Polisler 'Devlet Dink'in kalemini kırdı' demiş

Hrant Dink cinayeti'nde tutuklu yargılanan Tuncay Uzundal, polislerin kendisine "Devlet Dink'in kalemini kırdı" dediğini öne sürdü.

İSTANBUL - Hrant Dink cinayeti'nde tutuklu yargılanan Tuncay Uzundal, polislerin kendisine "Devlet Dink'in kalemini kırdı" dediğini öne sürdü.
Cinayet hazırlıklarının yapıldığı dönemde Tuncel'le aynı evde oturan Uzundal; Yasin Hayal, O. S. ve Tuncel'in evde yaptığı cinayete hazırlık toplantılarına tanık olduğunu ifadesinde anlatmıştı. Tuncel de savcılara cezaevinde verdiği şifahi beyanlarda Uzundal'ın cinayetteki rolünün bilinenden çok daha fazla olduğunu söylemişti. Cinayet sorası O.S.'nin üzerinde bulunan Türk Bayrağı'nı, Uzundal'ın verdiği ortaya çıkmıştı.
Uzundal, soruşturma sürerken cezaevinden savcılara bir mektup yazarak, polislerin kendisine "Devlet Dink'in kalemini kırdı" dediğini öne sürdü. Mektupta polislerin kendisine bu sözleri ne zaman ve nasıl söylediği konusunda bir bilgi yer almadı.
Hayal'e Tuncel'i söylemiş
Mektupta, Hayal'in, Tuncel'in polis muhbiri olduğundan haberdar olduğu iddiası da yer alıyor: "Yasin'e Erhan'ın ajan olduğunu söyledim. Yasin, bana 'Erhan öyle mi söylüyor?' deyince ben de 'Evet, buna eminim' dedim. Yasin'e Erhan'ın hiç namaz kılmadığını söyledim. Yasin'i Erhan'a karşı tetikledim. Bir süre sonra barıştılar. Beynimden vurulmuşa döndüm. Erhan'la Yasin hâlâ işbirliği yapıyorlardı. Mahalle ayaklanmış, 'Kâfiri vurmaya gidiyoruz' diyordu. Jandarmaya sığınacaktım. Onlar da bu işin içinde olabilir diye korktum... Erhan'ı ajan yapan kişinin emniyet istihbarat daire başkanı olduğunu biliyordum. Erhan'ın hareket ve yetki alanı çoktu."
Tuncay Uzundal, arkadaşı Tuncel'in Dink cinayetini polise nasıl haber verdiğini de şöyle anlattı:
"Erhan bana 'Beni bugün Zigana'ya götürdüler. Ellerimi gözlerimi bağladılar. Ben onlara Yasin için kesinleşen dört yıl cezayı almayacağını ve Dink'in vurulacağını söyledim. 'Dink vurulacak, vurulacak' diye bağırdım' dedi. Bunu duyduğumda, bana emniyet olaylarını anlatmamasını söyledim. O ise benim artık bunu bildiğimi ve birisine söylersem başımın belaya gireceğini söyleyerek, tehdit etti. 'Dink' yazısını da ajandama o zaman yazdı."