@omererbil

Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Antik tiyatro Sarayburnu'ndaki yamaçta

Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Antik tiyatro Sarayburnu'ndaki yamaçta
Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Antik tiyatro Sarayburnu'ndaki yamaçta
Bizans sanatı tarihçisi ve İstanbul Yaros Kalesi kazı başkanı Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, İstanbul antik tiyatrosunun Topkapı Sarayı'nın Sarayburnu'na bakan yamacında olduğu görüşünün hakim olduğunu söyledi. Yalçın yapılacak bir kazı için önerilerde de bulundu.
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul’daki antik tiyatronun yeri ile ilgili Radikal’in başlattığı tartışma sürüyor. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, Bizans sanatı tarihçisi ve İstanbul Yaros Kalesi kazı başkanı Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın antik tiyatro için bilimsel araştırmanın başlamasını istedi. Üniversite ve müze işbirliğini ön gören Yalçın, antik kaynaklarda tiyatronun Topkapı Sarayı’nın Sarayburnu’na bakan yamacında olduğu görüşünün hakim olduğunu söyledi.

İşte Prof. Yalçın’ın antik tiyatro ile ilgili görüşleri;

- Malum Grek ve Roma devri için tarihi kaynaklara (özellikle Zosimos, sonra Esykios, Lydos'lu İoannes ve İ. Malalas) başvurarak Antik Byzantion'un yapıları ve şehirciliği hakkında bilgiler ortaya koyabiliyoruz. Arkeolojik verilerin eksik olması da varsayımları zorlaştırmakta.

- Byzantion'un Septimius Severus tarafından yaptırılan (muhtemelen daha önceki lokasyonunda) iki tiyatrosu olduğu anlaşılmakta. Birinin yerini bilmediğimiz bir Afrodites tapınağı yakınlarında olduğu belirtilmekte. Bir de -belki de- av ve vahşi hayvan eğlenceleri için bir anfitiyatroydu.

- V. YY. başında Notitia Urbis'in aktardığı theatrum majus, muhtemelen Topkapı Sarayı mutfaklarının altındaki yamaçta olmalıydı. Az çok 100 metrelik bir girinti buna işaret edebilir. Ayrıca, antik geleneklere uygun eğimli yerde, deniz manzaralı yer tiyatro için çok uygun görünmekte. Ayrıca 50'li yılların sonunda yapılan hafriyatta çıkan aslan ayaklı mermer oturma sıraları tiyatronun burada olduğunu destekleyecek buluntular.

İstanbul'un antik tiyatrosu nerede?

- Bunun dışında -ki bu bir rastlantı sonucu ortaya çıkmıştı- bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Byzantion'un arkeolojik ve tarihsel topografyası için kapsamlı araştırma ve arazi çalışması yapılmamıştır. Biz, İstanbul'u Bizans (o da kısmen) ve Osmanlı olarak biliyoruz. Ancak kentin Grek ve Roma geçmişinin izleri konusunda tamamen bilgiden yoksunuz. Buna tiyatrolar da dahil. Şimdiye kadar herhangi bir çalışma yapılmamış. Bunun birçok nedeni var: Askeri alan olması, araştırmacıların Bizans dönemine daha fazla ilgi göstermeleri, bu konularda bilgiye sahip olunamaması.

- Ancak bence en önemli konu antik kaynakları okumadaki cehalet. Yani bizim arkeolog ve sanat tarihçilerimiz antik kaynakları okuyamıyorlar. Sadece modern bir dile tercümesinden faydalanıyorlar. Artık Avrupa’da bile yapılan tercümelerin objektif olmadığı, tercümeyi yapan kişinin yorumuna dayandığını herkes kabul etmekte. Antik bir kaynağı okumak kolay değildir; terimlerin kullanımı konusunda bilgiye sahip olmak gerekir. İşte tüm bunlar ülkemizde eksik. Türkiye’de Bizansçılar arasında tarihi kaynakları orijinallerinden sadece ben okuyorum ve kullanıyorum.

Nezih Başgelen: Sarayın altındaki tiyatronun basamaklarını gördüm

- Gelelim bugüne; önceleri askeriyeye ait olan arazinin bakanlığa geçmiş olması büyük bir fırsattır. Burada herhangi bir düzenleme yapmadan önce mutlaka arkeolojik çalışma gereklidir. Ancak bunun nasıl yapılacağı konusu biraz sıkıntı yaratabilir. Malum alanın stratejik bir planlama içinde olması burayı müzenin yaptığı kurtarma kazıları gibi aceleye getirilmesini gerektirebilir. Ben müzenin yapmasına karşı değilim. Fakat çok dezavantajları var: Öncelikle çok sayıda kazı yapması, bilgili ve yeterli personeli olmaması sorunlu tabii ki. Diğer yandan üniversite kazıları yavaş işleyen ve maddi sorunları olan kazılar. Bu önemli arazi beklemez.

- En uygun olanı, müzenin teknik yürütmesi ile bir akademisyeninin idaresi altında kazı yapmak. Avrupa da kazılar böyle yapılıyor. Akademisyenler ile müzelerin birlikte çalışmaları gerek. İstanbul’da kazı yapan ve bu kentteki arkeolojik sorunları bilen bir akademisyen ve uzman olarak bu alanın özel bir ilgiye ve bilimsel bir arkeolojik kazıya ihtiyaç duyduğunu belirtmek isterim.