Polise örnek ceza

Birtan Altınbaş'ın gözaltında ölümüyle ilgili polisleri mahkûm eden mahkeme, yetkililerin, 'Duvardan düştü' sözüne değil, tanıkların ifadesi ve raporlara inandı.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - 1991'de Ankara'da gözaltına alınan 24 yaşındaki Birtan Altınbaş'ın işkence sonucu öldüğüne karar veren mahkeme, aralarında MHP'li Devlet Bakanı Faruk Bal'ın danışmanı İbrahim Dedeoğlu'nun da bulunduğu dört sanığın, "Kendini yaraladı, duvardan düştü, açlık grevindeydi" yolundaki savunmalarını reddetti.
Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Altınbaş 1991'de Dr. Musa Duman cinayetine karıştığı iddiasıyla gözaltına alınmış ve bir hafta sonra ölmüştü. 10 sanıklı dava 10.5 yıl sonra temmuz ayında bitti ve dört polis ceza aldı. Birisi MHP'li Bakan'ın danışmanı
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, Altınbaş'ı sorgulayan timdeki görevlileri cezalandırdı. Tim amiri başkomiser İbrahim Dedeoğlu, sonradan emniyet amiri olan Şadi Çaylı ile polis memurları Süleyman Sinkil ve H. Cavit Orhan 4 yıl 5'er ay 10'ar gün ağır hapse mahkûm edildi. Dedeoğlu, 1995 seçimlerinde MHP'den milletvekili adayı olmuş ancak seçilememişti. Dedeoğlu'nun mahkûm edildiği tarihte ise MHP'li Bakan Faruk Bal'ın danışmanı olduğu belirlenmişti. İşkence mahkûmlarından Şadi Çaylı ise terfi ettirilerek Siirt Özel Tim Harekât Başkanvekilliği'ne atanmıştı.
İnanmadılar
Karar oybirliğiyle alındı. Mahkeme, sanıkların, "Kendisini sağa sola vurarak yaraladı, kaçarken duvardan düştü, açlık grevindeydi. Zaten başkaları suçu itiraf etmişti, sorguya gerek yoktu. Sorgulamaya biz katılmadık" açıklamalarını inandırıcı bulmadı. Mahkeme, olayı örtmeye çalışan sanıkların savunmalarının aksine, işkencenin tespit edildiği Adli Tıp raporuyla, Altınbaş'ın çığlıklarına tanık olan gözaltındaki kişilerin anlatımlarını esas aldı.
'Öldürmek kastı olmaksızın şiddet'
İşte, mahkûmiyetin gerekçesi: "Maktul Birtan'ın sorgulama timinin amiri olan sanık Dedeoğlu'nun emriyle nezarethaneden alınıp sorgu odasına götürülerek sanıklar İbrahim Dedeoğlu, Şadi Çaylı, Ahmet Taştan,
H. Cavit Orhan ve Süleyman Sinkil tarafından sorgulandıkları, sorgulama sırasında suçunu itiraf ettirmek amacıyla öldürmek kastı taşımaksızın cebir ve şiddette bulundukları, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna göre, Birtan'ın sorgulama timine dahil sanıkların meydana getirdiği travmatik lezyonlar, bulunduğu şartlar ve olayın stresi sonucu kaldırıldığı Gülhane Askeri Hastanesi'nde öldüğü toplanan delillerden anlaşılmıştır..."
İki polis hâlâ firarda
Mahkeme, sanıklara önce 8'er yıl hapis vermiş, daha sonra cezayı suçun görev sırasında işlenmesi nedeniyle 10 yıla çıkarmış, ardından 'faili meçhul' ve 'iyi hal' indirimi yaparak cezayı 4 yıl 5 ay 10'ar güne indirmişti. Dört sanığı beraat ettiren mahkeme, 10 yıldır yakalanamayan iki polisle ilgili dosyayı ise ayırmıştı. Gerekçenin açıklanmasıyla dava Yargıtay'a gidecek. Mahkûmiyet onanırsa sanıkların cezaları kesinleşecek, bu çerçevede sanıklara üç yıl kamu hizmeti de yasaklanacak.