'Polis döver beni'

'Şüpheli şahıs' olduğu gerekçesiyle 29 Nisan 2001'de polis tarafından gözaltına alındıktan sonra intihara teşebbüs eden 14 yaşındaki D.E, artık ailesinin yanında.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - 'Şüpheli şahıs' olduğu gerekçesiyle 29 Nisan 2001'de polis tarafından gözaltına alındıktan sonra intihara teşebbüs eden 14 yaşındaki D.E, artık ailesinin yanında. Uzun süre yoğun bakımda kalan ve 'gözaltı macerası' nedeniyle hâlâ şok halinde olan D.E, şimdi yürüyebileceği günleri bekliyor. Sağ kolu
ve kalçasında kırık olan, sol ayağında da açık yaralar bulunan D.E'nin ailesi, kızlarının yürümede sorun yaşayabileceğini belirtti. Anne Y.E, kızının önceleri neşeli, hareketli ve konuşkan olduğunu, şimdi ise güçlükle konuşabildiğini söyledi. Gözaltında başına gelenlerle ilgili ciddi iddialar ortaya atılan D.E, konuşamadığı için hala pek çok şey aydınlanamadı. Ancak bazı sorulara duraksamadan yanıt verebiliyor.
İlkokulu bitiremeyen ve okumayı çok seven D.E, bağlamaya ve türkülere meraklı, ama içinde bir korku var. "Bağlama kursuna gitmek ister misin?" sorusuna D.E'nin yanıtı, "Hayır, polisler döver beni" oluyor.
'Kelepçe yaptı'
Annesinin kollarını göstererek kızına sorduğu, "Bileklerine ne oldu?" şeklindeki soruya verilen "Kelepçe yaptı" yanıtı, D.E'nin yaşadıkları hakkında da ipucu veriyor. Anne, kızının dışarıya çıkmaktan korktuğunu ve bunu sık sık ifade ettiğini, hâlâ belleğinde polisin yol açtığı korkular bulunduğunu ifade etti. Gözaltında kızının ağzına copla vurulduğunu ve bu nedenle dişinin kırıldığını öne süren anne, D.E'nin eskisi gibi olamayacağını söyledi.
Anne Y.E, kızının makatında morarma ve genişleme olduğunu söylerken konuşmaya çekindi. Söylemeye telaffuz edemediği şey ise kızının tecavüze uğramış olabileceği ihtimaliydi. Anne, gözaltından sonra eve geldiklerinde D.E'nin oturamadığını ve sürekli yan yatarak yüzünü gizlediğini vurguladı. D.E. ile ilgili polisin ortaya attığı 'Küçükken menenjit geçirmiş, akli dengesi yerinde değil' ve 'Aileden baskı görmüş, daha önce de intihara kalkışmış' iddialarına aile kızgın. Kızının normal bir çocuk olduğunu belirten anne, "Böyle bir şey söz konusu olsa bile kötü muamale görmeyi hiçbir çocuk hak etmez" dedi.
Çocuk Vakfı: Ceza gerekiyor
Çocuk Vakfı, D.E. olayıyla ilgili bir rapor hazırladı. Raporda ailenin, polisin anlatımlarına, olayın hukuki boyutuna da yer verilerek, olayda sorumluluğu bulunanların cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Raporda, ailenin Güneydoğu kökenli olması nedeniyle polis tarafından hakarete uğradıkları görüşü savunuldu.
Raporda şöyle denildi: "Yenibosna 75.Yıl Karakolu'nda görevli polis memurları, Bahçelievler TEM Şubesi polis memurları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Birimi'nde görevli polis memurları hakkında 'görevi kötüye kullanma, tehdit, görev başında vatandaşa hakaret, Türk Ceza Kanunu 179., 181., 185., 228., 240., 243., 245. maddelerine ve AİHS m.3 ve m.5'e aykırılık' gibi suçlarla ilgili iddialar söz konusudur."
18 yaşından küçük olmasına rağmen ailesine haber verilmediği ve uzun süre savcılığa çıkarılmadığı vurgulanan raporda, olayın hiçbir karanlık nokta bırakmayacak şekilde aydınlatılması ve D.E'nin psikolojik ve fiziki sorunlarının tedavi edilmesi istendi.