Radikal okurları barış için ses verdi

Radikal okurları barış için ses verdi
Radikal okurları barış için ses verdi
Kürt sorununun çözümüne giden yolda kritik bir dönemden geçiliyor. Bu kritik süreçte Radikal olarak biz de okurlarımıza soruyoruz. Barış için ne yapılmalı? Barış dili nasıl olmalı?

Görüşlerinizi barisdili@radikal.com.tr  adresine gönderin Radikal. Blog ve Radikal.com.tr’de yayınlayalım. Şimdi söz sizde…

Bilal Darak: Umarım bundan sonra ideoloji adına insanlara kıyım yapılmaz.

Necip Deniz: Son derece önemsiyorum. barış için elini taşın altına koyan herkese sonsuz teşekkürler. özellikle Radikale çok çok teşekkürler. o kadar özlemişiz ki barışı sevgiyi merhameti birlikte yaşamayı ve o kadar ihtiyacımız var ki bunu kim tesis ederse yardım ederse Allah ebeden razı olsun. aynı şekilde bu süreci baltalayanları da lanetliyorum. fırsat vermeyelim.

Nurali Savaş: barisi savasla kiyaslamiyacak kadar insanligimizi kaybetmeden bu kritik surecte herkesin cok cok dikkatli olmasi gerektigini belirtmek isterim.o kadar hassas bir durum ki sadece uslubumuza degil mimiklerimize bile dikkat etmeliyiz..malumunuz burasi turkiye!!cokca ornekleri yasadik biliyoruz..bos durmuyacaklar...her iki tarafin kanindan rant elde edenler varlik nedenleri olanlar bos durmuyacaklar.yasam diyenler olum diyenlerin carpik ve cirkin seslerine kulak asmadan cok zit kutuplarda dair olsalar bile yasam ortak paydalarinda kenetlenmeliler.. yasam diyenlerin birbirlerine hitaplarinda elbette kahraman demelerini beklemiyoruz ama gecmiste oldugu gibi keskin,onur kirici uslupta da kesinlikle kacinmalari gerekmektedir!!biz biliyoruz ki baris elbette savasanlar arasinda yapilir...dune kadar dusman olan dune kadar cok agir kelime ve tanimlarla ifade edilen karsilikli konusmalar artik kesinlikla daha bir duyarlilik ve sorumluluk gerektirmektedir!!

sunuda ozelikle belirtmek isterim hic tartismasiz medya toplumlarda en onemli guclerin basinda gelir.hele de bizim gibi okumayan-sorgulamayan-empati kurmayan galyan toplumlarda ise bu tartisilmaz bir gercekliktir!bu vesile ile sayin aydin doganin butun grubuna baris dili kulanalim demesi cok duyarli ve takdir edilecek bir davranistir..toplumumuzun hic bir sey yokken hemen rahatlikla galyana gelebilecek gercekligini dusunursek;medyanin ve kose yazarlarin (cok buyuk bir kismi) son bir kac gundur yapici uslubu cok dogru ve kesinlikle olmasi gereken bir durustur!..bu vesile ile siz degerli radikal yonetiminede cok tesekkur eder ve saygilarimi sunarim..

baris cok uzak degil ama cok riskli bir yol!!!!

Cihan Geçgel: İki tarafta gerçekten barış istiyor ve bunun için gerekenleri yapabilirlerse ortada herhangi bir sorun bulunmadan halledilebilir. Barış dışında diğer tüm yollar çıkmaza sapacaktır ve değişen birşey olmayacaktır.Çözüm gerçekten barış istemek..

Abid Yalçın: Baris Turklerin ve Kurtlerin hatta Turkiyede yasayan herkesin ortak ruyasidir artik. Bu ruya gerceklesirse kimsenin cocuklari olmeyecek. Sirf Bunun icinde olsa anlamli bir Baris tan kacinilamaz. Kacanlar,Karsi cikanlar bilnmeliki Tuccarlardir. Bu isten rant ve para kazananlardir.

Sayin Erdogan Cok komplex bir insan,Benim gordugum kadariyla kendisiyle sorunlari var. Bu isi cozecek ciddiyette bir insan olmadigini dusunuyorum. Yine bir tuccar hesabiyla davraniyor. Son konusmalari bana umut vermedi.

Sidar Kazım Kulu: öncelikle bu surecte duyarlı davranan tum medya mensuplarını sahıplenmek gerekir.bu yaşadıgımız tarıhı bır surectır buna bu duyarlılıkla bakmalıyız artık bu ulkede genclerın cenazesıne kımsenın tahammulu kalmamış durumda ölen asker veya gerılla acının rengi aynıdır herkesın tum kesımlerın ortak akılla hareket etmesı önemlidir umarım bu surec sabote edılmez ve sonuca gıder artık barış kaçınılmazdır 4.yargı paketi surecın can alıcı somut hamlesıdır gayrıhukukı sekılde devam eden tutukluluk hallerı sona ermeli legal sıyasetin önü acılmalıdır hükümetın atacağı en somut ve samımı hamle budur dıye düşünüyorum ve görüşü ne olursa olsun tum duyarlılıgıyla toplumun hukumete ve barış gruplarına destek vermelerı çözumun bır parcası olmaları gerekmekte tabı hukumet bu surecı kesınlıkle uzun bır vadeye yaymamalı enazından somut adımlarla samımıyetını gostermelıdır

İbrahim Çağun: Bir Kürt olarak Anayasal haklarım verildikten sonra; yani bir türkten farkım olmadığı zaman Kürtlük benim için çok önemli olurmu sizce...Dilim yasaklı değil, sözde vatandaş değilim, terörist değilim, kültürel haklarımı kullanıyorum, Kendi valimi kendim seçiyorum,kendi geleceğim kendimi belirliyorum.....yeter artık biz bunu istiyoruz.

Seyit Ahmet Budak: Kürt sorununda gelinen noktada çözüme ihtiyacı olan taraf devlet çözüm isteyen taraf kürt tarafıdır.kürtler avantajlı olduğu bir dönemde masaya oturarak çözüm istediklerini gösterdi ama eğer bu süreçten barış çıkmazsa kürtler bi daha barışı müzakere etmez çünkü devlet kürtlerin şuanki en uç taleplerinin kabul etse dahi kürtler artık ikna olmayacaktır.bu süreç çözüme ve barısa tanınmış son şanstır.

Oktay Bagatır: Aydın Doğan Beyefendi; sahibi bulunduğu yazılı ve görsel kurumları sayesinde gerçekten dördüncü kuvvettir. Barış dilini kullanmasını ricasında bulunması önemli bir katkıdır. Barış sürecini inşa etmek zehiri süzerek su elde etmeye benzer. Tüm zehirli uzuvlara neşter atmanın zamanı geldiği herkesçe kabul edilmektedir. ikinci bir adımı daha atarsa mayınlı yolun temizlenmesinde büyük bir katkı sağlayacaktır. O şu duru. Hürriyet Gazetesinin logosunun altındaki TÜRKİYE TÜRKLERİNDİN yazısı yerine TÜRKİYE TÜM FARKLILIKLARINDIR diye yazarsa herkesin aidiyet tutkusu artacağına inanırım. Gönüllerdeki kırılmalar ciddi bir katkı sunacaktır.

M. Emin Akdağ: Bu ülkede jakoben bir ekip bizi birbirimize düşman etmeye çalıştı ve Türkleri korkunç ırkçılık kalıplarına sokmaya çalıştı ama başarılı olamadılar. Bundan etkilenen kesimin azınlık olduğunu düşünüyorum. Geri kalan Türkler Kürtlerle eşit şartlarda ve aynı vatanda sonsuza kadar barış içinde yaşamak istiyor tıpkı Kürtlerin istediği gibi.Bunu istemeyenler boşuna yırtınmasın bu gerçekleşecek..

Cemal Ersin: 30 yıldır devam eden bu savaş artık sona ermeli, bu kan davası bitmelidir. Taraflar kazandım,kaybettim,ödün verdim anlayışından uzaklaşmalıdır. Zaten bu savaşın kazananı yoktur, hepimiz kaybediyoruz. Tek bir insanın daha bu şiddet ortamında zarar görmemesi için tüm ülke insanları barışa destek vermeliyiz. Sorunların hepsi siyasi zeminde çözülebilir.