Polisten izmarit dayağı

Ankara'da ikisi kardeş üç genç, karakol önüne izmarit attıkları için polislerce ağır biçimde dövüldü. Emniyet: Suçlu onlar, birinin kolu da zaten kırıkmış.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Ankara'da askere gitmeye hazırlanan iki kardeş ile bir arkadaşları, 'karakol önüne sigara izmariti' attıkları gerekçesiyle başlayan tartışma sonrasında polislerce hastanelik edildi. Baba Namık Yaratılmış, çocuklarının ağır hakarete uğrayıp işkence gördüğünü iddia ederek "Çocuklarım hata yapmış ama suç bile işleseler, işkenceye kimsenin hakkı yok" derken, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, polisin kendisine saldıranlara yasalar çerçevesinde cevap verdiğini savundu.
Mahalleye kadar takip
Namık Yaratılmış, Altındağ ilçesi Anafartalar Karakolu önünde 9 Mayıs'ta yaşanan ve adliyeye de yansıyan 'Başkent'te işkence' iddiasını şöyle anlattı: "Oğlum Kemal Yaratılmış ile arkadaşı Emre Camcı, askere gitmeye hazırlanıyordu. Oğlum, karakol önünden geçerken izmariti caddeye fırlatıyor. Nöbetçi polis 'Niye atıyorsun, bunu burdan al' diyor. 'Almam' cevabını duyunca, 'Almazsan sana yediririm' deyip küfrediyor. Oğlum evlidir, çok ağrına gidiyor. Polise 'Terbiyeli ol' diye karşılık verince olay başlıyor. Polisler üzerlerine yürüyünce çocuklar kaçıyor. Yakalayınca yalnız coplarla değil, hırdavatçıdan aldıkları kürek saplarıyla da dövmeye başlıyorlar. Vatandaşların kurtarmaya çalıştığı çocuklar, mahalleye kaçıyor."
16 yaşındaki oğlu Hasan'ın Kemal'e ikizi kadar benzediğini söyleyen Yaratılmış şöyle devam etti: "Polisler bu kez yanlışlıkla Kemal diye Hasan'ı yakalayıp, dövüyor. Onun da beş günlük raporu var. Olay büyüyünce, vatandaşlar sokağa dökülüyor. Polis bu kez onların ayaklarına doğru ateş açıyor. Vatandaşlar da taş atıyor. Polis, çocukları kovalamayı sürdürüp evleri basıyor. Evimize giren başkomiser, 'O çocuğu almadan gitmem' diye evi darmaduman etmiş. Çocukları yakalayıp dövüyorlar. Çocukları hastaneye vatandaş götürmüş. Kemal'e 15, Emre'ye 10 gün iş göremez raporu verildi. Doğrudan karakola gidip şikâyetçi oldum. Emniyet Müdür Yardımcısı Fuat bey bana yardımcı oldu. 'İki taraf da hatalı. Nahoş şey. Çocuklarınıza sahip çıkın' dedi. Çocukları gece karakolda alıkoydular. Ertesi sabah çocuklar, polislerin şikâyeti nedeniyle savcılığa çıktı. Dayak raporlarını, resimleri savcıya vermek istedim, önce 'mahkemeden sonra' diye almadı, sonra aldı. Çocuklar akşam bırakıldı."
O gün oğlumun bira içtiğinin doğru olduğunu ancak izmariti karakol önüne değil, caddeye attığını belirten Yaratılmış, "Ancak oğlum suç işlemiş bile olsa, polisin görevi onu yakalayıp ifadesini almak, dayağa hakkı yok" dedi.
Emniyet müdürü: İftira
Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz ise şikâyetçi aileyi suçladı. İlk saldıranın gençler olduğunu savunan Yılmaz sorularımızı şöyle yanıtladı:
"Nöbetçi polise birileri saldırırsa siz ne yaparsınız. Polis yasal savunma aracı dışında başka araç kullanmamıştır. Niye diğer 46 karakolda böyle şey yok, çünkü bu olayda saldırı söz konusu. Üzerinde üniforma olan birisine saldırırsan ne olacak, karşılıklı bir şey. Üç memurumuz yaralandı; biri üç, biri beş, biri yedi gün rapor aldı. Asıl biz şikâyetçiyiz. Aile bireylerinin sabıkası yok ama, o çevrede biliniyorlar. Dövüldüklerine ilişkin resim var diyorsunuz. Herkes fotoğraf çektirip gösterebilir. Polis orada sadece zor kullanma yetkisini kullanmıştır. Her şey yargıya intikal etti. Gençlerin, şikâyetçi olmamaları için gözaltına alındığı doğru değil, polise mukavemet suçu için yapıldı. Kimseye kötü muamele edilmedi. Gençlerden birinin kolunun sarılı olduğu görülüyor; dayakla ilgisi yok. Kolu daha önce kırıkmış, düşünce yine kırılmış."