scorecardresearch.com

Poşu davasında 11 yıl hapis

Poşu davasında 11 yıl hapis

Cihan Kırmızıgül 2010 da boynunda poşuyla otobüs beklerken gözaltına alındı ve 25 ay tutuklu olarak yargılandı.

12/05/2012 02:00
Üniversite öğrencisi Cihan Kırmızıgül'ün 'poşu davası'ndan 11 yıl 3 ay hapis cezası çıktı. Yargıtay onarsa Kırmızıgül 6 yıl daha cezaevinde kalacak.

İSTANBUL - Kamuoyunda ‘Poşu davası’ olarak Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Cihan Kırmızıgül’ün yargılandığı davada dün karar çıktı. Mahkeme Kırmızıgül’ü ‘örgüt üyesi olmamakla birlikte PKK ’ya yardım etmek, patlayıcı madde bulundurmak ve mala zarar vermek suçlarından toplam 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı.
Kırmızıgül, Kağıthane’de 20 Şubat 2010’da bir markete motolofkokteyli atılmasından yaklaşık iki saat sonra, arkadaşını ziyaretten dönerken beklediği otobüs durağında gözaltına alındı. Kırmızıgül’ün boynunda poşu vardı. Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Kırmızıgül, olay yerindeki molotofkokteylleri üzerinde kendisine ait parmak izi ya da DNA örneği olmamasına karşın ‘gizli tanık’ ifadesine göre tutuklandı. Hakkında ‘terör örgütü üyeliği’nden dava açıldı. İddianamede, Kırmızıgül’ün, bir markete PKK adına molotofkokteyli attığı, yüzünü poşuyla kapattığı, örgüt üyesi olarak tanınmamaya çalıştığı, örgütün eylemlerini benimseyip, organik yapısı içinde yer aldığı öne sürülüyordu. 

İki yıllık tutukluluk
Beşiktaş ’taki İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın üçüncü duruşmasına katılan ‘gizli tanık’, Kırmızıgül’ü teşhis edemedeğini söyledi. Dava süresince Kırmızıgül’ü takip ederek yakaladıklarını söyleyen yedi polisin yakalama sırasında orada bulunmadıkları, buna rağmen tutanakta imzaları olduğu tespit edildi. Tanık olarak dinlenen polisler, Kırmızıgül’ü hatırlayamadıklarını söyledi. Eylül 2011’deki beşinci duruşmada savcı Mustafa Çavuşoğlu, sanığın yargılanmasına neden olan gizli tanığın beyanlarının çelişkili olduğu belirtti ve ‘Şüpheden sanık faydalanır’ kuralı çerçevesinde Kırmızıgül’ün beraatini istedi. Mahkeme ise ‘kuvvetli suç şüphesi var’ diyerek bu talebi reddetti. Davanın altıncı duruşmasında savcı değişmişti.
İki yıl bir ay süren tutukluluğun ardından Kırmızıgül, geçen mart ayında görülen duruşmada tutuklu kaldığı süre gözönüne alınarak tahliye edildi. Kırmızıgül, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü duruşmaya tutuksuz sanık olarak katıldı. Duruşmada avukatları ve Kırmızıgül’ün babası, Galatasaray Üniversitesi’nden hocaları ve arkadaşları da vardı. Kırmızıgül’ün avukatı Hasan Fehmi Demir beraat isterken, son sözü sorulan Kırmızıgül de, “İddianamedeki suçlamaları kabul etmiyorum. Ayrıca beni destekleyen hocalarıma ve arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi. 

‘Poşu’ya müsadere
Verilen aradan sonra kararı açıklayan mahkeme heyeti, sanık Cihan Kırmızıgül’ün, PKK/KONGRA-GEL silahlı terör örgütünün üyesi olmamakla birlikte bu örgütün çağrısı ve amaçları doğrultusunda 20 Şubat 2010 tarihinde yasadışı gösteriye katılarak çevreye molotofkokteyli attığını belirtti. Kırmızıgül’e ‘Terör örgütü PKK’ya yardım etmek, patlayıcı madde bulundurmak ve mala zarar vermek’ suçlardan toplam 11 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Kırmızıgül, ‘Kamu görevlisine direnme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçundansa beraat etti. Kırmızıgül, karar onanırsa yaklaşık 6 yıl daha cezaevinde kalacak. Adli emanetin 2010/200 sırasına kayıtlı puşi tabir edilen bez parçasının suçta kullanıldığı anlaşıldığından müsaderesine (zor alımına) karar verildiğini’ belirten mahkeme heyeti, cep telefonunun suçta kullanıldığına dair bulgu elde edilemediğinden iadesine karar verdi.

Bizimle dalga geçiyorlar
Kırmızıgül’ün üniversiteden hocaları, arkadaşları ve ailesi karara adliye çıkışında karara tepki gösterdi. Galatasaray Üniversitesi Öğretim üyesi Mehmet Karlı, “Bizimle dalga geçiyorlar. Bizimle oyun oynuyorlar. Daha önce Cihan serbest bırakılmıştı, biz umutlandık. Dedik ki ’Galiba hakikat görünüyor’ ama bu umut malesef bir taktiğin parçasıymış. Bizim bu işin peşini bırakacağımız zannedildi. Biz mücadeleyi bırakmadık buradayız. O dosyada Cihan’ı suçlayacak bir delil bile yok. Bir tek satır dahi yok. 22 yaşında genç bir çocuğun hayatıyla oynuyorlar” dedi. (RADİKAL)

http://www.radikal.com.tr/1087771108777115

YORUMLAR
(15 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

adaletmiş - bipartitus

iç savaş çıkarmaya çalışsa, otel dolusu insan yaksa veya ne bileyim en azından 40 kişiyi haritadan silse falan işi olurdu ama... çocuk poşuyla fena yakalanmış. poşu takan ne yapmaz! herkes görsün istiyorlar, bunların eline düşen böyle olur. adına adalet derler.

devlet ve millet.. - tanriya serenad

bak çocuk! devlet seni göz altına alıyorsa demekkki bir kabahatin var ki alınmışsın. ve sen alındığında kabahatli olduğun için pişmanlık duyacaksın ve bunu da ruh haline yansıtacaksın. hele birde birileri fotoğrafını çekiyorsa tamamiyle pişman olduğunu ve bir daha da yüce devletimize hiç bir şekilde karşı çıkmayacağım imajı çizeceksin. yok eğer fotoğrafın çekiliyorsa sen böyle gurur verici bir şey yaptığını açıkça gösterirsen devletin bunu kabul etmez ki.. ve kötü çocuksun diye ağzına biber pardon hayatında 11 yıl alacak ha..

mahkemeler ve hukuksuzluk - OSCAR82

hukusuzluk aldi basini gitti artik insanlar yasananlara okadar alisti ki bu tur durumlari yadirgamiyorlar bile, mahkemeler coktan hak ve adalet dagitan yerler olmaktan cikti gencecik insanlara cesitli suclari yapistirip onlarca yil hapis cezasi veriyorlar turkiyedeki siyasi tutuklu sayisi tum dunyadaki siyasi tutuklu sayisinin ucte biri seviyesine gelmis durumda, terazinin bir ucunda turkiye digerinde ikiyuze yakin ulke turkiye tek basina dengeyi saglamayi basariyor bu dunya tarihinde yeni bir ilk olsa gerek, dusunen muhalefet eden herkes iktidarin gözunde terörist ve bir amaca hizmet ediyor, iktidar partisinin adindaki adalet kelimesi cok komik durmaya basladi, belki on yildir ulkede tek bir akpli ceza almamistir, herkes susmayi tercih ediyor bana dokunmayan yilan bin yil yasasin der gibi ama cember herkes icin daraliyor

Utanç hukuku - SDD

Bu karar modern hukukla ilişkilendirilemez. Mahkemelerin kararları tamamen devlet ajandasıyla birebir. İstediklerini tutukluyorlar istedikleri serbest. Türkiye hala darbe hukukuyla yönetiliyor, bundan ufak bir azınlık dışında herkes ya memnun ya kaygısız. Darbeleri yargılıyoruz diyenler alın size fırsat, bu genci ve onun gibileri kurtarın. Ayrıca avukatlar neden bu kadar tepkisiz, mesleklerin hiç bir kıymeti kalmamış. Hakim kılıklı kadılar herşeye rağmen karar verdiklerine göre avukata ne gerek var?

Bu dava - anaximenes

hukuksuzluğa karşı boşuna kamuoyu oluşturmayın, biz bildiğimizi yaparız davasıdır. Bu tür çabaların nafile olduğunu kanıksatmaktır amaç. Daha geçen Antalya'da tutuklanan genç kız, Kocaeli'de füze kalkanı davası tutuklamaları belirgin örneklerdir. Ferhat-Berna da paylarına düşeni alacaktır. Türkiye'yi siyaseten doğru okuyamayanlar bunlara bir anlam veremez. Bu, bütün kurumlarıyla devlet aygıtının toplumsal muhalefeti ezme kampanyasıdır..

puşi - delhan

“Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk Gece trenlerine binme, kaybolursun Sokaklarda mızıka çalma çocuk Vurulursun...”ATTİLA İLHAN

adalet denen şey yalanmış - yeselek

Bu haber ile bir kez daha gördüm ki hak hukuk adalet ülkemizde yokmuş. İşin yolunuda bulmuşlar gizli tanık diye. Artık kanunların bir öneminin kalmadığını anladım ancak yine de söylemek isterim hiç kimse suçu ispat edilene kadar suçlu sayılamaz. Amaçları belli aslında günah keçisi bulmak. Bu duruma engel olabilirkmiyiz yada olmak için ne yapmam gerek bilemiyorum ama,hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz. Onlarında çocukları var.