Radikal sohbetlerde Türkiye ve muhafazakârlık tartışıldı

Radikal sohbetlerde Türkiye ve muhafazakârlık tartışıldı
Radikal sohbetlerde Türkiye ve muhafazakârlık tartışıldı

KAGİDER Gelişim Merkezi?nde düzenlenen toplantıda Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, İsmet Berkan, Prof. Dr. Fuat Keyman ve KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç (soldan), muhafazakâr eğilimleri konuştu. FOTOĞRAF: UMAY AKTAŞ SALMAN

İSTANBUL - Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) Radikal Gazetesi’nin desteğiyle düzenlediği ‘Radikal Sohbetler’in ikincisinde, ‘Türkiye’de muhafazakârlık’ tartışıldı.  Bilim adamları Türkiye’de her alanda muhafazakârlığın arttığını söyledi.
Moderatörlüğünü Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan’ın yaptığı toplantıya konuşmacı olarak Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman ve Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çarkoğlu katıldı. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülseren Onanç, kadın girişimcilik serüveninde önlerindeki engellerden birinin de muhafazakârlık olduğunu belirterek, kadını toplumdan soyutlayan kavramları anlamak istediklerini söyledi.
İsmet Berkan ise kadınların çalışmasını engelleyen sebeplerin arkasında din değil ahlak kavramının olduğunu vurgulayarak, “Büyük siyasi tartışmaların kökeninde de kadının özgürlük sorununun yattığını görmek zor değil” dedi. 

İzmir ve Diyarbakır örneği
Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile birlikte yaptığı ‘Türkiye’de Dindarlık-Uluslararası Bir Karşılaştırma’ başlıklı raporu üzerinden, Türkiye’deki muhafazakârlığı istatistiklerle değerlendirdi. Çarkoğlu, Türkiye’de muhafazakârlığın arttığını belirterek nedenlerini “Bunda en önemli etkilerden biri 1980’lerdeki cuntanın tavrı. Din generallerin konuştuğu bir konuma geldi. İkinci ve uzun soluklu etken ise köyden kente göçtür. Üçüncü etken piyasa ekonomisine geçilmesiyle ortaya çıkan belirsizlik” diye özetledi.
Prof. Dr. Fuat Keyman ise din temelli muhafazakârlığın yanı sıra etnik, laik ve dışlama temelli muhafazakârlık olduğunu vurguladı:
“Türkiye şeriat değil ama muhafazakâr modernleşmeye gidiyor. Bugün Türkiye’de laik temelli muhafazakârlık da var. Bunun sembolik örneği İzmir. Diyarbakır ise etnik temelli muhafazakârlığın sembolü. Türkiye’de 1923 yılından 2000’e kadarki süre, asimilasyonist politikanın çöktüğü dönem. Buna alternatif politikalar üretilmediğinden toplum ayrışmaya gidiyor.” (Radikal)