Prof. Işıkara: Deprem olmaması beni rahatsız ediyor

Kızılay Genel Başkanı Başdanışmanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, 1 Mayıs 2003’ten beri Türkiye’de 6 ve 6.9 büyüklüğü arasında bir deprem yaşanmadığını belirterek, “Bu beni rahatsız ediyor” dedi.

ERSİN ERCAN- KORAY YILMAZDEMİR

BOLU - Kızılay Genel Başkanı Başdanışmanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, 1 Mayıs 2003’ten beri Türkiye’de 6 ve 6.9 büyüklüğü arasında bir deprem yaşanmadığını belirterek, “Bu beni rahatsız ediyor” dedi.

Düzce’de, 12 Kasım 1999 depreminin 8’inci yıldönümünde, Kızılay Genel Başkanlığı’nca ‘Türk Kızılayı Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma’ projesini tanıtma toplantısı düzenlendi. Kızılay Düzce Şubesi’ndeki toplantıya Düzce Valisi Ercan Topaca, Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, İl Jandarma Komutanı Albay Sabahattin Toprak, Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Kızılay Genel Müdürü Ömer Taşlı ile projede görev alacak olan öğretmenler, din adamları ve muhtarlar katıldı.

Toplantıda konuşan Kızılay Genel Başkan Başdanışmanı ve proje koordinatörü Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, toplumu afet ve afet zararları konusunda doğru bir şekilde bilgilendirmeyi amaçlayan projenin ilk ayağının İstanbul’da yapıldığını, ikinci ayağının ise Düzce’de başlatıldığını söyledi. Projenin daha sonra her yıl 10 il eklenecek şekilde uygulanarak Türkiye’ye yaygınlaştırılacağını ifade eden Prof.Dr. Işıkara, muhtarlar, din görevlileri ve öğretmenler aracılığıyla tüm halkı deprem ve depreme hazırlık konusunda bilinçlendirileceğini vurguladı.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, her an deprem olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Işıkara, istatistiklere göre 5 ile 5.9 büyüklüğü arasındaki depremlerin 1.5 ile 2 ayda bir, 6 ile 6.9 büyüklüğü arasındaki depremlerin 13 ayda bir, 7 ile 7.9 büyüklüğü arasındaki depremlerin ise 6-7 yılda bir olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:

“1 Mayıs 2003’ten bu yana Türkiye’de 6 ve 6.9 büyüklüğü arasında bir deprem olmadı. Yine 12 Kasım 1999’dan sonra da 7’nin üzerinde bir deprem yok. Bunlar bilimsel veri. Bu veriler, bu depremin olması gerektiğini söylüyor. Ama olmadı. Onun için rahatsız oluyorum. Ama deprem olacak. Onun için de ‘deprem olacak mı?’ sorusu yerine, ’deprem olacak’ gerçeğini kabul edip, ‘ben depreme hazır mıyım?’ diye sormamız gerekir. Toplum bu noktaya geldiği zaman ‘6 büyüklüğünde deprem olmadı, ama olabilir, ben hazırım’ diyecek. Toplumu birey olarak biz bu projeyle bu noktaya çekmeye çalışıyoruz.”

Marmara’da iki ponatsiyel olduğunu belirten Prof. Dr. Işıkara, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birisi adaların güneybatısı, diğeri de Gemlik’tir. Gemlik’teki kolu, Kuzey Anadadolu Fayı’nın güney koludur. Dolayısıyla biz İstanbul’da yaşayanlar Gemlik’te olacak bir depremi, aynı Gölcük’te hissettiğimiz gibi hissederiz. Ancak adaların güney batısında olacak depremi ciddi anlamda yaşarız. Bunlar gerçek. Dolayısıyla bu gerçeklerden korkmak yerine, bilinçlenmemiz lazım. Yani depreme dayınıklı, depreme hazır bir toplum haline gelmek zorundayız.”

Marmara Denizi’ndeki tusunami tartışmalarına da değinen Prof.Dr. Işıkara, “Marmara Denizi’nde tusunami olmaz. Tusunami açık denizlerde ve okyanuslarda olur. Marmara kapalı bir denizdir. Adaların güneybatısı ile İstanbul arasında 8-10 kilometre mesafe vardır. Bir kere öyle bir dalganın oluşması, oraya gelme süresi mesafesi yoktur” dedi.

Prof.Dr. Işıkara, toplantının ardından Kızılay Düzce Şubesi’ndeki gönüllü öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. (dha)