@ismailsaymaz

Polise direnmenin bedeli: 10 yıl

İzmir'de sol görüşlü çiftçi gazetesi dağıtırken iddiaya göre polise direnen dört genç kendilerini F Tipi'nde buldu. Haklarında beş-10 yıl hapis cezası isteniyor
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - İzmir’de, ‘Toprağın Sesi’ adlı sol görüşlü çiftçi gazetesini dağıtan dört genç, iddiaya göre polis tarafından durduruldu. Polis tutanağına göre, içlerinden arama kaydı bulunan arkadaşlarını kendilerine teslim etmeyen, direniş gösteren ve bir polisi yumrukladıkları ileri sürülen gençler, ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ten tutuklandılar. Konuldukları cezaevinden de ‘güvenlik’ gerekçesiyle çıkarılarak Buca 2. No’lu F Tipi Cezaevi’ne götürülen gençlerden biri 10 yıl, üçü beş yıla kadar hapisle yargılanıyor...       
Aynı siyasi görüşe sahip olan 28 yaşındaki G.S. ve İ.H., 24 yaşındaki F.M. ile 20 yaşındaki Ç.Ç., 8 Ağustos akşamı ‘Toprağın Sesi’ gazetesini dağıtmak için Aktepe Mahallesi’ne gitti. Gazetelerle sokakları dolaşırken, yanlarına polis ekibi geldi. Polisin olay yerine tutanağına göre, ihbar üzerine gidilen 141 ve 147 sokakta dört gençle karşılaşıldı. Kimliği alınan G.S.’nin arama kaydı çıktı. Polisin iddiasına göre, G.S. karakola çağrılınca grup direndi:
“Dört şahıs da ‘Bizi kimse polis merkezine götüremez’ dedi, G.S.’nin koluna girilip ekip otosuna yöneldiğimizde diğer üçü elimizden almak istedi. ‘Baskılar bizi yıldıramaz’, ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’, defolun katil polisler’ diye slogan atıp G.S.’yi kaçırmak istemeleri üzerine G.S.’ye kelepçe takıldı. ‘Katil polisler, üç -beş kişinin ünformalı köpeğisiniz’ diyerek G.S.’yi almak istemeleri üzerine çok az miktarda biber gazı sıkılarak, ekip otosuna alınmak istendi, ancak şahıslar kollarını açıp ayaklarıyla direnerek binmek istemediler. Ç.Ç.’ye kelepçe takılıp diğerlerinin ayakları ve kollarından tutularak otoya bindirildiler.”
Yine polis tutanağına göre, otoda slogan atmayı sürdüren dört şüpheli, Gaziemir Polis Merkezi önünde araçtan inmek istemedi. Kolları ve bacaklarından tutulup indirildiler. İddiaya göre F.M., memur F.C.’yi yumrukladı. 
Dört şüpheli, karakolda susma hakkını kullanırken ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ten savcılığa sevk edildi. Polisin fezlekesine göre, asayişten dört polis ve bir de F.C., şüphelilerden şikâyetçiydi. Fezleke de şikâyetçi polislerin hazırladığı tutanağa dayandırıldı. Savcılık, ifade almadan, tutuklama istemiyle şüphelileri İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk etti. 

‘Asıl mağdur biziz’
Mahkemede konuşan G.S.’ye göre, olayın gelişimi, tutanakta yazılandan çok farklıydı:
“Ekip arabası gelip kimliklerimizi aldı. Daha sonra ikinci bir ekip gelip ‘Hıdır’ adlı birini aradıklarını söyledi. Hıdır diye birinin olmadığını söyledik. Karakola davet ettiler, gitmeyeceğimizi söyledik. Bizi karga tulumba arabaya bindirdiler.”
Polise yumruk attığı iddia edilen F.T. ise karakolda kafasının kapıya ve duvara vurulduğunu savunurken, Ç.Ç. üzerine oturulduğunu iddia etti.    

Adres F Tipi cezaevi
Dört şüpheli 9 Ağustos’ta tutukladı. Gençler önce Buca Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Ancak daha sonra avukatları Yavuz Dursun’a göre, ‘güvenlik’ gerekçesiyle, çete ve uyuşturucu davalarından tutuklu bulunanların konulduğu Buca 2. No’lu F Tipi Cezaevi’ne nakledildiler.
11 Ağustos’ta tamamlanan iddianamede F.M. hakkında ‘görevini yaptırmamak için direnme, memura hakaret ve memuru yaralama’dan 10 yıla, üç şüpheli hakkındaysa beş yıla kadar hapis cezası istendi.
Avukat Yavuz Dursun, polislerin dört şüpheliye “Biz bu bölgenin hakimiyiz, bizden izinsiz kimse gazete satamaz” dediğini iddia etti. Dursun, GBT taramasının karakolda yapıldığını ve tutanağın da buna göre düzenlendiğini öne sürerken; F.T. ile polis arasında yumruklaşma yaşandığını belirtti.