Polise yine beraat

Susurluk sanıklarından İbrahim Şahin ve Ayhan Çarkın dahil 22 polis, dokuz yıl önce Çiftehavuzlar'da üç kişinin öldürüldüğü operasyon davasından beraat etti.
Haber: DAVUT GÜLEÇ / Arşivi
MAŞUK GERGİN / Arşivi

KAYSERİ - İstanbul Çiftehavuzlar'da 17 Nisan 1992'de DevSol'a yönelik operasyonda öldürülen örgüt lideri Dursun Karataş'ın eşi Sabahat Karataş, Taşkın Usta ve Eda Yüksel'in yakınlarınca açılan davada 22 polis beraat etti. Güvenlik nedeniyle beş yıldır Kayseri'de görülen davada Savcı
"Operasyona katılıp silah kullanan sadece sekiz polis var. Emniyet görevlileri meşru savunma haklarını kullandılar" dedi.
Kayseri 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, aralarında Susurluk Davası sanıklarından Özel Harekât Dairesi eski Başkanvekili
İbrahim Şahin ve Ayhan Çarkın'ın da bulunduğu altısı rütbeli, 22 polis hakkında idam cezası istemiyle süren davanın dünkü duruşmasına, sadece sanık avukatı İlhami Yelekçi katıldı.
'Meşru savunma'
Cumhuriyet Savcısı Metin Helvacı, Kayseri'deki 33'üncü duruşmada sunduğu mütalaasında, sanıkların örgüt evine teslim olmaları anonsu yaptığını, evdekilerin yanıt vermediğini, bu sırada polislerin sabırla beklediğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Operasyonda ölenler, pencereye örgüte ait bez asmış, canlı teslim olmayacaklarını belirtmiş. Slogan attıkları, ateş açtıkları, içerde bir şeyleri yakmaya başladıktan sonra polisler 2549 sayılı Polis ve Vazife Selahiyet Kanunu gereğince zor kullanma yetkilerini kullanmışlardır. Bir timin kapıyı bombayla açıp, silahlı çatışmada üç kişiyi ölü ele geçirdiği hücre evinde silah, mermi, örgütsel doküman bulunduğu görülmüştür. Tüm sanıklar hakkında dava açılmışsa da, bizzat çatışmaya giden sanıklardan Reşit Altay, Abdullah Dindar, İbrahim Şahin, Adnan Taşdemir, Adalet Üzüm, Ayhan Çarkın, Aslan Pale ve
Ali Türker'in silah kullandığı diğer polislerin ise operasyonda silah kullanmadığı, çevre güvenliği aldıkları anlaşılmıştır."
'Polisleri de düşünün'
Savcı mütalaasında, sanıklar lehine şu ifadelere de yer verdi:
"Olay sırasında zaruret sınırının aşıldığı iddiasının tetkikinde, baskına katılan sanıkların içinde bulunduğu ruh ve psikolojik
durumun göz önüne alınması gerektiğinden sanıkların, saldırının boyutunu bilmediği, hedeflerinin ilk etapta karşısındaki illegal örgüt elemanlarını etkisiz hale getirmek için hareket ederek, TCK 49 maddesi kapsamında yasal meşru ve savunma hakları suçunu işlediği, diğerlerinin çevre güvenliğinde kaldığı saptanmıştır. Sanıklardan Mehmet Baki'nin ölmesi nedeniyle davasının ortadan kaldırılması, sekiz sanık dışındakilerin de beraatine, sekiz sanığın ise TCK 49 maddesi gereğince haklarında ceza terkibine yer olmadığına karar verilmesini, emanetteki maktüllere ait silah ve mühimmatın muhafaza edilmesi ve ölenlere ait eşyaların ise mirasçılarına verilmesini talep ederim."
Mahkeme heyeti, operasyonda silah kullanan sekiz sanık hakkında TCK'nın 49/1 maddesi gereğince cezaya yer olmadığına, diğer sanıkların ise beraat etmesine karar verdi.