Radikal okurları barış için ses verdi

Radikal okurları barış için ses verdi
Radikal okurları barış için ses verdi
Kürt sorununun çözümüne giden yolda kritik bir dönemden geçiliyor. Bu kritik süreçte Radikal olarak biz de okurlarımıza soruyoruz. Barış için ne yapılmalı? Barış dili nasıl olmalı?

Necip Yatar: Türkiye'nin BARIŞ için kaybedecek tek günü yok artık. Onun için Barış hemen şimdi diyorum.. her iki tarafında yeterince bedeller ödediği bu savaşın bi an önce bitmesi ve kalıcı bir barışın gelmesini herkes gibi bende istiyorum. hükumetin bu konudaki yaklaşımına inanmak istiyorum çünkü Rahmetli Şerafettin Elçinin de dediği gibi barış olacaksa hemen olmalı bu nesille olmalı yoksa yeni yetişen nesil çok asi ve kinli yetişti yetiştirilmek zorunda kaldı.. onun için bu günlerde atılan bu olumlu adımların somutlaşmasını diliyorum ve bu süreçte özellikle medyanın siyaset diline çok dikkat etmesi gerektiğine inanıyorum..

Barış için son umut olan bu adımlarda herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor ve Barış için gerekli görüşmelerin Hükumet, BDP, Öcalan ve PKK görüşmelerinin sabote edilmemesi ve demagojiye yer vermeden olumlu ancak somut adımlarla bir an önce bu sorunun çözüme kavuşmasını, insanların korku, kin, düşmanlık değilde kardeşlik, barış, sevgi içinde yaşamsını istiyor ve sabırsızlıkla bekliyorum..


Okan Önder: Barışı getirmek için her yol kullanılmalı. Gerekirse Kürdistan'ın oluşumuna bile izin verilme... İnsanlığın yaşaması için misaki mili denen sınırı yaşamımızdan kaldırmalıyız.. Yüzlece yıldır özgürlüğe aç olan Kürdistan halkına hakları tamamiyle verilemli.. Eğer haklar tamamiyle verilmezse yani Kürdistan devleti oluşmazsa barışta hayal olur... BARIŞ'ın olması için Kürt halkın kendi kaderini tayin etmesi gerekir..

Mehmet Metin Koyuncu: Öncelikle 2013 yılının barış yılı olması dileğiyle gelişen bu durumun bu diyalog ortamının boşa gitmemesi lazım. Diyalogların sürmesi herkesin elini taşın altına koyması gerekir sanatçılardan aydınlara öğrencilerden işçilere kadar toplumun tüm kesimleri bu sürece ortak olmalı ve daha da ileriye gitmesi için müzakere ortamının yaratılması için Akp hükümetinin bunu iyi değerlendirmesi gerekir. Ve buna bağlı olarak anayasa hazırlama sürecinin hızlanması gerekir. Vatandaşlık tanımlarının yerli yerince anayasada tekrar düzeltilmesi gerekir.Artık ülkenin barışa ihtiyacı olduğu aşikardır. Milliyetçi kesimlerin ve milliyetçi provokasyonların bu sürece engel olmasının önüne geçilmelidir. Kürt sorununu ülkenin bu realitesini gerçekten anlaması lazım hükümetin . Yani son olarak AN AŞİTİ AN AŞİTİ.. YA BARIŞ YA BARIŞ!!

Veli Tiltay: Esasinda dil ve kulturel aliskanliklar, toplumlarin en insani ve vazgecilmez kazanimlaridir ve sadece bir insan yavrusu olarak dogan bebek, bu aliskanliklari kendi vazgecilmezi olarak kabul eder. Dunyanin endusturi karsisinda bu kadar kuculdugu bir donemde, tek tiplestirmek ugruna dokulen kanin hesabini , tarihsel surecte vermek mumkun degildir. Ozellikle basinin, fasizan ve tahrik edici uslubundan vazgecmesi gerekir. Butun sorumlu kesimlerin, yasamlarini kaybeden bunca gencecik insanlarin yitirilmesinde, pay sahibi olduklari gercegini anlamasi gerekir. Bana gore en kiritik donemecten geri donuluyur. Herkesin elini vicdanina koyup, insan oldugunu hatirlamasi ve barisa katsi sunmasi gerekir.
saygilarimla.


Nuri Korhan: Şunu kabul edelim ki olanlardan hepimiz sorumluyuz. suçumuzu kabul edip bizi katillere dönüştüren bu kibir ve nefretten kurtulmalıyız. ya da suçumuzun farkında olmadığımızı öne sürüp aptallığımızı kabul etmeli ve en azından barışa engel olmaktan vazgeçmeliyiz.
evet öyle yapmalıyız...



Yusuf Çiftçi: 1) Ortadoğuda Taşlar yeniden dizayn edilirken.. Türkiye eski konum ve şartlarıyla rol alamaz..
2) Kürtler her ülkede statü kazanmaya çalışırken Türkiye bu durumdan kendini kurtaramaz..
3) Geleceğinizi büyük ülke olarak tasarlayacaksanız şiddet olmamalı..
4) AB ilişkileri için Demokratikleşme Şart.. Yoksa Yeni dünya ülkesi olamazsınız.
5) Kürt sorunu çözülmez ise bu ülkeyi de çözülme sürecine sokarlar (Ortadoğuyu dizayn edenler)

BUNLAR İÇİN KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR.. "İMRALI SÜRECİ" desteklenmelidir...
Tüm zorluklara rağmen BARI BARIŞ BARIŞ BARIŞ
(Medya Barış dilini kullarnısa süreç çok hızlanır...)

Öğr.Gör.Yusuf ÇİFTÇİ
Mardin Artuklu Üniversitesi



Mehmet Ali Demir: Bence Radikal bu oluşturulan havada rolünü iyi oynuyor yaptığı haberler ve yayınlarla barış adına katkı sağlıyor..Ama şu bilinmeli ki barış masasına örneklerindende görüldüğü gibi sonuç almak adına ön şartsız oturulmalı ön protokoller oluşturularak ilerisi için zemin hazırlanmalı ve hiçkimse hemen silah bırakma umuduna kapılmasın çünkü barış uzun soluklu ve engebeli bir yol. Kürtler de yaşadığı acı örneklerin farkında ve unutulmamalı ki geçmişte yaratılan algı halkta
derin izler bırkamış durumda bu noktada açıların yaşanmaması adına atılan bu ilk adımlar önemli.. Spükülasyonlar ve manipülsayon ve süreci baltalayan eylemler olacak ama barış her zamankinden yakın.....


Ramazan Çınar: Bu cagrilarin gosterilen bunca cabanin altinda herkesin bir menfaati oldugu kesin.ama en buyuk menfaat INSANLIGIN olmasini dilerim.Bunun icin tum farkli ideolojilerin bir noktada bulusmalarini temenni ederim. Bunca insan olecegine OCALAN IN ozgurlugu dahi konusulabiliir...YETER KI O MASAYA OTURULSUN..

Bozan Yaman: Barış,aşağılama,dışlama ve saldırı diliyle gerçekleşmez.Arkanızda bekleyenlere dönüp "onları bitirmemin tek yolu bu" diliyle konuştuğunuz sürece karşınızdakinde güven uyandıramazsınız.Hele de siciliniz bu kadar temizlikten uzakken.İçtenlikle barış isteyenlerin dürüstlük,adalet ve açıklıktan ayrılmamaları birinci koşuldur bence.

Yıldız Güvendiren: "Barış dili"ymiş... Hıh! Amerika'yı tekrar keşfettiğiniz için kutlarım sizi!!!. Bu ülkede bebekler bile katledilmesine rağmen "toplum" yıllardır "barış dili"nden ödün vermedi. En milliyetçi siyasi parti bile "bin yıllık kardeşlik" sloganlarıyla olaya baktı. Dünyadaki örneklerinde toplumların lanetlediği teröristin yakalandığı zamandaki yalvaran görüntüleri tüm medya kuruluşlarının arşivlerinde olmasına rağmen, bir kez olsun yayımlanmadı.Şimdi kışa giriyoruz. Kış, yani olağan "barış"(!!!) mevsimi... Umarım ilkbahar gelince ayılar kış uykularından uyanmaz da "barış" hayallerimiz gerçek olur.


Ebru Kılıç: Temmuz 2011'den beri hiç olmadığı kadar fazla kan döküldü. Ben Muğla'nın Milas ilçesinde oturuyorum, yediğimizin içtiğimizin tadı tuzu zaten onlarca yıldır yok. Öcalan ve Fidan arasındaki görüşmeye çok sevindim. Belirlenen planın gereği gibi uygulanmasını diliyorum, umuyorum. Bu memleketin yurttaşları olarak hükümetin demokratikleşme yolunda verdiği bütün sözleri yerine getirmesinin, Kürtlerin ve diğer yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini sonuna kadar tanımasının peşinde olmalıyız. Medya da peşinde olmalı. Operasyonlar derhal sona erdirilmeli. Türkiye fazlasıyla büyük bir ülke, ne mutlu ki İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa'dan ibaret değil. Bu yüzden yerel yönetimlerin daha özerk davranmasını sağlayan; yurttaşları seçimden seçime akla gelen oy makineleri değil, yaşadıkları yerin olumlu yönde değişmesine birinci elden katkıda bulunacak aktörler olarak gören katılımcı bir demokrasi anlayışının hayata geçirilmesi de şart. Türkiye'nin bunu başarabilmesi için "Anadolu'ya hapsolmuşluk" hissinden, parçalanma korkusundan kurtulması gerekiyor. Parçalanmaktan kurtulmanın en iyi yolu, bütün parçalara hakkını gereği gibi vermektir. Bu bireyler için de böyledir, devletler için de. Bir birey olarak ancak sizi siz yapan bütün parçaların hakkını verdiğinizde kendi içinizde uyumu ve bütünlüğü yakalayabilirsiniz. Ülkeler de sadece birtakım haritalar üzerindeki birtakım şekillerden ibaret olmadığı, kanlı canlı insanlarla var olduğu için aynı ilke onlar için de geçerli doğal olarak. Bu sürecin böyle bir uyumun yakalanmasına doğru evrilmesi en büyük dileğim.

Sabri Tekin: Yıllardır binlerce yoksul Türk ve Kürt gencinin canına mal olan bu anlamsız kavganın ne pahasına olursa olsun artık bitmesi, ülkemizin muhteşem coğrafyası ve zenginlikleri insanlarımızın refahı için kullanılmalıdır. Yıllardan beri Kürt coğrafyasına savaşmak için Türk gençlerini taşıyan araçlar, artık bundan sonra Ağrı Dağı, Botan, Cudi ve Kandil'e turist taşımalı, o coğrafyanın gerçek kalbi bütün halklara açılmalıdır. Türklerle Kürtlerin kardeşliğinin önündeki bütün engeller kaldırılmalı, Kürtlerin gasp edilen bütün hakları verilmelidir. Bu uğurda herkesin yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır ve olmalıdır.

Hukukçu Themisler: Barış İçin Ne Yapmalı? Barış Dili Nasıl Olmalı?

Barış için önce sorunun adı, Devlet tarafından açık ve yalın bir şekilde ortaya konmalı...Devlet, yıllardır 'çözümsüzlük' politikaları ile bir sonuca varılmadığını ve bunda ısrar etmenin daha çok insanın ölümüne neden olacağını görmeli..Bu savaş politikası yerine; savaşan aktörler ile bunu müzakere etmeli..Bu müzakere ise oy veya seçim kaygısı ile değil, ülkenin ve Türkiye halklarının barışa kavuşması amaçlanmalı..Aksi bir durum 'savaşı ertelemek' olur ve bunun da barışa hiçbir faydası yoktur..Taraflar, barışın dilini kullanmalı...Önce birer birer özeleştiri verilmeli, şuan kadar yapılan aşağılayıcı,ötekileştirici üslupların savaşa hizmet ettiği ve daha fazla kanın akmasına yol açtığı belirtilmeli..Eğer teşhis doğru koyulursa tedavi süreci kolay olur..Umarız bu müzakere süreci barış ile sonuçlanır ve böylece hem Türkiye Ortadoğu'da ve Avrupa'da yükselen ülke olur hem de hakları gasp edilmiş, kimlikleri yok sayılmış Kürtler özgürlüklerine ve eşitliğe kavuşmuş olur..


Mehmet Ali Demir: Bence Kürt kardeşlerimizin hassasiyetini göz önüne alarak törörist kelimesi yerine militan kelimesi kullanılabilir..vesselam.....

g.çokkalender: BARIŞ, insanların başını kuma gömmesiyle olmaz, olmamalıdır da! Çünkü "barış" hepimizin sorumluluğundadır, bugün "Barış savaştan zordur, biz zor olanın tarafındayız"diyebiliyorsak, o zaman bu durumu anlamayacak kadar sorumsuz olan yaşam alışkanlıklarımızdan ve konuşmalarımızdan vazgeçip "savaşa hayır, barış'a evet" demenin tam zamanıdır. Bizler kendi sorumluluğumuz altında olan bir işin, savaşını normal karşılamakla insanların ölümlerini meşru kılmamalıyız. Evet! ben barışın peşine düşenler burada, peki ya siz neredesiniz? diyorum. Anlayışınız ve kavrayışınız nerede? Madem "barış" düşüncesine ilgi duyuyoruz o halde bunu sonuna kadar götürelim. Çünkü “insan” hayatta en değerli nesnedir ve hiç kimse çelişkili ve çapraşık bir düzlemde yaşamak istemez. Barış demek, ortak bir hukuk yani adaleti sağlamakla mümkündür. Adalet ise iki tarafı keskin bıçaktır. Dolayısıyla barışı sağlamak bu anlamda zordur. Tıpkı Başbakan'ın dediği gibi bedel ister. Ve bu bedel ne olursa olsun kan yerine gül kokan bir memleket için artık barış olsun.

Aydın Doğan'a da bu duyarlılığından dolayı teşekkürler.


Halis Taş: Öncelikle böyle bir düzenleme yapıp halkın sesini bi nebze de olsa duyurmak ve halkın fikrini almdığınız için emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Şüphesiz savaştan hemem hemen herkes muzdariptir, 30 yıldan fazladır süregelen savaş bir çok ananın çiğerini yakmış birçok çocuğunun psikolojisini bozmuş, birçok babanın ocağını yıkmıştır.. bu savaşın bir an önce bitmesi demokratik yollarla Kürt sorunun çözülmesi ve barışın bi ana önce inşa edilmesi lazım vakit kaybetmeden. Bunu için herkes elini değil gerçekten bütün bedenini taşın altına koymalıdır ve sağlam bi irade göstermelidir. Geçmişte olduğu gibi bu savaşın yıktığı onca şeyin üzerine bir de insanların umutları hayalleri yıkılmasın bi daha.

PKK lideri sn öcalan’la yapılan görüşme çok yerinde ve olumlu bir adımdır ki bbu yüzden sürecin mtlaka ama mutlaka devam etmesi lazım. Olurki tıkanırsa ve dvam etmezse bu süreç benim gibi nice insanların umutları bir kez daha kırılacaktır ve yok olacaktır. Ve busefer de yıkılırsa bu umutlar Kürtler asla bir daha devletle barışamazlar ve bu savaş bir 30 yıl daha sürecektir. Birilerini kışkırtmalarına, süreci sabote etme girişimlerine müsaade vermeden, olası böyle bir girişimi de dikkate almadan sürecin kararlılıkla devam etmesi lazım.

Gerçekten bu gelişmeler bizler için son şans niteliğindedir. Zira sn Öcalan barış için büyük bir fırsat, umut, aktördür, öcalan’ın olmadığı (yaşı gereği hayatını kybetmesi, ya da başka bir nedenle tamamen sürecin dışına çekildiği) bir durumda gerçekten barış yapmak için karşımıza sn Öcalan gibi bir aktör omayabili, geçkalınmış olabilir. Hazır böyle bir fırsat varken ve bu adım atılmışken dikkatli ve kararlı adımlar atılmalıdır, atılmaya devam etmelidir.

Bu sebeple sn Öcalan’ı sürecin içerisine daha çok katıp, gerekli şartlar iyilrştirilmelidir, bunu kamoyuna yansıtılması şart değildir, arka planda da yapılabilir. Gerekirse PKK ile direk temas haline geçirilmeli ve böylece pkk’yi de sürece dahil etmek gerekir. Hasan cemal’in barışa emanet olun kitabı gerçekten atılacak adımlarla ilgili iyi bir rehberlik yapacaktır, atılan adımların hangilerinin arka planda hangilerinin halka açık atılacağını özetliyor. Duygularımızdan arınıp mantığımızla hareket etmemiz lazım, içimizdeki kibri, milliyetçi duyguları bir kenara bırakmamız hatta mümkünse yok etmemiz lazım. Zira bunlar bir gencin hayatından önemli değildir.

Israrla sn Öcalanın barış için tek şans olduğunu savunuyor ve biz kürtler üzerin inanılmaz bir etkisi olduğunu söylüyorum. Dolayısı ile her türlü şartlar uygun hale getirilmeli ve pkk ile de iletişimi sağlanmalıdır. Dediğim gibi kamoyu bunu şimdilik bilmek zorunda değildir(etik mi? Evet çok etik. insanların ölümünü durduracaksa, anaların gözyaşları dinecekse, BARIŞ gelecekse evet etiktir), diğer taraftanda siyasi liderler kendi tabanlarını sürece hazırlamalıdırlar, süreç hakkında barış dilini kullanmalılardır. Ve ayrıca siyasiler zaman zaman süreç hakkında bir arya gelmeli ve süreç hakkında akıl birliği üzerine mütabakat sağlamalılar, buna mhpde dahil edilmeli, dahil olmuyorsa bile onların endişelerini taşımak barış gelmesinden daha mühim ve acil değildir.

Saygılar, BARIŞA EMANET OLUN

Mahir yılmaz,niversite öğrencisi


Güzin Ayan: Merhabalar, Karşılıklı diyalogun, politikacılardan daha çok gençlerin, o topraklarda yaşayan insanların dinlenilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Şu proje buna ön ayak olabilecek bir çalışma. Örnek olmalı. http://www.gencleranlatiyor.org/static/main/v1.html Diyarbakır'daki gençlerle önce arkadaş olup, onları dinlemiş bir "anlayış" projesi bence. Yüz yüze konuşmalıyız. Arada aracılar olmadan.

Metin Gülbay: Barış kavga eden/savaşan iki taraf arasında olur. Durup dururken biriyle barışmanız da söz konusu olmaz. Bu yüzden muhatap olarak A.Öcalan'ın seçilmesini çok doğru buluyorum. Ama Kandil, BDP ve Avrupa ayakları bu girişime ne kadar destek verecek bilinmez. Bir de Türkiye'deki ayakları var işin. CHP suskun kalarak belki yardımcı olabilir. MHP'nin tavrı ise bilindik bir şey. Onları muhatap kabul etmemek gerektiğine inanıyorum. Hükümetin doğru yöneteceği bir barış girişimine bence hepimiz destekvermeliyiz. Bu AKP'ye destek vermek anlamına ise kesinlikle gelmez.

Delil Ek: Merhabalar. Öncelikle barış icin uzatılan her elin karşısında saygıyla eğiliyoruz. Biz yeni nesil savaşın en karanlık ve fiziksel olarak en korkunç yıllarında dünyaya gözlerimizi actık ve geldigimiz bu yasa kadar sürekli acı kan gözyaşı ile büyüdük. Bundan kaynaklı bizimle barış gelmesi çok çok zordur o yüzden su anki sürecin gelişmesi gelecek icin aydınlık varedecektir. Tartışmalar uzun süreden beri yapılıyor ve yapilacaktirda ama tartışmaları televizyon ekranlarında yapan sözde uzmanların bile sığ bir anlayışla tartışmalara yaklaştığını görüyoruz. Su çok iyi bilinmeli ki çok çok derin tartışılması gereken konuların tamamı maalesef silah bırakma biraktirma alanında sikismistir. Bunu tartışmak bize yada kamuoyuna birsey kazandırmayacak ayriyetten tartismaların tıkanmasına sebeb olacaktır. Bugun hangi kanalı acip bir uzmanı izlersek digerlerinden farklı bir tartışma yürütmüyor. Kürtler bütün halklarını elde ettiginde bile yarın onlar icin karanlık olacaktır. Bir meşru savunma güçleri olmadıgı sürece yarın iktidara gelecek bütün partilerin gerici bir hak ihlali yapmayacağı ve gecmisi bize aratmayacaği konusu meçhuldur. Kimse kürtlerin geleceginin bu tartışmalar olumlu sonuçlansada aydınlık olacağının garantisini veremez. İste bu ve bunun gibi ekonomik sosyal kültürel hukuki sebeblerden kaynaklı t

Mustafa Yasacan: Baris emek ister, baris anlayis ister,
Afyonda baris,
Zeytinburnunda baris dili ister...
Baris elinde silahli adami oldurmek degil, silahiyla teslim almak ister, Lice de 10 tanesini kimyasalla oldurmek degil.

Herkese, oncelikle devlet aparatindaki her mevkiye onemli gorevler dusuyor. Kurtlere musamahasiz hic kimseye musamaha yok.
Kurtler hakkinda kotu konusan ve kotu davranislar sergileyenler toplum onunde anladiklari anlayis cercevesinde teshir edilmeli.
Yani Islama inaniyor, tanrinin birligine ve insanlarin tumunu onun yarattigina inaniyorsa, eli silahli da olsa Kurde saygi gostermesi gerektigini ogretmeli bir daha. Bu Fettullah Hoca icinde gecerli olmali, bu Dersim'deki bascavus icinde.
Herkes elini tasin altina koyacak...

PKK li insanlarin yasli kadrolari yaklasik 25 yildir, ulkelerine ayak basmamis, onlara anlayis gostermek icin elbette bir cok hassayitei gozardi etmemek gerekiyor. Ama bu onlarin vahsi, cani olarak tanimlanmalarini gerektirmiyor, vahsetin katmerlisini devletin guvenlik gucleri ve temsilcileri 80 senedir yapiyorlar...

Baslanan insan haklari ihlallerine ilsikin davalar sonuclandirilmali, ozellikle Diyarbakida gorulen kimi onemli davalarda alinan kararlar gozden gecirilmeli.

Ankarada patlayan bombalara iliskin derin bir sorusturma baslatilmali, su ana kadar sorusturmayi yurutenlerin yerine profesonel kriminaloji uzmanlari butun bulgulari, delilleri sorusturmali ve yeniden degerlendirilmeli. Bu Focada ki bombalama da ayni tur degerlendirilmeli.

Silvan vakasi/ katliami tekrar basinin da onunde degerlendirilmeli, bu degerlendirmeyi savasci unsurlarda yapmali. Sorumlu subaylar isten el cektirilmeli ve olen askerlerin ailelerinden ozur dilemeliler.

Be kurt degilim ve yaklasik 20 senedir de her hangi bir politik gruba yakinligim dahi yoktur.
Roboski katliamaindaki sorumlular, bombayi atandan, atilma emri zincirinde kim varsa hepsi 34 insani sucsuz oldurmek ve anilarina hakaretden yargilanmali.

Basta Akit gazetesi olmak uzere BARIS a dusmanlik gosteren baris taraftarlarini asagilana yayinlar denetlenmeli, yayini yapanlar cezalandirilmali, Intenet uzrinde yayin yapan yuzlerce politik site ve iletisim siteleri gunluk olarak denetlenmeli ve gereken islemler yapilmali.

Her karakol teyakkuz halinde Kurt ve alevilere yonelik saldirilari onlemek uzere calismaya baslamali.
Yarin yukarda Kurt dedigim her yere, Laz, Ermeni, Bosnak, Acar, Arap, yada escinsel, trans sexsuel gibi sifatlari yerlestirebilirsiniz.

Saygiyla


Tarsus Toros: barış umuduyla uyandığımız yeni yıl yeni umutları da beraberinde getırdı umarım bu süreç sabote edilmez ve sağlıklı adımlar atılarak sonuca gıdılır yegane umudumuz budur yalnız ulke hala koca bir cezaevine dönüşmüş durumdadır ve bunun somut adımı olarak kck adı altında yurutulen siyasi gayrıhukuki operasyonlarla rehın alınan silaha ve şiddete bulaşmamış legal sıyaset yapan insanların bir an önce serbest kalmaları gerekmekte bence en samımı adım budur 4.yargı paketi bu tanımla hemen cıkmalı


jiyanekbikurdi biji: ben herşeyden önce umutlu değilim.çunku kanla beslenen barışı getıremez.bu yıne bır oyun nasıl mı? Şöyle ki gizli kapaklı çözulmez bu sorun bunu herkes bılsın.öncelıkle bunlar düzeltılmeden sorun asla ve asla çözulme hatta çözmeye nıyetlı olanlar da samımı olmaz.
1 medyanın dılı
2empati
3 sempati
4şeffaflık ve netlık
5 toplumsal algılama zemını
6 muhataplar belırsızlığı ya da bu muhatap olamaz entrıkası
7operasyonlar karşılıklı
8guven
9hala uygulanan uygulamalarda devamı suregelen
10 üniversiteler
11 özgür düşünce ve beyan etme
12ulkenın ekonomisi ve sureklı hale gelen zamlar
13 doğuya bakış açısı
14 tv dunyasının magazınsel ve boş yayınlarla dolu olması
15 toplumu bılınçlerdırme zemını olmaması bu sorun ıle ılgılı olarak
16muhalefeti ve özellıkle mhp yı ıkna edememe
17 siyasi tartışmaların dozunu ayarlamama ve sıyasetın dılını argodan temızlememek
18 ben yaptım sen de vardın dıyememe

ve bır suru daha maddeler yazabılıırm ama bu kadar yeterlı.yanı toplumsal olarak aslında zemını hazırlamadan sorunu çözmeye kalkanlar ya bence onunu goremıyorlar ya da gerçekten çözume yatkın değiller.medyasıyla ve sıyasetıyle ılk olarak bence toplumda bu sorunun ne olduğu nelere mal olduğu kımlerın nelerden artık vazgeçmek gerektığı ya da vazgeçılmesı gerektığı kürt sorununa bakıç açısının toplumsal olarak nasıl görunduğunu görmek en onemlı ve bırıncıl ayağıdır dıye duşunuyorum.yanı toplumsal desteğin sağlıklı ve tam desteklı olmayacağı her çözum yolu aslında sakattır.

ve son olarak ben akp den hıç ama hıç samımıyet beklemıyorum çunku bu bır oyundur.sadece ılerde kendıne malzeme çıkarsın dıye bakın ben yanaştım sız sabote ettınız dıye hem kendını haklı çıkaracak ve hem de karşı tarafı teror gordurtmek ıçın nher turlu taklayı atacaktır.ve emın olun bu gızlılıkle sabotaj olayların olmayacağını duşunmememk gerzeklıktır.sabote eden tarafta akp olacaktır ama kımse bunu kanıtlamacaktır.pkk nın uzerıne ya da bdp nın uzerıne yıkılacaktır.boylce oyun bıtecektır.gelsın sonra seçımler.!!!

çunku daha roboskıyı konyayı dersımı sılvanı zılanı açığam çıkarmadan ya da en basıtınden ozur dılemeden devletın ve anayasa çalışmaları hızlı ve sakat maddelerde değişikilkler yapılmadan kımse kendını kandırmasınlar....


Dursun Or: Kürt kökenli Türkiye C. vatandaşı olarak; Türkiye yi Türkiye yapan değerlerden biri de şüphesiz Kürt Milleti dir.Bu durumu kanıtsadığımız halde Kürtlerin başlıca hak ve taleplerini karşılamak Bu ülkede yaşayan vicdan sahibi tüm insanlar tarafından olımlu karşılanacağına inanıyorum. Anadillerini lütuf olarak değil en büyük hakları olduğu için verilmedir. Unutmayalımki cumhuriyetin kuruluşunda beri tek bayrağı bölünmez toprak bütünlüğünü şiddettle savunan Kürt kardeşlerimiz sadece ben de varım diye bilmek için mücadele etmektedir.

Bu barış sürecinde inanıyorumki olumlu adımların atılacğını ve bunu da kimsenin sabete etmeyeceğini umud etmekten başka bir beklenti ve temenlimiz yok.
Sizede bu sayfa ve imkan için teşekkür ederim. Saygılarımla


Deniz Sarı: Her şeyden önce kullandığımız sözcükleri ıslah ederek başlayabiliriz barış yolculuğuna. “terör”, “terörist” “teröristbaşı” “bebek katili” vs vs bu yola hizmet etmez. Zehirli ve kindar bir dildir. İlk önce bunu terk etmek durumundayız. Bir de madem görüşmeler başladı, neden hala canhıraş operasyonlar devam ediyor? “seans” kapanmadan ne öldürsek kar mıdır? Lice’de geçen hafta 10 militan değil de 10 asker vurulsaydı iklim yine böyle mi olurdu? Peki o ölenler insan değil midir? Madem müzakereler başladı, operasyonlara ara verilse kıyamet mi kopar? Kürtlerin talepleri en temel insan haklarıdır, anadilde eğitimdir, kendi kendini yönetme hakkıdır. Bunların müzakere edilecek bir tarafı olamaz. Barış gelsin tabi, sömürge ülkem belki bir rahat nefes alır; son model tanklar değil ambulanslar lazım bize; en tecrübeli komutan da istemeyiz, doktordur yolunuz gözlediğimiz; kalekol inşa etmeyin bize, okul yapın onun yerine. O zaman barış geldi diyeceğiz.


Altanse: Merhaba Radikal Gazetesi. Öncelikle böyle bir uygulama ile, toplumun ve okuyucularının düşüncelerini ifade etmesine vesile olduğunuz için teşekkür ederim. Bence şu an ülkemizde toplumun psikolojisini yöneten araçların başında basın geliyor.Bu yüzden bu tarihi süreçte basının rolü çok etkili olacaktır.Basının her zamanki gibi oldukça objektif olması gerektiği gibi, toplumun tüm kesimlerine de hitap etmesi gerekir.Ve en önemlisi de barışın nasıl birşey olduğunu; sadece duygusal değil, bilimsel perspektifinin de olduğunu topluma aktarması gerekir.Bunu yaparken özellikle dünyada yaşanmış benzer süreçlerin nasıl geliştiğini, tarafların nasıl bir tavır sergilediğini gazetede yayınlayabilirsiniz. Ayrıca sürecin olağanüstü gibi bir durum olduğunu belirtmek yerine, çok tabii ve olması gereken birşeymiş gibi değerlendirmelisiniz. Yazarların da soğukkanlı olması,aşırı iyimserliğe kaçacak bir dil kullanmaması gerektiğini düşünüyorum. Teşekkür ederim.

Savaş hiç kimsenin hakkı değil, barış herkesin hakkıdır.

Mehmet Selami Kocabay: Adı belki barıs belkide umut ...
Barıs atrık dıyoruz cunku kımsenın artık daha fazla kan gormek istemıyor .Hükümet insallah samımıdır bu konuda ;ben hukumetin ınanarak çözume yaklaşırsa sorunun bıtecegıne ınanıyorum. artık dıyalog zamanı yeter kan dokulmesın TÜRKİYE gençleri ölmesin . adı belkı barıs belkıde umuttur zaman gosterecek ...


Aydan: Herkesi sev, herkese gülümse, farklılıkları yadırgama çok zor değil birlikte mutlu yaşamak için ne gerekiyorsa yap.

Evinbagog: Saharanin suya hasrereti gibi Tc ve Kürdistanda ysayan halklar barisa hasret,
umarim bu sefer basarilir.
BARIS, BARIS, BARIS, ESITLIK ESITLIK :!!!!