@ismailsaymaz

Polisler tele-kulaktan tutuklanırken, MİT'çiler suçsuz bulundu

Polisler tele-kulaktan tutuklanırken, MİT'çiler suçsuz bulundu
Polisler tele-kulaktan tutuklanırken, MİT'çiler suçsuz bulundu
İstanbul Emniyeti'nde, sahte ve kod isimlerle dinleme yaptıkları iddiasıyla 31 polis tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Mehmet Altan'ı sahte adlarla dinleyen Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) suçsuz bulundu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul Emniyeti’nde, sahte ve kod isimlerle dinleme yaptıkları iddiasıyla 31 polis tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Taraf gazetesi yazarı Mehmet Altan’ı “Pastör” ve “Quaramaddin Fatimi” sahte adıyla dinleyen Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) suçsuz bulundu. Altan’ın açtığı tazminat davasına bakan İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 'mahkemece onaylandığına göre' MİT’in yaptığı işlemini hukuki sayılması gerektiğine hükmederek, yargılamayı düşürdü. Oysa Altan ve diğer Taraf çalışanlarının dinlenmesine ilişkin karara imza atan üç hakim, “Gerçek kimlikler biliniyorsa belirtilmeliydi” demişti. 

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), 2008 yılından itibaren Taraf gazetesi yazarları ve çalışanlarını sahte isimlerle dinlediği anlaşılmıştı. Bu isimlerden biri olan Mehmet Altan’ın da ‘Pastör’ ve ‘Quaramaddin Fatimi’ kod adıyla takibe alındığı açığa çıkmıştı. Altan da bunun üzerine İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde MİT aleyhine dava açmıştı. MİT, mahkemeye sunduğu savunmada, “Altan’ın saygın bir akademisyen ve yazar olduğunu, bu saygınlığı göz önüne alınarak isminin zarar görmemesi ve çalışma yürüten istihbarat elemanları dışında kimsenin davacının adını bilmemesi adına kod adı ile dinleme yapıldığını” ileri sürmüştü. MİT ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği resmi yazıda, “hakimlerle kurulan koordinasyon çerçevesinde işlem yapıldığını” iddia etmişti. Üç hakim, yaptıkları savunmada, MİT’in bu iddiasını reddetmişti.

MAHKEME ONAYLADIYSA HUKUKİDİR!
Bu arada, 5. İdare Mahkemesi’ndeki yargılama, geçen 11 Nisan’da bitti. Mahkeme, MİT’i suçsuz bularak, davayı reddetti. Kararda; “faaliyetin istihbari olması, davacının adının zarar görmemesi, çalışmayı yürütenler dışında kimsenin davacının dinlendiğini bilmemesi amaçlarına hizmet ettiği göz önüne alındığında MİT’in gerekçesinin makul olduğu” kaydedildi. Mahkemelerin kendilerine gelen dinleme taleplerini özenle incelediğini, mevzuata uygun bulduklarına onay verdiği ve diğerlerini ise reddettiği savunularak, mahkeme kabul ettiğine göre MİT’in talebinin de hukuki sayılması gerektiğini ifade edildi. 

Kararda, şöyle denildi:
”Mahkeme dinleme taleplerini kabul etmiş ise idarenin başvuru başvuru yöntemi ve gerekçesinin hukuka uygun olduğu, yok eğer reddetmiş ise bu kez kurumun talebinin hukuka aykırı olduğu söylenebilecektir. Somut olayda da mahkemeye gelen dinleme taleplerinin kabul edilmiş olması, idarenin başvuru yönteminin ve gerekçesinin hukuka uygun olduğunu göstermektedir. MİT Kanunu’nda tanımlı istihbarata karşı koyma görevi sırasında usulüne göre yapılmış bir iletişimin dinlenmesi talebinin mahkemelerce hukuki sakınca görülmeyerek karşılanmış oldukları görüldüğünden, davalı idareye atfedilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı...”

KARAR BOZULMAZSA HERKES TEHDİT ALTINDA
Gazeteci Mehmet Altan, aynı suçtan ötürü polisler tutuklanırken, kendisi hakkındaki davanın düşürüldüğünü belirterek, “Polisleri hukuksuz dinlemeden tutukladılar. Benim de elimde belge var. Altında Başbakan’ın ve MİT müsteşarının imzası var. Bu anayasal suçtur. Buna rağmen bizi dinleyenler yargılanmıyor. E hani sen, hukukun üstünlüğü diyordun?” diye soruyor.
Altan’ın avukatı Ergin Cinmen de idare mahkemesinin kararına Danıştay'da itiraz edeceğini ifade ederek, “Eğer bu karar Danıştay tarafından bozulmaz ise Türkiye ’de kimsenin özel hayatı koruma altına alınamaz. MİT artık rahatlıkla hayali ve sahte isimlerle mahkemelere başvurabilir. Dinleme kayıtları imha edilmeyecek, dinleme işlemi bittikten sonra mağdurlara tebliğde bulunulmayacak. Dolayısıyla MİT, artık herkesi sahte isimlerle dinleyebilir. Danıştay, Türkiye’nin geleceğine karar verecek. Ya muhaberat devletine dönülecek ya da demokrasi yolunda ilerleyecektir” dedi.