@omererbil

Radikal uyarmıştı ama...

Radikal uyarmıştı ama...
Radikal uyarmıştı ama...
Bakırköy 46'dan Ayvansaray, Yedikule yenileme alanlarına, Sultanahmet'ten siluete kadar bir çok konuyu Radikal sayfalarına taşıyıp uyardı. Son operasyonlardaki iddialar bizi haklı çıkardı.
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

Son günlerde Türkiye ’yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarındaki iddialar Radikal’in son birkaç yılda haberleştirdiği konuların aslında ne kadar doğru olduğunu ortaya çıkarıyor. Bir çırpıda sayabileceğimiz haberlerin hemen tamamı yapılan operasyonun ana konuları arasında yer aldı. Hükümetin çevre, şehir kültürünü yok etme, her yeri betonlaştırma çabalarının yanlışlıklarına ve bu hamleleri yaparken yasaların hiçe sayılmasına karşı çıktık. Bugün hükümeti zor durumda bırakan ve yolsuzluk iddiaları ile çalkalanan bakanlıkların başında gelen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hukuk tanımaz ve sonsuz haklara sahip görüntüsü sıkça eleştirdiğimiz konuların başında geliyordu. Bu nedenle eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in Radikal ile ilgili sitemlerine şahit oluyorduk. Operasyonda gözaltına alınan koruma kurulu üyelerinin imar yasası ve 2863 sayılı Koruma Yasası’na aykırı şekilde belediyeler lehine aldığı kararları eleştiren onlarca habere imza attık. Ağaoğlu Bakırköy 46, TOKİ ve Fatih Belediyesi’ndeki rüşvet ve yolsuzluk iddiaları da daha önce haberlerini yaptığımız konulardı. Şimdi gelin Radikal’in dile getirdiği haberleri şöyle bir hatırlayalım… 

Siluete hançer gibi saplanan 16:9 kuleleri

Zeytinburnu’nda yapılan ve İstanbul ’un tarihi siluetine darbe vuran 16:9 isimli kulelerin en başından beri takipçisi olduk. Kulelerin İstanbul’un tarihi yarımadasına darbe vurduğunu dile getirip açılan davaları takip ettik. Oradaki ana mesele haksız bir imar rantı sağlanmasıydı. Ticaret alanı olan ve 1 emsal gösterilen arazi TMSF tarafından satılıp değiştirip yeni sahiplerine geçince tüm imar hakları bir anda değişmiş, emsal 3’e çıkarılmış, yükseklik serbest bırakılmış ve arazi ticaret alanından çıkarılarak konut alanına döndürülmüştü. İBB Meclisi bu değişikliği onaylamış ve ortaya o korkunç manzara çıkmıştı. Radikal tarihi yarımada üzerindeki bu tehdidi dile getirmiş ancak inşaatlar durdurulmamıştı. Açılan davalarda mahkeme önce imar planlarını iptal etti daha sonra ise siluete etki eden katların yıkılmasına karar verdi. 

Bakırköy 46

Bakırköy’de Ali Ağaoğlu’nun yaptığı ‘Bakırköy 46’ projesi için Radikal İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın haksız imar artışında bulunduğunu, yeşil alanın azaltıldığını, 1/5000 ölçekli imar planlarının yasaya aykırı şekilde değiştirildiğini 31 Mart 2013 tarihinde manşetten duyurmuştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu’nun itirazına rağmen emsal artışı yapılmış, 70 metre yükseklik verilmiş, yeşil alan daraltılmıştı. İBB Meclis kararına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ağaoğlu’na 3 kat fazla inşaat yapma hakkı vermişti. Radikal bu haberi yayımladıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan bir açıklama geldi. İBB’nin 10 yıl önce yaptığı planlarda yeşil alan gösterdiği ama henüz parka çevirmediği arazi için bakanlık özetle “Yeşil alan yapmadılar biz de konuta çevirdik” diyordu.

Yenileme alanları

Sulukule, Ayvansaray, Fener Balat, Tarlabaşı yenileme alanları ile ilgili Radikal olarak birçok haber yaptık. Yenileme alanlarındaki yapılaşmaların takipçisi olduk, yapılanlarla şehircilik kültürüne, mülk sahiplerinin hakkılarına tecavüz edildiğine ve burada yaşananların İstanbul’un tarihine etkilerine parmak. Buralarda verilen imar haklarının haksız rekabet oluşturduğu, müteahhitlere rant sağlandığını ifade etmiş hatta bu nedenle muhabirlerimiz tehdit edilip tartaklanmıştı. Sayısız haberlerle buradaki rant paylaşımının haksızlıklarına değinmiş, hakkı yenenlerin sesi olmuştuk. 

Tarihi tütün deposu

Beşiktaş ’ta Başbakanlık ofisinin yanındaki eski tütün deposunun tarihi eser statüsünden çıkarılarak yıkılmasını ve yerine Shangri-La Otel’in yapılmasını da Radikal 25 Kasım 2011 tarihinde ‘Sarayı çatlattılar’ başlığı ile haberleştirdi. Tescilli yapının dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın el yazısı ile “Boğazda silueti olumsuz etkileyen ve Dolmabahçe’den daha yüksek bina olmasın” notuna ve itirazına rağmen yıkıldığını ve inşaatın hızla siluete etki eder şekilde yükseldiğini, inşaat sırasında oluşan sarsıntıdan Dolmabahçe Sarayı’nın duvarlarında çatlaklar oluştuğunu duyurmuştuk. Bu inşaata nasıl göz yumulduğu ise hâlâ bir muammadır. 

Yedikule bostanları

Tarihi yarımada içinde birçok tescilli yapının, koruma kurulu ve Fatih Belediyesi işbirliği ile yok edildiğini, sit alanlarında imar planlarına aykırı olarak işlem yapıldığını, tahta perdelerle örtülüp kaçak yapılaşmaya belediyenin göz yumduğunu çok defa haberlerimizde dile getirdik. Hatta müze yapmak üzere Kültür Bakanlığı’ndan 49 yıllığına kiralanan Sultanahmet’teki araziye kaçak olarak kebapçı açıldığını da yine Radikal ortaya çıkarmış, haberden kısa bir süre sonra kaçak bina yıkılmıştı.
Fatih Belediyesi tarafından Yedikule’deki tarihi bostanların da nasıl yok edildiğini dile getirmiştik. 20 Ağustos 2013 tarihinde manşetten duyurduğumuz haberde Fatih Belediyesi’nin tıpkı Ayvansaray’da olduğu gibi 3 ayrı proje yaparak nasıl hukuk tanımaz olduğunu gözler önüne sermiştik. Operasyonda gözaltına alınanlar arasında yer alan koruma kurulu üyeleri belediyenin tarihi alanlardaki bu müdahalelerine 2863 sayılı yasaya rağmen göz yummuştu.

Öğrenci yurdu

Radikal 22 Ocak 2013 tarihinde ‘arkeoloji müteahhide emanet’ başlığı ile duyurduğu haberde, gözaltına alınan koruma kurulu üyelerinin aldığı kararı eleştirmişti. Kararda kurul tarihi surların dibinde yapılan hafriyat için “2863 sayılı yasa kapsamında bir kültür varlığı çıkar ise müzeye haber verilecek” demişti. Oysa tarihi yarımada da yapılacak her hafriyatın müze denetiminde olacağına dair hem UNESCO hem de Koruma Yüksek Kurulu kararları vardı. Fatih Belediyesi tarafından inşaatı yapılan yurdun daha sonra TURGEV’e devredildiği ileri sürüldü. Savcılıkça araştırılması istenen konulardan biri de bu devir işlemi olduğu iddia ediliyor.
Radikal’in imar ve çevre konusundaki duyarlılığının bugün yolsuzluk soruşturmasındaki iddialara bakıldığında ne kadar da haklı oldu ortaya çıkıyor. Radikal’in hassasiyeti devam edecek.