@ismailsaymaz

'Polisin dayağı dalağımdan etti'

'Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun 1 Haziran'da değişmesinden sonra Beyoğlu'ndan yükselen 'işkence' sesleri kesilmiyor. Mehmet Nezir Çirik ve Arif Kılıç polisten işkence gördüğünü iddia eden son kişi oldu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - 'Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun 1 Haziran'da değişmesinden sonra Beyoğlu'ndan yükselen 'işkence' sesleri kesilmiyor. Mehmet Nezir Çirik ve Arif Kılıç polisten işkence gördüğünü iddia eden son kişi oldu. Çirik'in iddiasına göre polis onu gözaltında dövdü, sokağa attı, Taksim İlk Yardım Hastanesi'ne alınmasını engelledi. 30 yaşındaki Çirik'in patlayan dalağı başka bir hastanede alındı.
Emniyet yetkilileri her iddiadan sonra idari soruşturma başlatıldığını belirterek Çirik'in durumu konusunda kendilerine henüz bir şikâyet gelmediğini söyledi. Verilen bilgiye göre daha önceki iddialarla ilgili başlatılan soruşturmalar da sonuçlanmadı.
Üzerlerinden çakı çıktı
Çirik, arkadaşı Arif Kılınç'la birlikte 10 Ağustos'ta Tarlabaşı'na babası Saim Çirik'in evine gitti. İki arkadaş, ziyaret dönüşü saat 20:00 civarında Demirbaş Sokak'ta resmi ve sivil polislerce durdurulup arandı. İki arkadaş üzerlerinden çakı çakınca Taksim Polis Merkezi'ne götürüldü. Çirik bundan sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: "İfademizi alıp 'İmzalayın' dediler. Tutanakta, 'Kimliğini göstermemek ve direnmek' yazıyordu. 'İmzalamam' deyince nezarete konduk. Arkadaşım nezarethaneye girmeden önce bir sigara yakınca komiser onu azarlayıp sigarayı söndürttü. O da, 'Bari arada bir verin' dedi. Bunun üzerine dört-beş polis arkadaşımın üzerine atıldı. Polislere, 'Yapmayın, sinir hastasıdır' dedim. Dinlemediler. Arkadaşımı korumak isteyince boynuma bir cop geldi. Yüzümü kapayınca boşluklarıma vurdular, hayalarımı tekmelediler."
'Hastaneden zorla çıkardılar'
Bu süreçte avukat istemeyi düşünemediklerini, polisin de kendilerine bunu hatırlatmadığını belirten Çirik'in iddiasına göre dayaktan sonra nezarethanede, polislere yine bağırınca dışarıya çıkarıldılar: "Bu kez anlattığımız gibi bir tutanak yazıldı, imzaladık. 'Gidebilirsiniz' dediler. 'Hastaneye götürün' dedim. 'Bırakıyoruz işte, daha ne istiyorsunuz' dediler. Dışarı çıkarıldık. Arkadaşım Arif Kılınç'ın eşi ve kayınbiraderi de karakolun önüne gelmişti. Karakol çıkışında sinir hastası Kılınç, kendini yere atarak bağırdı. Devriye gezen polis ekibi gelip dördümüze de vurdu. Bir duvarın önüne yığıldım. Sonra 'Sizi hastaneye götürüyoruz' denilerek araca konulduk. Ama bizi Dolapdere'de yol kenarına bıraktılar. Murat Demir isimli arkadaşımı aradım. Arabasıyla bizi Taksim İlk Yardım Hastanesi'ne götürdü: Biz içerdeyken bir araç dolusu polis geldi. 'Ne işiniz var burada' diyerek bizi zorla dışarı çıkardılar."
Çirik ve arkadaşı ertesi gün İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde muayene oldu. Burada verilen geçici raporda, 'oksipital bölgede (kafa) hassasiyet, sol hemitoraksta (sol göğüs altı) üç santimetrelik ekimoz (morartı), yaygın batın (karın) hassasiyeti' saptandı. Bu yüzden 'ileri tetkik ve tedavi' için yatırılan Çirik, dalağı patladığı anlaşılınca pazartesi günü ameliyat edildi. Dalağı alınan Çirik, tedavi altında. Doktorlar, dalağın 'darpla' patlamış olabileceğini, Çirik'in bir süre daha hastanede kalacağını belirtti. Arkadaşı Kılınç'sa ayakta tedavi edildi. Kılınç'ın eşi ve kayın biraderi de polis dayağını doğruluyor.
Suç duyurusunda bulunulacak
Çirik'in avukatı Eren Keskin, bugün saat 11.00'de, polisler hakkında suç duyurusunda bulunacak. Keskin, "İnsanları dövüp dövüp kapının önüne atıyorlar. Demek ki kendilerini güvencede hissedip böyle davranıyorlar. 'Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun değişmesinden sonra verilen yetkilerle çok sayıda böyle vaka meydana geldi, geliyor" diye konuştu.



Üç ayda savcılık şikâyetle doldu
Özellikle Taksim'de, güvenlik güçlerinin yetkilerini artıran Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun yürülüğe girmesiyle kötü muamele iddiaları arttı. Son üç ayda savcılıklara yansıyan iddialar şöyle:
29 Temmuz: Avukat Muammer Öz, Moda'da oturduğu sırada kimlik soran polislerce tartaklandı. Dövülen Öz'ün burnu kırıldı.
26 Temmuz: Gazeteci Serkan Tekpetek Şişhane'de zorla sokulduğu polis aracında 10'u aşkın polis tarafından dövüldü.
14 Haziran: Ümraniye'de, hırsızlık iddiasıyla gözaltına alınan Mustafa Kükçe, 15 Haziran'da Çakmak Karakolu'ndan yürüyemeyecek halde Ümraniye Adliyesi'ne çıkarıldı. Cezaevine konulan Kükçe, kaldırıldığı hastanede öldü.
10 Haziran: Transeksüel Öznur Dağ, Tarlabaşı'nda bir kadının sivil giyimli iki kişi tarafından dövüldüğünü gördü. Müdahale eden Dağ da dayak yedi. Sivil kişiler polis çıktı.
8 Haziran: İşadamı Sezai Yakar, trafik polislerince durduruldu. Taksim Polis Merkezi'nde dövülen Yakar'ın burnu kırıldı.
5 Haziran: Transeksüel Esmeray, Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önündeki iki polisçe dövüldü.
30 Mayıs: Taksim'deki evi basılan Resul Pekdoğan dayak yedi.
22 Mayıs: Taksici Engin Topal, gaspçılardan kaçıp sığındığı polisi, kendisine yardım etmedi diye 155'e şikâyet edince cop ve tekmelerle dövüldü. Ali Bakça itiraz edince o da dayaktan payını aldı.
26 Mayıs: Ferhat Yalçınkaya, Galatasaray'da gözaltına alındı. Polis aracında, cop, silah dipçikleri ve kazma sapı denilen cisimlerle dövülüp Yedikule'ye atıldı.
21 Mayıs: M.K., Tarlabaşı'nda polis aracına bindirilip dövüldü.