Oğlumun öldürülmesinden komutanları ile cezaevindeki gardiyanlar sorumludur. Komutanları emir vermeseydi oğlumu döverek öldüremezlerdi. Emir verenler dışarda. Bu da serbest kalsın. Komutanlar ile asker gardiyanların bu sanıkla birlikte tutuklanıp yargılanmasını istiyoruz” diye konuştu.
Er Hüseyin Güldaşı ise söz sırası kendine geldiğinde Polat’ın ailesinden özür diledi. Güldaşı, “Kimseyi öldürme kastıyla hareket etmedim. Çıkan isyan sonucunda meydana gelen bir ölüm olayıydı. Ben komutanlarımın emirleri doğrultusunda hareket ettim. Uzun süredir tutuklu kaldığım için ben de mağdurum. Tahliyemi istiyorum” dedi.
Mahkeme heyeti, anne ve babanın sözlerini dikkate alarak Hüseyin Güldaşı’nı oyçokluğuyla tahliye etti.  30 sanıklı davada tutuklu kalmadı.  Duruşma ertelendi.
Baba Kenan Polat, mahkeme çıkışında yaptığı açıklamada, oğlu Murat’ı öldürdüğü belli olanların bir türlü tutuklanmamasının kendisini rencide ettiğini anlattı:
“Tutuklu er Hüseyin, oğlumu nasıl öldürdüklerini mahkemede açık açık anlattı. Pişman olduğunu söyledi. Oğlumu komutanlarının emriyle, kendisi gibi gardiyan askerlerle döverek öldürdüklerini anlattı. Ayrıca cezaevinde işkence görenler de gelip nasıl işkenceye maruz kaldıklarını anlattı. Ancak oğlumun işkenceyle öldürülmesi ve diğer askerlere işkence yapılmasına emir verenler ile yapanlar dışarıda ellerini kollarını sallayarak geziyor. Ben ve eşim her duruşmaya geliyoruz. Biz adalet istiyoruz. Duruşmada, diğer sanıkların da tutuklanmasını istedim. Eğer tutuklanmayacaklarsa tutuklu sanığın da serbest bırakılmasını söyledim. O da serbest bırakıldı. Adalet aramaya bakanlığa da gittim. Ancak, beni yaka paça otobüse bindirip yeniden İstanbul’a gönderdiler. Adaletimizi Avrupa’da mı arayalım? Bize yakışır mı?”