Radikal'e ilan baskısı

Ekonomik baskı
Radikal'in yazarlarından Perihan Mağden, üç askerle 33 tutuklunun öldüğü 'Hayata Dönüş Operasyonu'nu ve buna rağmen ölüm oruçlarının
sürmesini eleştirince Adalet Bakanı Türk'ün tepkisini çekti. Ancak Türk yargıya gitmek yerine, gazeteye ekonomik baskı yolunu tercih etti.
Bakan sıfatıyla
Kişisel başvuruların ele alındığı Basın İlan Kurumu'na, bakanlığın antetini taşıyan dilekçeyle ve bakan sıfatıyla başvuran Türk, eleştirileri 'hakaret' olarak değerlendirerek, 'Radikal'in iki aylık ilan
gelirlerinin kesilmesini' talep etti.

İSTANBUL - Üçü asker 30'u tutuklu toplam 32 kişinin hayatına mal olan 'Hayata Dönüş Operasyonu'na rağmen ölüm orucu eylemini sona erdiremeyen Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, tehditlerini bu kez basına yöneltti. Yazarımız Perihan Mağden'in 15 Nisan 2001 tarihli 'Yine ölüm. Yine ölüm yazısı' başlıklı makalesinde kendisine hakaret edildiğini öne süren Türk, Basın İlan Kurumu'na başvurarak Radikal gazetesinin
ilanlarının kesilmesini talep etti.
Daha önce Türk, ölüm orucuyla ilgili haberleri 'örgütlere yardım etmek' olarak değerlendirmiş, Radikal'in hastanelerdeki eylemcilere verilmesi yasaklanmıştı.
Dilekçeyle başvurdu
Basın İlan Kurumu'na bir dilekçeyle başvuruda bulunan Türk, Mağden'i kendisine 'neşren hakarette' bulunmakla suçladı. Dilekçesinde "Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 sayılı Genel Kurul Kararının 1. maddesinin (ı) bendine aykırı davranıldığı kanaatine" varıldığını belirten Türk,
'gereğinin yapılması' diyerek Radikal'in resmi ilanlarının kesilmesini istedi.
Basın İlan Kurumu'nun savunma isteğini yanıtlayan Radikal Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Hasan Çakkalkurtun vekili avukat Şehnaz Yüzer ve avukat Yücel Döşemeci, PerihanMağden'in köşesinde yayımlanan yazının hakaret amaçlı olmadığını söyledi.
Bakan Türk'ün başvurusunda hata bulunduğu ve bu nedenle reddedilmesi gerektiğine dikkat çeken Döşemeci ve Yüzer'in savunma dilekçesinde, "TMY'nin 16. maddesinin değiştirilmesini beklemeden tecrit uygulamasını ortadan kaldıracak bir formül geliştirmediği somut bir gerçek olduğu halde, her türlü demokratik geleneğin dışına çıkarak, Adalet Bakanı imzası ile bir gazetenin reklam gelirlerini ortadan kaldıracak yaptırımlar peşinde koşması ülkemiz demokrasisi açısından da son derece talihsiz bir olaydır" denildi.
Savunma dilekçesinin sonuç bölümünde ise şöyle denildi:
"Radikal gazetesi, sadece ceza ve tutukevlerinde gerçekleşen ölümler değil, yaşamın neresinde olursa olsun, ne zaman olursa olsun, zamansız ve haksız tüm ölümlere karşı, ölümlerin sebeplerine karşı savaş vermeyi kendi varoluş sorunu
olarak görmektedir. İnsan yaşamına karşı duyarlılığını yitiren kişi, hangi mevkii hangi makamı işgal ediyor olursa olsun, Radikal gazetesi bunu haber yapacaktır.
Bu husus sayın bakan tarafından da bilindiğinden, haksız eylemleri ortadan kaldırmak yerine, bir gazetenin yaşam damarı olan reklam gelirlerine yönelik şikâyette bulunmuşlardır. Şikâyetin reddine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz."
Hakaret değil eleştiri
Radikal gazetesinin F tipi cezaevlerine girmesini yasaklayan Adalet Bakanı Türk'ün uygulamaları Perihan Mağden'in 15 Nisan tarihli 'Yine ölüm. Yine ölüm yazısı' başlıklı yazısında eleştirilmişti. Bakan Türk'ün şikâyetçi olduğu yazıda, yaşam hakkına sahip çıkılmış, ölümlerin engellenmesi için tecrit uygulamasının kaldırılmasını istemişti.
Mağden, Türk'ün "Cezaevleri ile ilgili yapılacak değişiklikleri Devlet Bakanı Faruk Bal ile İçişleri Bakanı Sadettin Tantan engelliyor" şeklindeki açıklamalarına karşı da, "Cezaevlerindeki düzenlemeler ne zamandan beri Adalet Bakanlığı'nın yetki alanı dışındadır?" diye sormuştu.