@ismailsaymaz

Protestocu hakimden soruşturma açıklaması

Protestocu hakimden soruşturma açıklaması
Protestocu hakimden soruşturma açıklaması
Gezi Parkı eylemleri sürerken, polisin göstericilere sert müdahalelerini İstanbul Adliyesi'nde protesto eden avukatlara 'alkışla destek verdiği' için HSYK tarafından hakkında soruşturma başlatılan Hakim Keskin Karakurt, Akit gazetesinin yayınları ihbar kabul edilerek, işlem yapıldığını savundu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul ’daki Gezi Parkı gösterilerinin sürdüğü 11 Haziran 2013’te Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda toplanan avukatlar polisin müdahalesini protesto için bir saat oturma eylemi yapmıştı. Çevik Kuvvet Şubesi’ne bağlı polisler adliyeye girerek sert şekilde müdahale etmiş ve 49 avukatı yaka paça gözaltına almıştı.

İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Hakim Keskin Karakurt, bu esnada koridora çıkarak, avukatlara alkışlarla destek vermişti. Bir gün sonra hakim ve savcıların portalı olan www.adalet.org sitesinde yazı yazan Hakim Karakurt, “Ben de protestocuları alkışlarla destekledim. Yargının olmazsa olmaz parçası olan avukatlara yapılan bu haksız muameleler kabul edilemez. Duruşmadan daha erken çıkmış olsaydım, cüppemle aralarına karışıp desteğimi göstermek isterdim” dedi. İktidar yanlısı yayın organlarının günlerce “Çapulcu hakim” diye hedef gösterdiği Hakim Karakurt hakkında, Birleşmiş Milletler Bangalor Yargı Etiği İlkeleri ve Budapeşte İlkeleri’nin ‘Bağımsızlık ve Tarafsızlık’ ilkelerine aykırı hareket ettiği ve “yerine getirdiği görev dikkate alındığında, görüşlerinin düşünce ve ifade hürriyeti bağlamında değerlendirilemeyeceği” belirtilerek, 8 Kasım 2014’te ‘yer değiştirme’ istemiyle soruşturma izni verildi.

AKİT YAZARLARI BİLİYORMUŞ
Karakurt, HSYK'ya sunduğu savunmasında, hakkında başlatılan soruşturmayı, şikayette bulunduğu için yargılanan Akit gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu ve Hasan Karakaya’dan öğrendiğini vurguladı. Bu iki yazarın sanık olarak yargılandıkları Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 23 Ekim 2014 tarihli duruşmada, kendisi hakkında, “HSYK tarafından soruşturma açılmıştır, dosyanın celp edilmesini istiyoruz” dediklerini anlattı. Bu beyandan iki hafta sonra, 8 Kasım 2014’te de soruşturma açıldığını ifade eden Keskin, “Tıpkı Ergenekon ile başlayan ve siyasi iktidara yönelik 17 ve 25 Aralık operasyonları ile biten sürecin sanık ve avukatlarının, işlemleri savcılık ve mahkemeden önce cemaat medyasından öğrendikleri gibi” dedi.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatların yargıdaki ‘paralel örgüt’ tarafından hukuksuz şekilde tutuklandığını savunan Keskin, diğer avukatların da bu işlemi protesto ettiklerini ve bu yüzden polis tarafından yerlerde sürüklenerek ve darp edilerek gözaltına alındıklarını belirtti. Keskin, avukatların; yargıçlar ve savcılarla birlikte yargının eşit kurucu unsuru olduğunu vurgulayarak, “Bu manzaranın karşısında durmak ve itiraz etmek, Bangalor Yargı Etiği İlkeleri’nin yargıçlara, Budapeşte İlkeleri’nin de savcılarına yüklediği temel ödevdir. Ayrıca, adliye koridorlarında gerçekleşen ve adliyeyi ‘kirleten’ bu manzaranın karşısında durmak için, mağdurlarının avukat olması gerekmiyor. Aksini savunmak, yaşadığımız coğrafyada kökleri çok derinlerde olan ve yerle bir edilmesi için mücadele etmemiz gereken ‘Ben güvende olduğum sürece varsın dünya yıkılsın umurumda değil!’ zihniyetinin daha da pekiştirilmesine yol açar. Bu da toplum için felaketten başka bir şey getirmez” dedi. Önceki HSYK’nın haksızlıklara itiraz eden ve kendilerinden olmayan yargıç ve savcıları mağdur ettiğini kaydeden Keskin, “Bu nedenle, inşasında büyük emeğim ve katkım olan mevcut HSYK’nın da ‘Cemaat HSYK’sını’ taklit ettiğini gözlemlemenin üzüntüsünü yaşamaktayım” dedi.