Polis-vatandaş el ele daha huzurlu günlere: Parkta oturan gence Yunuslardan dayak!

Polis-vatandaş el ele daha huzurlu günlere: Parkta oturan gence Yunuslardan dayak!
Polis-vatandaş el ele daha huzurlu günlere: Parkta oturan gence Yunuslardan dayak!

Hayati tehlikeyi atlatan Güney Tuna?nın kırık bacağı alçıya alındı. FOTOĞRAF: SERKAN OCAK

Üniversiteli genç parkta arkadaşlarıyla gitar çalıp içki içtiği için hastanelik edildi: Sekiz polis başımı tekmeliyordu...
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - “Oturuyorduk, polisler gelip beni kelepçelediler, duvarın dibine götürdüler. Orada sekiz polis gelip kafamı tekmelemeye başladı. Biri yüzümü tutarak bağırıp çağırmaya başladı. Biri de ‘Benim yüzüme bak, ismimi hatırla’ dedi, tehditler savurdu. Birçok şeyi  hatırlamıyorum.”
Güney Tuna, kendisine beyin kanaması geçirten bu dayağı, arkadaşlarıyla parkta içki içtiği ve polisin “İçki içmeyin!” emrine itiraz ettiği için yedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Tuna, 3 Ekim gecesi arkadaşlarıyla Avcılar Mustafa Burcu Parkı’nda oturuyor, gitar çalıp  bir yandan da alkol alıyordu. Bu sırada motorize polis ekibi ‘Yunuslar’ geldi. Polisler “İçki içmeyin!” deyip parktan gitmelerini istedi. Gençler parktan ayrılmadı. Yunuslar, 10 dakika sonra geri dönünce bu kez gruba müdahale etti. Tuna, gitmeyeceklerini belirtip polislerle tartıştı.
İddiaya göre polisler, Tuna’yı önce kelepçeledi ve ardından tekme tokat dövmeye başladı. Bir polisin itmesi sonucu da Tuna kafasını betona çarptı.
Dövülerek karakola götürülen Tuna’nın, “Darp görmedim” yazılı bir kâğıda imza attırıldıktan sonra bırakıldığı ileri sürüldü. Daha sonra fenalaşınca yanındaki babası tarafından hastaneye kaldırılan genç beyin kanaması geçirdi. 

‘Kelepçeleyip dövdüler’
Dün hayati tehlikeyi atlatan Güney Tuna, hastanede bacağı alçılı halde, dehşet anlarını Radikal’e şöyle anlattı:
“Oturuyorduk, polisler geldi. Beni kelepçelediler ve duvarın dibine götürdüler. Orada sekiz polis gelip kafamı tekmelemeye başladı. Biri de yüzümü tutarak bağırıp çağırmaya başladı. Bana vuran polislerden biri de ‘Benim yüzüme bak, ismimi hatırla’ dedi ve tehditler savurdu. Birçok şeyi  hatırlamıyorum.”
Olay sırasında Tuna’nın yanında bulunan okul arkadaşı Sevda Özdemir de Tuna’yı doğruluyordu:
“İtişme oldu. Önce iki polis vardı. Sonra da çok sayıda yunus polis geldi. Önce ikisi Güney’i dövmeye başladı. Sürüklediler. Bu sırada Güney yere düştü ve kafasını yere vurdu. Kelepçelediler, bu sırada da vurmaya devam ettiler.”

Eve giderken fenalaştı
Baba Cengiz Tuna ise olayı duyup karakola gittiğinde dayaktan habersizdi:
 “Dayaktan haberdar olmadığım için oğluma ‘Kâğıdı imzala da gidelim’ dedim. Güney imzaladı, ayrıldık. Eve giderken başı döndü, midesi bulandı. Ağrıları vardı. Hastaneye gidince sol diz kapağı ile sağ fibula kemiğinin kırık olduğu ortaya çıktı. Bu sırada kusmaya başladı. Hastanede beyninde kanama olduğu söylendi. Bu bir vahşettir.”

Emniyet’ten üç müfettiş
Küçükçekmece Savcılığı dün soruşturma başlattı. Savcılık, tarafların ve görgü tanıklarının ifadesini aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü de olayla ilgili üç polis müfettiş görevlendirdi. Hastaneye giden bazı polis yetkililerinin, baba Tuna’ya geçmiş olsun dileğinde bulunup dayakçı memurların cezalandırılacağını söyledikleri öğrenildi.