@ismailsaymaz

Propaganda olur, içeride kalsın

Propaganda olur, içeride kalsın
Propaganda olur, içeride kalsın

Kararı değerlendiren H kim Nuh Hüseyin Köse, Tahliyede toplum güvenliği için tehlike şartı var ama bu örnekte uygulanamaz dedi.

Adli Tıp'ın 'Bırakılsın' diye rapor verdiği kanser hastası mahkûm, 'propaganda olmasın' diye tahliye edilmedi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Adli Tıp Kurumu’nun ‘cezaevinde yaşamını sürdüremez’ diye rapor verdiği kanser hastası Ramazan Özalp’in tahliye talebi ‘propaganda aracı olarak kullanılabileceği’ gerekçesiyle reddedildi. Terörle Mücadale Şubesi ve jandarmanın raporlarını dikkate alan Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı ‘şahsın bizzat kendisinin toplum güvenliği açısından bir tehlike teşkil etmediğini ancak; serbest bırakılması halinde propaganda aracı olarak kullanılabileceği ve huzursuzluk yaratabileceği’ yönünde karar verdi. Özalp, bu karar üzerine cezaevinde kaldı.
Diyarbakır İHD’nin verdiği bilgiye göre; yedi çocuk babası Özalp, 1993’te müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Geçen süre içinde beyninde tümör çıkan Özalp, yatalak oldu ve vücudunun sol tarafını kullanamaz hale geldi. En son ATK, Özalp’in yaşamsal ihtiyaçlarını tek başına gideremeyeceği yönünde rapor verdi. Bunun üzerine İHD’li avukatlar, Özalp’ın bırakılması için Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. Savcılık da, ‘Şahsın toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturup oluşturmayacağı’ yönünde görüş bildirilmesi için İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’ne müzekkere yazdı. Hem İstanbul TEM hem de İdil Jandarması’ndan gelen ‘olumsuz’ yanıt doğrultusunda savcılık, 19 Ağustos’ta tahliyenin reddine karar verdi.

Kendisi tehlikeli değil

Özalp ile ilgili savcılık kararında, şöyle denildi: “Şahsın bizzat kendisinin toplum güvenliği açısından bir tehlike teşkil etmiyor. Acak şahsın Dirsekli Köyü’ne veya İdil ilçesine gelmesi durumunda bazı siyasiler tarafından propaganda aracı olarak kullanılabilir. Bu durum farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşlar ile güvenlik güçleri arasında gerginlik ve çatışmalara yol açabilir. Söz konusu durumun basına yansıyarak huzursuzluk meydana getirebileceği dikkate alınarak, talebin reddine karar verildi.”